Jump to content
Forumu Destekleyenlere Katılın ×
Paticik Forumları
2000 lerden beri faal olan, çok şukela bir paylaşım platformuyuz. Hoşgeldiniz.

Hogwarts Legacy


Öne çıkan mesajlar

Mesaj tarihi:

i-wont-use-the-unforgivable-curses-peopl

yani birisini patlayan varile dönüştürüp arkadaşının üstünde patlatmak normal ama power word kill anormal, ben biraz o unforgivable kısmını abes buldum lol. eziyetsiz öldürelim madem öldürüyoruz. kimse bu kategorileri yapan kişi, aynaya gelsin konuşalım.

  • Haha 1
Mesaj tarihi:

Oyunu yaz başında %100 achievement ve %100 harita completion ile PS'te bitirdim (unforgivable büyüleri özel arenası dışında kullanmadım, hatta bi şekilde AVAĞĞĞREAGADAVARAAA başta öğrenemedim sonra gidip adama öğret onu da dedim).

Her şeyiyle olmuş bence bu oyun. HP evrenine özel ilgisi olmayanlar için 7.5, özellikle ilgisi olanlar için 8.5 veririm ben.

Oyun tam anlamıyla HP evreninden beklenilen her şeyi, ama her şeyi (Quidrich hariç, malum onu ayrı oyun olarak satmaya kalktılar dsfs) veriyor. Hogwarts'la tanışma ve büyülü dünyasıyla ilk defa tanışma deneyimi, sürekli yeni şeyler öğrenilen dersli falan öğretim yılı, her biri ayrı karakter olan öğretmenler, ara ara arkadaşlık vurgusu, HP filmlerini aratmayan güzel bağlanmış bir ana konu, her filmde lore'a yeni katılan bir yeni büyük bir parça gibi yeni bi parça, sayısız farklı puzzle, büyülü yaratık kovalamaca, Hogwarts kalesini keşfetme, güzel hikayeli yan karakterler, çocuksu kalmış saflık görülen iyilik güdüsü falan. HP filmlerine %100 oturan bir oyun yapmışlar.

Ayrıca arada serpiştirilmiş çok farklı yan görevler (puzzle room, dükkandaki saykodelik korku quest,, artifact questleri vb.) ve challengelar (süpürge yarışı challenge'ında az küfretmedim gerçi) oyuna çok güzel renk katmış. 

Oyunla ilgili üç eleştirim var:

  • Oyundaki diyaloglar iş olsun diye yazılmış gibi, ne cevap verirseniz verin oyunda hiçbir şeyi değiştirmiyor, sadece tepki değişiyor. Oyunda hikayeye etki eden sanırım sadece bir diyalog varmış sonlara doğru. Geri kalanlarda içinden geldiğini seçiyosun, anca rp oluyor, aşırı lineer o bakımdan. Bu karakter tekdüzeliği işte yukarıda denen curseleri atınca da karakter tepkilerine de yansıyor.
  • Savaşlar dengesiz, ya da bana öyle geldi. Bazıları çok kolayken bazıları çok zor. Mesela oyunun başlarındaki duel club savaşları bence en zor savaşlardan, pek çok boss fight'tan daha zorlayıcıydı (ben de zorluk seviyesi yüksek bitirdim, ama başlarda eyvah hep böyle gidecekse bana göre değil deyip cayacaktım neredeyse, ama sonrasında pek çok boss fight ve unique yaratık savaşı çok daha rahat geçti). Yine mesela bi yan görevde kazıklayan random cadı ile dövüş bazı ana villain dövüşlerinden daha fazla zorladı. Öte yandan işte çok spoiler vermeden farklı boyutta dövüştüğün savaşlar aşırı kolay geçti, öyle ki ulti kullanmadan kazanma falan gibi kendime ekstra challengelar falan uydurdum.
  • Oyun bi tık fazla uzun olduğu için hele savaşlar da bir noktadan sonra tekdüzeye bağlıyor.

Genel olarak on numara oyun olmuş ama, bayağı sevdim ben.

  • Tesekkurler 1
  • 6 ay sonra ...
Mesaj tarihi:

bir gaz başladım ama sonlara yaklaştıkça baydı, yan görevleri yapa yapa zaten aşırı güçlü oldum. her boku açim kafası sonucu aşırı güçlenilmesi ve ona göre scale olmayan düşmanlar baydı, böcek kesiyorum sanki.

asıl yapmaları gereken oyun genç tom riddle (voldemort) olarak hogwarts'da oynamamız, o oyunun sonunda da harry'nin hikaye bağlayıp önce snape sonra dumbledore sonra yine snape olarak devam edecek bir oyun olmalı. boşlukları yazarlar doldursun işte. 1-2 ay kapanın bir odaya ne varsa için tüketin bir senaryo çıkartın bilader.

