Jump to content
Forumu Destekleyenlere Katılın ×
Paticik Forumları
2000 lerden beri faal olan, çok şukela bir paylaşım platformuyuz. Hoşgeldiniz.

Seçim sisteminde anlamadığım bir husus


Bone

Öne çıkan mesajlar

Şimdi,
70-80 milyon nüfusumuz var deniyor.
Bunu 70 milyon alalım.
Son seçimlerde 40 milyon seçmen varmış.
Bunlardan 10 milyonu, yani 4'te 1'i oy kullanmamış.
Gene yaklaşık 10 milyonun oy verdiği parti %10 barajını geçememiş.
40 milyon seçmen'i baz alarak yapılan seçimde AKP %30 oy almış. Eh bu da yaklaşık 10 milyon kişi ediyor.
Bu şekilde Meclis'te 3'te 2 çoğunluğu (yaklaşık %65) ele geçirmiş.

Kabataslak söylediğim rakamların üstünden geçelim.
70 milyon nüfusu olan Türkiye.
40 milyon seçmen oy kullanabiliyor.
10 milyonu oy kullanmıyor.
10 milyonu seçtiği parti meclise giremiyor.
10 milyonun seçtiği parti mecliste büyük çoğunluğu ele geçiriyor.

Bu işe aklım ermiyor benim.

Tamam, eski seçimlerde de seçim tekniği üç aşşağı beş yukarı aynıydı.
Tek fark, mecliste çoklu parti sanşıydı.
Mesela CHP iktidara gelirdi, ANAP, DYP, DSP felan da muhalefet yapardı. DYP iktidara gelirdi, ANAP, DYP, DSP, CHP muhalefet yapardı. Birden farklı görüş mecliste söz hakkı elde ederdi.
Gül gibi geçinip gidiyorduk. Partiler birbirinin eksiğini gösteriyor, muhalefet yapıyordu.
Ancak bu işe halk tepki göstermek isteyince, 10 milyon kişi oy kullanmadı, 10 milyon kişi de akp'ye oy verdi.
40 milyon kişinin yarısı partilerine kızmış oldu böylece.
Sonuç olarak da 10 milyon oy ile 70 milyonu kontrol eden bir parti oldu.

İşte anlamadığım husus da bu.
Neden bizim seçim sistemimiz bu şekilde yürüyor?
Bir parti, seçimde ne kadar oranda oy aldıysa, o oranda meclise girme hakkı kazansın? 10 milyon boş oy kullananların da hakkı olsun, 10 milyon barajın altında kalan partiye oy kullananların da hakkı olsun. Mesela bir parti seçimlerde %3 mü oy aldı, hah mecliste o da %3 katılabilsin. AKP %30 mu oy aldı, onun mecliste hakkı %30 olsun. Boş oy kullananlar 1/4 mü, o zaman meclisin de 1/4'ü boş olsun.

Bunu neden mi soruyorum.
Geçmişte seçimlerde "sahte oy" skandallarını da görmüştük. Bazı partiler gelen oyları değiştirip daha önce hazırladıklarını koymuşlardı. Bu işi Refah Partisi mi ne yapmıştı mesela.

İnsanlar CHP'ye kızıp duruyor, "hiç muhalefet yapmıyorlar" diye.
Nasıl yapsınlar, bir gün Dilara'yı öldüren rögar kapağı olayı hakkında, bir gün de milletvekillerinin dokunulmazlıkları hakkında tartışmayı sunmuşlar meclise, ama AKP'lilerin oy çokluğuyla reddedilmiş bu.
AKP mecliste tam anlamıyla tek başına hüküm sunuyor. Diğer partilerin hiç bir sanşı yok. Ne deseler reddedilcek, AKP ne isterse onaylancak. Hiç bir partinin muhalefet sanşı yok.

Diyenler çıkabilir, "ya of ya gene mi AKP'yi tenkit ediyorsunuz, bırakın bu işleri", ya da AKP'nin yaptığı işleri övenler de olabilir.

Söylemek istiyorum, benim burda anlatmaya çalıştığım husus AKP'yle ilgili değil, Türkiye'nin seçim sistemiyle ilgili.
O yüzden lütfen işi AKP boyutuna çekmeyin, Türkiye'deki bu seçim sistemiyle ilgili tartışalım.

Mesela benzeri iş MHP'yle, DSP'yle, ANAP'la da olabilirdi.

