Jump to content

Bone

=o=
  • Mesaj sayısı

    54.915
  • Üyelik tarihi

  • Son ziyareti

Bone hakkında

  • Rank
    bonec

Son profil ziyaretçileri

Son profil ziyaretçileri bloğu aktif değil ve diğer üyelere de gösterilmiyor

  1. Bone

    en iyi elektrik-elektronik mühendisliği aletleri

    Türkiye'de maaşlı çalışan herkes fakir ya. Ticarete atılmak ya da AKP'ye sırtını yaslamak gerekiyor doğru düzgün para kazanabilmek için. O tip şeyleri beceremeyince Yurtdışında bir hayat kurmaya çalışıyorum ben de. Gerçi konu niye benim plazada çalışmak yerine okulda eğitim görmeme döndü onu anlamadım heh.
  2. Bone

    iPhone - iPad - iPod - iWatch

    konsept fotolarda böyle ağız sulandırıcı resimler paylaşıyorlar da, gerçekte ne kadar efektif görmek lazım. şu aletler bir görücüye çıkartılsın da, renk dengesi ve gece performansı nasıl olmuş görelim.
  3. Bone

    patici/k/ silah topiği

    bu dediklerinin kaynağı var mı, daha detaylı okumak isterim.
  4. Bone

    en iyi elektrik-elektronik mühendisliği aletleri

    profesyonel öğrenciyim ben, hayat yolcusu gibin bişi. "Alem bana ters geldi, halim vurdu beni yola" hesabı... çok da şey etmeyin.
  5. Bone

    iPhone - iPad - iPod - iWatch

    bakalım bir çıksın da, 11 Pro'dan daha iyi çıkacak olursa bana hava hoş.
  6. Bone

    en iyi elektrik-elektronik mühendisliği aletleri

    dediğim gibi şimdilik laboratuvarda verilen lehim aleti yetiyor. sonrasını mezun olduktan sonra alırız. belki o zamana kadar TS100s MAX felan çıkar.
  7. Bone

    en iyi elektrik-elektronik mühendisliği aletleri

    kablo kesmek için alet dediğim side cutter / yankeski işte. onla değil başka bir şeyle kesiliyorsa bilemiyorum.
  8. Bone

    en iyi elektrik-elektronik mühendisliği aletleri

    Paramecium: sağol abi, organize bir liste olmuş. Fin: laboratuvarda oscilloscope, power supply gibi aletler var diyorum, online değil. İngiltere'de normal sınıflara girip çıkıyorum. ama pense, tornavida, multimetre gibi temel şeyleri bizim getirmemiz gerekiyor.
  9. Bone

    en iyi elektrik-elektronik mühendisliği aletleri

    ❤️
  10. hazır elektronik mühendisliğine başlamışım, tam bir noob gibi başlığını açıp tavsiye isteyeyim. multimetre için Fluke'lar çok başarılı gözüküyor. ama henüz onları kullanacak seviyede değilim. öğrenci işi olduğunu düşündüğüm ve YouTube'daki incelemelerdeki kıyaslamalarına bakarak, ANENG AN800x serisi ilgimi çekti, 8002 modeli satın aldım. tüm eşyalar bir taşıma çantası aldım, içindeki multimetre için ayrılan alana sığdı. YouTube'da Andreas Spiess ve Murat Şen'in crimping işlemi için özellikle Engineer marka ürünleri tavsiye ettiğini gördüm. diğer markalı ürünler bu işlemi çok kalitesiz biçimde yaparken, Engineer ürünleri çok iyi işçilik ile harika sonuçlar veriyorlarmış. crimping değil de, long nose pliers ve chip cutter modellerinden birer tane aldım. Xiaomi Wiha 24 diye bir tornavida seti gördüm. bu tip setler ne kadar kalitelidir, sağlamdır, uzun ömürlüdür bilemiyorum, ama alıp deneyeceğim. temel ihtiyaçları karşılar gibi geldi. Klearlook 56 diye bir set var, daha çok vida seçeneği sunuyor, ama o kadar kaliteli gelmediği için onun yerine Wiha 24'ü satın aldım. evlerde kullandığımız eski tip kontrol kalemleri yerine "dijital kontrol kalemleri" çıkmış, non-contact voltage detector pen. Fluke'ün modelleri kadar iyi performans verdiği söylendiği ve çantadaki mavi (mavimsi) temaya uysun diye Kewtech Kewstick Duo satın aldım. kablo soymak için Draper WS6 aldım. çok sağlam bir alete benzemiyor, ama öğrenci işleri için yeterli genişlikler sunuyor gibi geldi. Engineer'ın aletlerine baktığımda çok daha spesifik kablo genişliklerine yönelik farklı modeller ürettiklerini gördüm. Draper'ın ürünleri çantadaki mavi temasına da uyduğu için iyi oldu. henüz oscilloscope, power supply gibi büyük aletleri alacak durumum yok. bunlar ve soldering iron zaten laboratuvarda veriliyor. ancak soldering iron konusunda Murat Şen ve bazı başka YouTuberların TS100 önerdiğini gördüm. bu alet hakkında sorum var, Amazon'da fiyatlarına bakayım derken, her satıcının kendi ismini başına koyduğunu, "upgraded" felan diye bir şeyler yazdığını gördüm. bu alet nameless brand gibi bişi mi? alacağımız zaman neye dikkat edip seçmemiz lazım? bunlar dışında tavsiyeler / öneriler varsa alayım. "hahaha, noob" diye dalga geçmek isteyen varsa da buyursun.
  11. Bone