Mesaj tarihi:

Ben hikaye olarak ilk oyunu gayet tutmuştum, HP evrenine dair (ayrı oyun olarak çıkardıkları Quiddrich hariç ki kayda değer bir eksiklik değil bence) her şeyi eklemişlerdi ve hepsini dozu ve atmosferi doğru tutturarak vermişlerdi. Yüzeysellikle eleştirilen kısımlar (keskin good/bad ayrımı, arkadaşlığın gücü klişesi falan) zaten HP evreninde de aynı seviyede işleniyor film ve kitaplarda da. Lineerlik eleştirilse de yapısı zaten öyleydi oyunun. İki eleştirim oyunun savaş mekaniğine göre fazla uzun olmasından kaynaklı bir süre sonra savaşların fazla tekdüzeleşmesi (ki bu kaçınılmaz zaten) ve combat zorluklarının dengesiz ayarlanması (mesela yüksek zorluk seviyelerinde oyun başlarındaki öğrenciler arası wizard duel serisinin son savaşları oyun final boss'undan daha zor, ya da işte spoiler vermeyeyim de dükkan satıcısı bossu ana bosslardan daha güçlü falandı). Bunlar kabul edilebilir eksiklikler. Genel itibariyle dört dörtlüktü bence HP seven için. HP'ye nötr kişiler için de efsane olmaz ama iyi oyun denebilecek oyundu (bahsettiğim sığlıklar onlara daha çok batabilir).

  • Like 1
Mesaj tarihi:

Aynı fikirde değilim ya. HP kitaplarını çok geç okudum ben de, önyargılıydım. Ama okudukça üç şey çok dikkatimi çekti:

1- Kadın bildiğin yazarken kendi de evrim geçirmiş, ilk kitapta zaten kendi de daha acemi, yaşça da küçük kitleye hitap ettiğinden dolayı mükemmel uyum olmuş. Yıllar geçtikçe kadın da olgunlaşmış, yazıları çok daha iyi, o arada kitlesi de büyüdükçe beraber birbirlerini çok güzel yakalamışlar.

2- Olay örgüsü müthiş sarmal. Yani 7 kitap (muhtemelen sonradan öyle kurgulandı) üst üste hikayeleri koyunca öyle bir kurgulanmış ki son kitap bitince puzzle'ın eksik parçası lap diye yerine oturmuş oluyor, ilk kitaplarda "bu nereden çıktı" denen random olaylar, karakterler, eşyalar son kitapla birlikte hepsi aslında nasıl bütünün birer parçası ortaya çıkıyor.

3- Yaşayan dünyayı çok güzel vermiş Rowling. Yani HP ve arkadaşları sümüklü bebeler olarak dev bir dünyanın çok küçük ve aslında tüm kehanete şuna buna rağmen önemsiz birer parçaları. Arka planda onlardan bağımsız olarak dönen büyük çarklar, bambaşka karakterler ve onların derinlikleri, yaptıkları, savaşları ve bücürlerin cahilce oradan oraya savrulurken kendi bilgisiz gözlerinden bunu keşfetmeleri çok güzel. Dünya bu karakterlerin çevresinde şekillenmiyor yani, onlardan bağımsız hareket ediyor.

Bunların üçünü böyle harmanlamak ya çok büyük şans ya da yetenek işi. O bakımdan saygı duydum kadının yazarlığına.

  • Like 1
Mesaj tarihi:

evet üçüncü kitapta fln harry nin 10 yaşında muhteşem komutan olmaması çok doğru karar. son kitapta bile kendisi sadece piyondu. o yönden güzel kurgulanmış.

yine de şimdi çıksa bu kafayla ilk kez izlesem o kadar etkisi olmazdı. 89 lu birisi olarak onlar 7 yaşındayken ben de 7 yaşındaydım. her filmde tam onların yaşındaydım. o dönemde dibimiz düşüyordu. oyönden hatırası ve nostaljisi güzel hissettiriyor hala.

Mesaj tarihi: (düzenlendi)

Şimdi tabii etkilenmezsin, zaten bu yaşta hedef kitle biz değiliz. 35 40 yaşındaki adamlar içini yazılmadı ki kitaplar.