-------------------------------------------------------

Konunun başına geri dönersek,
Neden seçim sisteminin bu doğrultuda hazırlanmış olduğunu anlamış değilim.
Bu konuda bilgisi olan kişiler bir açıklama yapabilir mi?
Yani neden bu şekilde?
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

30küsür oyla meclisin 60küsür cogunlugunu alması berbat bisey zaten.
tek basına iktidar olmak icin 50 üstü oy gerekmeli. yoksa koalisyon kurulmalı. olmadı secim yenilenmeli.


not: "CHP iktidara gelirdi" demissinde CHP iktidara gelmedi. Ne zaman iktidar oldu?

Bide Baykal ne yaptı bu ülkeye olayı var. Baykal İktidar mı oldu da bisey yapsın? keske olsa da yapsa.

[ Mesaj 08 Nisan 2007, Pazar - 19:56 tarihinde, Fistan tarafından güncellenmiştir ]
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

aslında bir senato türevi birşeye ihtiyaç var Türkiyede. diğer ülkelerde senato onayı olmadan meclis yasa geçiremiyor. senatodan sonra cumhurbaşkanına gidiyor yasa. ve senato da bir önceki seçimlerdeki milletvekillerinden oluşuyor. ama şöyle bir problem var ki o da meclise tehlikeli bir grup girdi mi ülkeye herşeyi yapabilir. burda da cumhurbaşkanı durdurucu görev görüyor. aslında Türkiye'ye şu an bu lazım. ama hiç bir parti bunu yapmaz. çünkü kendi çıkarına aykırı.
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

Bone;
Barajın olmasının çok haklı bir sebebi var.
60-80 arası barajın olmadığı dönemde
Çoğunluk alan 2 parti chp-ap hiç anlaşamadıkları için iktidara gelebilmek için az oy alan fazla radikal kanatlara yöneliyorlar.
Gidip erbakan ve türkeşle falan koalisyon kuruyorlar.
Buda az oy almasına rağmen radikallerin fazla güçlenmesine yol açıyor.

Barajın sebebide bu.Ne kadar anti demoktarik gozuksede böyle olması gerekiyor

@fistan
Dediğin gibi olursa - ki denenmiş zaten hepsi - bu sefer koalisyon zor kuruluyor.
4 yıl hukumetın olmadıgı donem olmus bu ulkede -4 yıl karar cıkmıyor dusunsene -



Dediğiniz sistemler gayet mantıklı ve güzel, ama hata insanlarda. Bizim için fazla ileri onlar

[ Mesaj 08 Nisan 2007, Pazar - 20:10 tarihinde, Suark tarafından güncellenmiştir ]
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

bütün parti liderlerinin ..... .....

bu olay tamamen Türk olmamızdan kaynaklanıyor.Herkes kendi partisini kuruyor kimse neyi savunduğunu bilmiyor.Emin değilim ama dünyanın hiç bir yerinde seçime 50 partinin girdiğini sanmıyorum.
50 tane dünya görüşümü var anlamadımki.A partisi B partisi C partisi. Futbol takımı gibi parti tutuyoruz tezahurat yapıyoruz.Atatürk döneminden sonra özelliklede 50 den sonra siyasetçilerin %95 i adam değil

Atatürk öldükten sonra bu günlerde osmanlının son dönemlerindeki duruma gelmemizin tek sebebi bu gerizekalı siyaset biçimimizdir . Odunu aday göstersem milletvekili seçtiririm diyen zihniyetler 10 sene devlet yönettiği bir yerde yaşıyoruz.Bu günler zaten malum

@fistan : RTE den sonsuz derecede nefret etmeme rağmen Baykalıda günahım kadar sevmem.Shp nin başındayken leyla zanalarla sırf hükümet kurmak için hükümet kurdu RTE milletvekili olurken sesini çıkarmadı şu anda da sadece konuşuyor konuşuyor konuluyor.İktidar olsada yine konuşacak konuşacak ve konuşacak.Başkanlık inadı yüzünden Atatürk ün kurduğu parti meclis dışında kaldı

[ Mesaj 08 Nisan 2007, Pazar - 20:15 tarihinde, Sparkcaster tarafından güncellenmiştir ]
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

Türkiyeye fazla demokrasi yaramaz ne yazık ki.

Cok fazla parcalı yapıdaki bir meclis, hiçbirşey üretemez. Kaldı ki bizimkilerin işi gücü koltuk sevdası oldugundan, tamamen cıkmaz bir durum cıkar ortaya.