İlk kitaplarda kadın da amatör, ama hedef kitle de küçük. O yaşlarda hedef kitleydin zaten. Amatörlüğü dezavantaj değil tam tersine basitlik sayesinde avantaj oluyor. Son kitaplardaki karanlık havanın, ağır atmosferin, çatır çatır ölümlerin, hayatından endişe eden kaçak ergenken bir hedefe kilitlenme ve o arada da birbirine sırt çevirme duygusunun, hatta filmlerden kesilmiş pek çok olayın (Ginny'e nasıl kıymışlar üzülüyor insan), Hogwarts'ta kalanların direnişinin falan hikayesi bayağı ilk kitaplardan bambaşka bir atmosfer, iki kitabın yazarlık yeteneği arasında da dağlar uçurumlar var. Nitekim hedef kitle yaşı da aynı şekilde büyüyor, artık ergenler gençler oluyor. Kadın da kendini çok geliştiriyor, yoksa son kitaplarda batırırdı zaten. Bir de ilk kitaplarda random çıkan Chamber of Secrets'ın ya da Cloak of Invisiblity'nin tutup da aslında ana hikayedeki yeri ve nasıl yapıtaşı olduğunu görünce o click sesi geliyor her şey oturdu diye.

Spoiler

Serinin sonunda bile HP mutluluğa erişemiyor tam. Geldiği noktada esas kızı loser kankaya kaptırdı, düz polis rolüne yakın bir meslek sahibi oldu ama bir anlamı yok onun çünkü dünyayı bekleyen büyük bir tehlike kalmadı, sağda solda magic missile atan ayyaşların peşinden koşacak, ustalaştığı büyü orta seviye, sevdiği ne kadar insan varsa hepsi öldü, çoğunun ölümüne şahit oldu, üvey ailesiyle barışamadı, proje çocuğu gibi chosen one gibi başlayan hikayesi dümdüz bir adam olarak bitiyor. "Onlar ermiş muradına" yok yani. Bu bile çok güçlü bir farklılık.

 

Rewendor tarafından düzenlendi
Mesaj tarihi: (düzenlendi)
Rewendor, 22.04.2026 14:19 tarihinde dedi ki:

Aynı fikirde değilim ya. HP kitaplarını çok geç okudum ben de, önyargılıydım. Ama okudukça üç şey çok dikkatimi çekti:

1- Kadın bildiğin yazarken kendi de evrim geçirmiş, ilk kitapta zaten kendi de daha acemi, yaşça da küçük kitleye hitap ettiğinden dolayı mükemmel uyum olmuş. Yıllar geçtikçe kadın da olgunlaşmış, yazıları çok daha iyi, o arada kitlesi de büyüdükçe beraber birbirlerini çok güzel yakalamışlar.

2- Olay örgüsü müthiş sarmal. Yani 7 kitap (muhtemelen sonradan öyle kurgulandı) üst üste hikayeleri koyunca öyle bir kurgulanmış ki son kitap bitince puzzle'ın eksik parçası lap diye yerine oturmuş oluyor, ilk kitaplarda "bu nereden çıktı" denen random olaylar, karakterler, eşyalar son kitapla birlikte hepsi aslında nasıl bütünün birer parçası ortaya çıkıyor.

3- Yaşayan dünyayı çok güzel vermiş Rowling. Yani HP ve arkadaşları sümüklü bebeler olarak dev bir dünyanın çok küçük ve aslında tüm kehanete şuna buna rağmen önemsiz birer parçaları. Arka planda onlardan bağımsız olarak dönen büyük çarklar, bambaşka karakterler ve onların derinlikleri, yaptıkları, savaşları ve bücürlerin cahilce oradan oraya savrulurken kendi bilgisiz gözlerinden bunu keşfetmeleri çok güzel. Dünya bu karakterlerin çevresinde şekillenmiyor yani, onlardan bağımsız hareket ediyor.

Bunların üçünü böyle harmanlamak ya çok büyük şans ya da yetenek işi. O bakımdan saygı duydum kadının yazarlığına.

Evrim geçirme yorumuna katılıyorum. Basit bir çocuk kitabı olarak başlayıp 4 ve ardından 5 ile bambaşka bir atmosfere bürünmesi çok iyi. Ha sonuçta gene teenage hikayesi mi evet öyle ama kendi kulvarında çok iyi bir şekilde hikaye gelişti ve bitti. Özellikle son kitapta protagonist dahil herkesin planda bir foot soldierdan başka bir şey olmadığına getirilmesini çok beğenmiştim.

kitap 7 spoiler

Spoiler

Harry'nin anıları izlerken Snape'in, Dumbledore'a lan sen bunca yıl çocuğu doğru zamanda ölsün diye mi korudun demesi, Dumbledore'un bu güne kadar onca insanın öldüğünü görmedin mi diye cevap vermesi çok iyiydi, amatör bir yazardan beklenmeyecek biri doruk anı bence seri için.

 

µh tarafından düzenlendi
Mesaj tarihi:

valla lotr ertesi işte izlemiştim, harry potter hiç sarmamıştı hiçbir açıdan ne hikaye olsun ne setting ne de karakterler. daha pre-teen bir yaşta olsam daha cezbedici olabilirdi belki ama beni pek sarmayan sanırım o 19.yy children literature’e biraz oryentalist gibi bakıldığını hissetmemdi. Hani böyle jules verne veya dickens zamanına gitmeye çalışıyor ama biraz yüzeysel bunu yaparken, tam o kalıba girmekten de kaçınıyor gibi.

hani tarifi zor ama böyle 80’ler aksiyonu havasını yapmaya çalışıyoruz derken bir yandan 2020’ler focus grup elinden çıkmış gibi olan filmler var, biraz onun gibi. Çünkü ben hala çocuk veya gençlik filmleri izleyip eğlenebiliyorum kendilerini özürsüzce salıp türün tropelarına sıkı sıkıya sarıldıkları sürece. Ama öyleymiş gibi davranan ‘poser’ yapımlar hemen bayıyor.

neyse harry potter eleştirmek değildi maksadım çünkü oyunu henüz bitirmesem de çok beğendim, hatta bence filmlerden daha başarılı setting’deki masalsılığı sunmak konusunda. Kendi karakterimi ve arkadaşlarıyla kurduğu ilişkileri de harry üçlüsünden daha çok tuttum. İkinci oyun gelirse de bu sefer merakla bekleyeceğim yeni diziyi hiç merak etmediğim halde.

Mesaj tarihi:

Sadece tek filmine gittim sinemada onda da arkadaşlar zorla soktuydu, bu ne lan çocuk filmi deyip gıcık olmuştum boşa para verdik diye daha da işim olmadı. Sam'in dediği gibi bize göre değil pek bence de, Epic verdi oyununu ama onu da yüklemedim bile.

Mesaj tarihi: (düzenlendi)
Rewendor, 22.04.2026 14:46 tarihinde dedi ki:

Şimdi tabii etkilenmezsin, zaten bu yaşta hedef kitle biz değiliz. 35 40 yaşındaki adamlar içini yazılmadı ki kitaplar.

İlk kitaplarda kadın da amatör, ama hedef kitle de küçük. O yaşlarda hedef kitleydin zaten. Amatörlüğü dezavantaj değil tam tersine basitlik sayesinde avantaj oluyor. Son kitaplardaki karanlık havanın, ağır atmosferin, çatır çatır ölümlerin, hayatından endişe eden kaçak ergenken bir hedefe kilitlenme ve o arada da birbirine sırt çevirme duygusunun, hatta filmlerden kesilmiş pek çok olayın (Ginny'e nasıl kıymışlar üzülüyor insan), Hogwarts'ta kalanların direnişinin falan hikayesi bayağı ilk kitaplardan bambaşka bir atmosfer, iki kitabın yazarlık yeteneği arasında da dağlar uçurumlar var. Nitekim hedef kitle yaşı da aynı şekilde büyüyor, artık ergenler gençler oluyor. Kadın da kendini çok geliştiriyor, yoksa son kitaplarda batırırdı zaten. Bir de ilk kitaplarda random çıkan Chamber of Secrets'ın ya da Cloak of Invisiblity'nin tutup da aslında ana hikayedeki yeri ve nasıl yapıtaşı olduğunu görünce o click sesi geliyor her şey oturdu diye.

  İçeriği gizle

Serinin sonunda bile HP mutluluğa erişemiyor tam. Geldiği noktada esas kızı loser kankaya kaptırdı, düz polis rolüne yakın bir meslek sahibi oldu ama bir anlamı yok onun çünkü dünyayı bekleyen büyük bir tehlike kalmadı, sağda solda magic missile atan ayyaşların peşinden koşacak, ustalaştığı büyü orta seviye, sevdiği ne kadar insan varsa hepsi öldü, çoğunun ölümüne şahit oldu, üvey ailesiyle barışamadı, proje çocuğu gibi chosen one gibi başlayan hikayesi dümdüz bir adam olarak bitiyor. "Onlar ermiş muradına" yok yani. Bu bile çok güçlü bir farklılık.

 

yok abi, cok dandik.

direk dingiliz classisismi ve hayata yaklasimi o yazdiklarin, tolkiende filanda var ama bu kadar kotu diil

 

class rage in getirdigi bir escapism var, sosyal mobilite dusuk ingilterede ole bir murrican ruyasi yok. irgat dogarsan irgat oluyorsun genellikle. 

 

surrey filan hani o class rage in peak ettigi yer, petunia ve vernon tipik orta sinif dingiliz. bos beles yasayip gidiyorlar. sirf buyuculuk vs diil. 

harry bole o bracket a hitap ediyor, american ruyasi olsa harry nasil finance bro olup startup kurdu veya nasil ponzi scheme kurdu vs tarzinda gidicek hikaye. 