%10 baraj yüksek ama düşürülebilir ama mutlaka bi barajın olması gerekli die düşünüyorum, en azından bu halk adam gibi oy verme hakkını kullanabilecek egitim düzeyine ulaşanana kadar.

kimse senle aynı fikirde olmayanlara cahil demek istiosun die de atlamasın lütfen. türkiye nüfusunun cogunun cahil ve egitimsiz oldugu bir gercek. batıdan doguya gittikce malum partilerin oy oranlarının parabolik olarak arttıgı da bir gercek. bu da düpedüz gösteriyor ki, egitim düzeyi düştükce insanların akp gibi partilere daha cok itibar ediyor.
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

Hıms baraj gerekli bilmem ne falan filan, evet arkadaşlar baraj belki gerekli olabilir ama bu ülkenin baraj sisteminin çok zalim olduğu gerçeğini değiştirmez. Ben buraya DEHAP davasında AİHM nin kararında bulunan yorumu söyleyeceğim ve kendilerine çokta katılıyorum. AİHM DEHAP ın istemini red etti ve baraj sistemini meşru ama çok zalimce bulup, bunun avrupada ki en yüksek baraj olduğunu belirtti.
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

tek partinin iktidar olmasından yanayım, 2-3 partinin bir araya gelip bir hükümete girmesi hayır getirmiyor
tek parti iyise devam eder, kötüyse daha çabuk yıpranır, erken seçim olur
ama 2-3 parti olunca bu süreç daha fazla uzuyor, geniş bir kesimin birleşimi olduğu için hatalarının üstüne daha zor gidiliyor
mesela akpye bu kadar rahat yüklenilmesi de, tek olmasının bir sonucu

evt herkesin temsili sorunu olabilir ama olumlu sürecin yaşanması durumunda bunu görmezden gelmek daha iyi
zaten herkesin temsil edilmesi ütopik, illa matematiğie vurcaksak 31 kişinin oy verdiği şeyi görmezden gelirken herhangi bir sorun görmez kimse, üst limit nedir?

benim aklıma yatan tek bir iktidarın olması ama meclisin gerçek yüzdelere göre dağılması, yani iktidarın yasama yetkisinin herkesin elinde olması, böylece diğerlerini de ikna edilme şartının sağlanması.

burda 10 milyon yetmiş milyonu ele geçirmiş olayını anlayamıyorum, ilk önce bu 70m i seçmen sayısına, hatta üşenmeyip oy kullanma zahmetine katlanan kişi sayısına düşürülmesi gerekiyor.

daha sonra da bu 10 milyonun tercihi 10 milyonu yönetmiyor, bütün türkiyeyi yönetiyor, yani seçimin mantığı zaten bu, iyi kötü ülkeyi yönetcek kişileir ortaya çıkarmak, ikincisi parti hükümet oluyor seçimle, yani ülkedeki her vatandaşı temsil ediyor
yoksa benim partim beni yönetsin olayı deil, önemli olan benim seçtiğim veya seçmediğim x paritsi ülkeyi iyi yönetsin.

[ Mesaj 08 Nisan 2007, Pazar - 22:23 tarihinde, forgiver tarafından güncellenmiştir ]
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

bush-kerry seçim zamanı 2004 seçim zamanı işte.. tabi önceden 2000seçimlerinde walker bush saraya çıkınca (white house işte) millet adamın ne bok olduğunu görmüş ve isyan bayrağını çekmiş.. her neyse işte florida olayı ve seçim sonuçları malumunuz.. işte o dönem bi gasteci bi yazı yazıverdi.. aslında demokrasi kavramından biraz uzak bi yazıydı ama haklılık payı da vardı.. dedi ki amca "benim gibi bi profesörün verdiği oyla bir çöpçünün verdiği oy aynı kabul ediliyor" sonra bush'a oy veren bölgelerin IQ düzeyleri, eğitim durumları falan karşılaştırıldı.. her neyse işte.. sonuçta bush'a oy verenler gerçekten de salaklarla cahillerdi!! ilginç di mi? ha ben demiyorum salaklarla cahiller oy falan vermesin.. bu sadece farklı bir bakış açisı.. oke? ha
ayrıca bi de şu iq tablosunu verelim. resim gözükmezse tıkla

[spo]
[/spo]

Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

%25in oy kullandığı bi seçimde %30 kusur oyla seçilip 12 sene Türkiyeyi yönetecek Tayyip ona yanarım.
Ben protesto ediyorum diyip oy vermeyen herkesin Allah belasını versin bu seçimde. Artık böylede bi işe yaramaz ise bir sonrakinde anaya babaya küfür yazıcam.
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

ayrıca baraj iyidir.. siyaset çok kirli bi iştir ve pis işin makul bi şekilde (ne kadar makul olduğunu görüyorsunuz zati) devam etmesi barajın olmasına bağlıdır büyük ölçüde.