Isekai tier escapism (asagilamiyorum, bende benzer hikaye yaziyorumda wish fulfilment diil deconstruction)

"ulan bole alternatif bir gerceklik olsada orada ben soylu olsam, unlu olsam, guclu olsam" 

alt orta siniflara bu kadar etki etmesinin sebebi o hikayenin. 

ana kotu karakter bile o kafada yazilmis, revansist ama. 

 

r7dx7512idqy.jpg

 

ana setting boarding school elitler icin, gene cast sistemi var ama tam third way labor, muggle bile olsan yetenekli isen girebiliyorsun ama cogunlukla hereditery hersey

zengin old money aristokrasi yesil, siyah syltherin vs, bu aileler zamaninda tum parayi ve topragi hoardlamis

ekonomik aktivite yok, sanayi yok

en buyuk is veren "buyu bakanligi"  (rowlingin peti burjuva hayal dunyasi), SSK li kadrolu is, karakterlerin alayi buyu bakanliginda calisiyor

vergi? yok, bu degirmenin suyu nereden donuyor, ekonomik aktivite nasil yuruyor belli diil

merkezi hukuemt yok ama merkez bankasi var, parayida bu basiyor. bilin bakalim banka kimlerin?

0x0.jpg?format=jpg&crop=2076,1829,x0,y83

 

hani sonu zaten ole bitebilirdi ancak. bakanlik disinda is veren yok dunyada, hayri pitircik ya bakanlikta polis olcakti (ACAB), yada muggle dunyasinda issiz kalicakti ortaokul terk. 

 

bu arada bunlarin tamami dingilterede 3-4k kisi filan, hani benim ofisimde o kadar insan calisiyor.  ole cok limitli cerezlik dunya, bole ciddi bir worldbuilding vs yok



 

 

Laurelin tarafından düzenlendi
Mesaj tarihi:

LoTR ile tabii ki kıyaslanabilecek bir seri değil HP. Hem hedef kitleleri, hem yazım amaçları, hem her ikisi de fantastik edebiyat üst sınıfında olsa da türleri, hem de edebi kaliteleri arasında dağlar kadar fark var. Zaten ikisini kıyaslamadım, uçurum var aralarında.

Öte yandan kendi hedef kitlesi ve türüne göre HP serisi gayet başarılı ve müthiş bir seri. 

Laurelin, 22.04.2026 17:20 tarihinde dedi ki:

yok abi, cok dandik.

direk dingiliz classisismi ve hayata yaklasimi o yazdiklarin, tolkiende filanda var ama bu kadar kotu diil

 

class rage in getirdigi bir escapism var, sosyal mobilite dusuk ingilterede ole bir murrican ruyasi yok. irgat dogarsan irgat oluyorsun genellikle. 

 

surrey filan hani o class rage in peak ettigi yer, petunia ve vernon tipik orta sinif dingiliz. bos beles yasayip gidiyorlar. sirf buyuculuk vs diil. 

harry bole o bracket a hitap ediyor, american ruyasi olsa harry nasil finance bro olup startup kurdu veya nasil ponzi scheme kurdu vs tarzinda gidicek hikaye. 

Isekai tier escapism (asagilamiyorum, bende benzer hikaye yaziyorumda wish fulfilment diil deconstruction)

"ulan bole alternatif bir gerceklik olsada orada ben soylu olsam, unlu olsam, guclu olsam" 

alt orta siniflara bu kadar etki etmesinin sebebi o hikayenin. 

ana kotu karakter bile o kafada yazilmis, revansist ama. 

 

r7dx7512idqy.jpg

 

ana setting boarding school elitler icin, gene cast sistemi var ama tam third way labor, muggle bile olsan yetenekli isen girebiliyorsun ama cogunlukla hereditery hersey

zengin old money aristokrasi yesil, siyah syltherin vs, bu aileler zamaninda tum parayi ve topragi hoardlamis

ekonomik aktivite yok, sanayi yok

en buyuk is veren "buyu bakanligi"  (rowlingin peti burjuva hayal dunyasi), SSK li kadrolu is, karakterlerin alayi buyu bakanliginda calisiyor

vergi? yok, bu degirmenin suyu nereden donuyor, ekonomik aktivite nasil yuruyor belli diil

merkezi hukuemt yok ama merkez bankasi var, parayida bu basiyor. bilin bakalim banka kimlerin?

0x0.jpg?format=jpg&crop=2076,1829,x0,y83

 

hani sonu zaten ole bitebilirdi ancak. bakanlik disinda is veren yok dunyada, hayri pitircik ya bakanlikta polis olcakti (ACAB), yada muggle dunyasinda issiz kalicakti ortaokul terk. 

 

bu arada bunlarin tamami dingilterede 3-4k kisi filan, hani benim ofisimde o kadar insan calisiyor.  ole cok limitli cerezlik dunya, bole ciddi bir worldbuilding vs yok



 

 

Burada agree to disagree diyelim, yorumunu anlamakla beraber kesinlikle katılmıyorum. Yani işin elitist tabaka ve boarding school göndermesi analizleri tabii ki doğru, ama zaten bulunduğu kültürün hayalini idealize etmesi gayet normal bir durum bana göre. Kaldı ki boarding schoolda aileden ayrı ayakları üzerinde durup kendi gerçek arkadaş kitlesini oluşturmak global bir fantezi. Harry için çok farklı sonlar yazılabilirdi. Hogwarts'ın Dumbledore'dan sonraki en iyi müdürü oldu denebilirdi, efsanevi bir kara büyü avcısı oldu denebilirdi, Dumbledore veya pek çok farklı karaktere yazılan efsanevi hikaye ona da yazılabilirdi, onun yerine düz memur oldu adam. Tüm o macerasından ve seçilmişliğinden geriye düz adamlık kaldı sadece. 

Worldbuilding yok kısmına hiç katılmıyorum. Filmlere yansıması az (çünkü çok fazla yan hikayeyi ve arka plan olayını atlamışlar, hatta pek çok karakteri dahi hiç dahil etmemişler) ama kitaplarda ben bayağı sağlam bir worldbuilding görüyorum. Harry bir hikayeyi başlatmıyor, Doğumundan onyıllar önce başlamış, ondan onyıllar önce uğrunda savaşılıp ölünmüş bir hikayede sadece sonradan girmiş bir figüran, olayları çözmeye çalışıyor, ve hatta sonunda hikayeyi teknik olarak o bitirmiş olsa da bu zaferin esas paydaşları yine yan karakterler. 

Şahsen edebiyat mezunu olmasam da yazımla ilgiliyim (pek çok kurs, atölye, yarışmaya katıldım, özellikle fantastik yazımda ödüllerim de var, bu konuda çeşitli kitaplar da okurum) Pek çok yazarın en büyük eksikliği benim gördüğüm ana karakterlerine saplantılı kalmaları. Tüm hikayeleri ve hatta timeline'ları ana karakterlerine kökten bağlı. Ana karakter adım atmadıkça dünya ilerlemiyor, o bir karar almadıkça olaylar gelişmiyor. Oysa burada Harry'den bağımsız, ondan çok önce başlamış ve o ne yaparsa yapsın hatta hiçbir şey yapmasa dahi ilerleyen bir dünya var hissi müthiş yazılmış, bu konuda gördüğüm en başarılı kitaplardan biri (ki mesela lafı geçti diye diyorum, LotR HP'nin genel olarak worldbuildingde her türlü fersah fersah ötesinde olmasına rağmen onda dahi olay ilerleyişlerinin hep ana karakterlere bağlandığını, onlar durdukça dünyanın da durduğunu görürsünüz).

Ha, 30-40 yaşında okunacak kitap mı, ancak genel kültür ve işte bu tarz çıkarımlar deneyimlemek için okunur. Ama küçük yaşta adım adım okuyan çocuklar aşırı şanslı.

Mesaj tarihi:

Gameplay ve freeroam en iyi seviyede değildi ama gerisi gayet başarılıydı. Grafikler iyi, okul ve köyler çok güzel yapılmış, mimari, kıyafetler, müzik, ambiyans leziz. Herhangi bir yerde durup etrafı incelersen ne kadar emek verildiğini anlayabiliyorsun.

- Oyunu bitirdikten sonra ve silmeden önce son kez karakterimin house una gittim, Ravenclaw ın yatakhanesi bir kule ve tepesinde de bir küçük bahçe var, orada güneşin doğuşunu izleyip oyuna veda ederken bir anda yanıma Rowena Ravenclaw ın hayaleti geldi, meğer oda sabah gün doğumunu izlemeye geliyormuş. Yan yana sessizce izledikten sonra o kuleye döndü bende oyundan çıktım.  

  • Like 1
Mesaj tarihi:
Rewendor, 22.04.2026 21:37 tarihinde dedi ki:

LoTR ile tabii ki kıyaslanabilecek bir seri değil HP. Hem hedef kitleleri, hem yazım amaçları, hem her ikisi de fantastik edebiyat üst sınıfında olsa da türleri, hem de edebi kaliteleri arasında dağlar kadar fark var. Zaten ikisini kıyaslamadım, uçurum var aralarında.