ancak doğru olan 2turlı bir seçim sistemi olabilir (di) fransa usulü.. hatırlarsınız milliyetçi, aşırı sağcı Jean Marie Le Pen ilk turda Chirac ile yüksek oranda oy almıştı.. sebebi ise 2002 seçimlerinde kayıtlı seçmenlerin büyük bi kısmının oy kullanmaya gitmemesi ve (ankarada İ melih gökçek oy veren kısım gibi) dingillerin (<--afedersiniz amiyane tabirim için) bu Le Pen denen dingile(<-- bak bu hakketmişti) oy vermesiydi.. ne oldu ama, seçim sonuçları açıklanınca ilk turda, milletin popoya nişadır sürülmedi, içine kaçtı ve ALLAH! deyip zıplayıp oy vermeye gittiler. ha Le Pen'den kutardılar da ne oldu... hiiiç Nicolas Sarkozy ile kaybettiler..

bu fransızlar ayrı bi dingil yahu..

ayrıca kardeşim bana neyse usa seçimlerinden, 2002fransız seçimlerinden, 2004fransız yerel seçimlerinden falan! niye takip etmişim bunları falan hatırlamıyorum bak! ayrıca Le Pen yazarken typo yapınca LeĞen oluyor.. onu da yazayım hemen..

her neyse burada yazdığım iki yazının özeti; oy verin yoksa işler boka sarıyor! sonra şikayet etmeyin CXP partisi geldi, MQF grubu iktidarda, Geribullah gibi başbakan mı olur diye, direk DÖVERİM! =)

oy verin dostlar, keza dayak yemek sağlığa zararlıdır..

gibi bi reklam kampanyası mı yapsam ne..

[ Mesaj 09 Nisan 2007, Pazartesi - 02:19 tarihinde, dasaaa tarafından güncellenmiştir ]
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

sorusuna cevap.. "bayağı" olacaktır ve olmalıdır da.

x nasıl 7kişinin kaili olmasına rağmen tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılıyor.. y nasıl 50m$'ı içedip banka batırmasına rağmen hapisaneye gitmek yerine havaalanına gidip, VIP salonunda ağırlanıyor ve nereye gittiği bilimiyor, nasıl oluyorda kaçıyor.. s.d. nasıl cumhurbaşkanlığı köşkünde "aile fotoğrafı" çektiriyor onunla bununla da hiiç bişi olmuyor. d.b nasıl oluyorda "lam! yahu sayın tmsf ben bu arada bi itlik yapmıştım zamanında.. ahanda belgesi" diyip s. gastesinin malum tarih öncesi oyun dışı kalmasına sebep oluyor. b.e nasıl oluyor da tam da dönemi geldiğinde birden bire "rahatsızlanıyor, yataklara düşüyor" ve en yakın dostu h.ö b.e'yi arkasından bıçakalayıp iyice "bitmesini" sağlıyor ve sonra gittiği diğer partiden de ayrılıp onları da göt gibi bırakıyor...

bayağı.

siyaset kirli iştir. olur böyle "basit" oyunlar.

diğer yandan geldiğinde herkesin küfrettiği mandacı dediği vs k.d.'nin mirası olan ekonomi politikasını sonuna kadar uygulayan (ki imf ile bu k.d.'nin belirlediği sistem uygulandığı sürece tr'de ekonomi daimi hız kazanmış ve nihayetine geldiğinde pek bi ekonomi politikası, hedefi kalmamış.. anca babacan gençler unakıtmıştır, yumurtay vergi indirimi yapmıştır vs.) r.t.e nasıl şukelayı alıyor bol bol, "ülkeyi düze çıkardı" oluyor.. aha bak bu da başka bi soru..

pis iş bu be..
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

Demokrasi biraz değişik bir kavram.
Biz bizi yönetecekleri seçmiyoruz, temsilcilerimizi seçiyoruz...

Yalan.

Basbaya parti lideri olan 4-5 kişinin kafasına göre hazırladığı listelere kime oy verdiğimizi bilmeden oy veriyoruz.

Bir adaya değil, ambleme oy veriyoruz!

Artı devletin amacı insanlara hizmet etmekken artık insanların devlete hizmet ettiği noktaya gelindiği an zaten işler rayından çıkmış.
Link to comment
Sosyal ağlarda paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...