Öte yandan kendi hedef kitlesi ve türüne göre HP serisi gayet başarılı ve müthiş bir seri. 

Burada agree to disagree diyelim, yorumunu anlamakla beraber kesinlikle katılmıyorum. Yani işin elitist tabaka ve boarding school göndermesi analizleri tabii ki doğru, ama zaten bulunduğu kültürün hayalini idealize etmesi gayet normal bir durum bana göre. Kaldı ki boarding schoolda aileden ayrı ayakları üzerinde durup kendi gerçek arkadaş kitlesini oluşturmak global bir fantezi. Harry için çok farklı sonlar yazılabilirdi. Hogwarts'ın Dumbledore'dan sonraki en iyi müdürü oldu denebilirdi, efsanevi bir kara büyü avcısı oldu denebilirdi, Dumbledore veya pek çok farklı karaktere yazılan efsanevi hikaye ona da yazılabilirdi, onun yerine düz memur oldu adam. Tüm o macerasından ve seçilmişliğinden geriye düz adamlık kaldı sadece. 

Worldbuilding yok kısmına hiç katılmıyorum. Filmlere yansıması az (çünkü çok fazla yan hikayeyi ve arka plan olayını atlamışlar, hatta pek çok karakteri dahi hiç dahil etmemişler) ama kitaplarda ben bayağı sağlam bir worldbuilding görüyorum. Harry bir hikayeyi başlatmıyor, Doğumundan onyıllar önce başlamış, ondan onyıllar önce uğrunda savaşılıp ölünmüş bir hikayede sadece sonradan girmiş bir figüran, olayları çözmeye çalışıyor, ve hatta sonunda hikayeyi teknik olarak o bitirmiş olsa da bu zaferin esas paydaşları yine yan karakterler. 

Şahsen edebiyat mezunu olmasam da yazımla ilgiliyim (pek çok kurs, atölye, yarışmaya katıldım, özellikle fantastik yazımda ödüllerim de var, bu konuda çeşitli kitaplar da okurum) Pek çok yazarın en büyük eksikliği benim gördüğüm ana karakterlerine saplantılı kalmaları. Tüm hikayeleri ve hatta timeline'ları ana karakterlerine kökten bağlı. Ana karakter adım atmadıkça dünya ilerlemiyor, o bir karar almadıkça olaylar gelişmiyor. Oysa burada Harry'den bağımsız, ondan çok önce başlamış ve o ne yaparsa yapsın hatta hiçbir şey yapmasa dahi ilerleyen bir dünya var hissi müthiş yazılmış, bu konuda gördüğüm en başarılı kitaplardan biri (ki mesela lafı geçti diye diyorum, LotR HP'nin genel olarak worldbuildingde her türlü fersah fersah ötesinde olmasına rağmen onda dahi olay ilerleyişlerinin hep ana karakterlere bağlandığını, onlar durdukça dünyanın da durduğunu görürsünüz).

Ha, 30-40 yaşında okunacak kitap mı, ancak genel kültür ve işte bu tarz çıkarımlar deneyimlemek için okunur. Ama küçük yaşta adım adım okuyan çocuklar aşırı şanslı.

abi okudum kitaplari, side kitaplari ingilicce hemde cikar cikmaz. remzi onunde bekliyorduk caddede, order of phoenix i bekledigim heyecani hala hatirliyorum yani (takoz gibi idi)

 

worldbuilding filan yok

 

4rujdm7t8mi91.jpg

 

hani sunun ciktigi meme storm u cok iyi hatirliom lol. ancak bir ingiliz boyle bir harita cizebilir cunki bunu cizen bunuda cizdi:

9yp5c5xmgby31.jpg

 

gene cok kulturlu karakterlerde ole 

asyali : cho chang

siyah: kingsly shacklebolt
hintli: parvati patil
slav: viktor krum

 

bole ingiliz olmayan herkes token steryotip serpistirilmis ve hicbirinin backgroundu yok, kulturel bir nuansi yok. koca dunya iste diagon ally, hogwarts ve hogsmead, godrics hallow ve serpistirilmis malikanelerden ibaret

tolkienin filmlerde gosterilmeyen hoyuklukisiler icin harcadigi worldbuildingi serinin tamaminda yok

 

dunyanin ilerlemesi konusu baska bir tartisma, ilerlemiyor. butun dunya "kim oldugunu bilirsen sen" uzerine kurulu aslinda ilk kitaptan, harry degil durunca duran. voldemortu denklemden cikarinca bir dunya kalmiyor, sauron yok iken hobbit te neler oluyor neler. yuzugun geri donusunu durdursan gene bir dunya olay var, faenorgiller in hikayesi yuzuk kardesliginden filan daha epic. 

GhIzeFFXQAAlJiS.jpg

fingolfin vs melkor uzerine oturup film cekersin yani.

 

ama haksizlik yani tolkien le kiyaslamak ayni pasajda. 

 

sonu kismina gelince katilmiyorum. 

 

harry deathly hallowsun sonunda olmeli idi. cheat death son derece gereksiz idi orada. cok daha anlamli bir son olurdu ve ben yaziyor olsam oyle bitirirdim hikayeyi. 

 

ginny misal asiri gereksizdi, tamamen yazarin "masum kiz, imkansiz ask ayy" romantizmi uzerine yuruyen bir romance, ron ile hermioni cok daha mantikli bir couple birbirlerini tamamliyorlar cunki bu karakterler. eger rowlinge suko basicak olursak sanirim yazdigi en iyi karakter dinamigi bu ikisi olabilir, harry den cok daha gelismis, develop edilmis karakterler bu ikisi. hermione tony blair ingilteresinin meritokrasi takintisi, muggle born, oxbridge e kabul olup en iyi oluyor, cok caliskan, sinif gecisi yapabiliyor, zeki ve firsat verilmis. tam liberal pipedream. Ron ise eski aile ama fakirlige mahkum, weasly lerin belini duzeltmesi hicbir sekil mumkun degil cunki o sinif tuzagina dusmusler bir kere. Ron un hikayesi o sistemic bariyerleri aciyor aslinda, uyuz abisi misal o sinif tuzagindan kopartmaya kasiyor kendini, snitch oluyor o yuzden, ailenin villian i. 

 

sona gelirsek harry nin dumduz polis olmasi malumun ilani. butun seriyi expelliarmus spamliyarak geciren buyucuden ne bekliyoruz?

tipik ADHD, burnunu sokmamasi gereken heryere burnunu sokan, calismayi beceremeyn, notlari kotu olan, spordan daha cok zevk alan, aksiyon cocugu. avci-toplayici vs koylu dinamigi iste. oturup akademik arastirma yapicak, makale yazicak, okul yoneticek dsiplin yok harry de. tabiki polis veya sporcu olcak ki ona hazirladi zaten tum seri boyunca. Ailesi cok zengin, servet var hem babadan hem sirius dan kalan. calismasina gerek bile yok. 

 

kissadan hisse

 

yazar kotu

  • Nasi yani? 1
Mesaj tarihi:

Çok alakasız yerlere takılmışsın ya yan karakterlerde, yani kültürel etkili yan karaktere ne gerek var gerçekten, zaten kurduğu dünya belli bir alanda. Kaldı ki Cho zaten hani bütün kitap serisindeki en önemsiz karakter sanırım. Zaten hayal meyal bi gözüküyor hikayede. Ya da ingiltere aristokrasisi yansımasıymış, burada Xunn'luk yapıp ingilizce girecem: literally who the fuck gives a shit. Öyle olmasının bir engeli bir zararı yok. Kaldı ki insanlar arasındaki sınıfsal ayrım, ırka bağlı bölünme (burada muggle vb diye yumuşatılmış, veya çok daha güçlü bir metafor olarak kitap serisinde Hermione'un house elf'ler için çabaladığı onlara hak tanımaya çalıştığı girişim var) bayağı global bir durum. ABD'de de görürsün bunu, bugün Türkiye'de malum parti yandaş zümresinde de görürsün, İsrail'de alasını görürsün, Japonya'da japon olmayanlara karşı da daha metroya adım atar atmaz fark edersin. LotR ile kıyaslamak bu arada elmayla armut dediğim gibi.

Dünya ilerlemiyor kısmını sanırım farklı yorumladık, dünyada zaten var olan bir savaş var, sınırlar çekilmiş, ve sürekli birileri bir şeyler yapıyor. Harry orada sadece çok küçük bir tuğla, ama onsuz da süren dev bir hikaye var, o olmadan ilerliyor. Konu bu. 

Kendi içide sınırlarını çizdiği bir dünya kurgulamış kadın ve buradaki her şeyi kendi içinde yaşar kılmış, ana karakterlerden bağımsız ilerleyen bir olay örgüsünü vermek kolay değil, en muhteşem kitaplarda bile eksik kalabiliyor.

  • Like 1
Mesaj tarihi:

Harry Potter edebi olarak çok meh.

Hogwarts Legacy'de hayatımda para ödediğime, Fallout 4'ten sonra, en pişman olduğum oyun. Environment ve 1-2 mekanik hariç (Room of Requirement) meh ötesi bir oyun. İkinciye dair çok ümidim yok.

×
×
  • Yeni Oluştur...