    iPhone - iPad - iPod - iWatch

    Samsung ve Google cihazlarının Apple'a karşı en büyük avantajı, gece ve düşük ışık çekimleriydi. Apple'ın avantajı ise daha doğal renkler sunmasıydı. Apple gece çekimlerinde Samsung ve Google ile yarışır hale gelince, doğal renkleriyle büyük bir avantaj elde etmiş. Google Pixel 3/a çok soğuk renkler sunuyor. Samsung Note 10+ ise Instagram-ready fotoğraflar çıkartmaya çalışınca, renklerle çok oynuyor, cilt rengini değiştiriyor ve ciltlerde makyaj efekti uyguluyor. Note 10+ kötü değil tabii ki, ama bu renk farkı olunca, bence Kamera konusunda her açıdan birinci olmayı başarmış Apple.
  12. Bone

    iPhone - iPad - iPod - iWatch

    benim telefon bozulmaya başladı gibi, telefon değiştirmem gerekecek. araştırırken, "amiral gemisi" dedikleri tarz modellerin çok pahalıya satılmasına rağmen, sürekli bir yerlerden özellik kırptığını görüyorum. pixel 3a, oneplus 6 vs gibi ekonomik modeller bu konuda çok daha efektif özellikler sunarken, bu özellik kırpma modası, alacağınız telefonun parasını karşılamamasına neden oluyor. hani zaten telefonu alırken böbreklerden birisini satmış oluyoruz da, o paranın hakkını versin bari. iPhone 11 Pro Max çok iyi olmuş gibi. Apple cihazlardaki pil problemini çözmeyi başarmışlar, Mate 30 Pro, Note 10+, 7 Pro gibi cihazlardan bile iyi pil ömrüne sahip. kamera konusunda Apple'ın en büyük artısı doğal renkler sunması, en büyük eksisi gece çekimleri diye düşünürdüm. kamerada öyle büyük atılımlar yapmış ki, iPhone XS, Note 10+ ve hatta Pixel 3 gibi telefonları çöpe atmış resmen. 256 GB iPhone 11 Pro Max almak istersem £1300'e (9000 TL) geliyor. ancak bu sefer de 3D touch özelliğini çıkarmışlar. card slot, 3.5mm girişi, infrared port, fingerprint sensor, Type-C girişi zaten yok. sanırım bu özellik çıkarma trendine uymak gerekiyor. telefonlar artık kameraya yatırım yapıyor sadece. böbreği satıp almışken düzgününü almak gerek.
  13. Bone

    hayat ne tuhaf vapurlar felan

    profesyonel öğrenciyim ben. meslek o 😄
  14. Bone

    hayat ne tuhaf vapurlar felan

    durum güncellemesi gibi bir şey yapmak istedim. yazdıklarımdan rahatsız olanlar varsa, direk bu konuyu pas geçebilirler. birkaç ay önce ölüm korkusu kriziyle ilgili bir şeyler yazmıştım. o kriz sırasında çok kötü oldum. bayram nedeniyle psikiyatrist kapalı olduğu için bir hafta sonra gidebildim. o zamana kadar evde bulunan ilaçlardan annemin verdiği birkaç tanesiyle hayatta kalmaya çalıştım. psikiyatriste gittiğimde zaten kriz geçmiş durumdaydı. ama yine de bir tedavi sürecine ihtiyaç duyuyordum. psikiyatrist birkaç ilaç yazdı, biri uzun süreli kullanım için, diğerleri kısa süreli kullanımlar için. kısa süreli kullanım ilaçları, tüm derdi tasayı atıyor, ölümü bile düşünmene gerek bırakmıyor. uzun süreli kullanım için verdiği ilaç o kadar etkili değil, ölümü düşünmemi engellemiyor, ama olayın kriz boyutuna dönüşmesini engelliyor. o açıdan biraz rahatlattı diyebilirim. çok saçma hissediyorum. ilaçlar sürekli uyku getiriyor, gün içinde sık sık uyuma ihtiyacı hissediyorum. sanki ölüme hazırlık yapıyormuş gibi sürekli uyuyarak bir hayat geçiriyorum. insanın moralini bozuyor bu durum. aynı zamanda kendi içinde farklı kişilikler çatışıyor gibi oluyor. örneğin dışarıda yağmur yağıyor diyelim. bir yanın diyor ki "amaan ne olacak, çık dışarı ıslan, nasılsa öldüğün zaman bunun da bir anlamı olmayacak", diğer yanın diyor ki "sakın çıkma, yağmurda sırılsıklam olursun, hiç keyifli bir şey değil o durum". yani demek istediğim, nihilist bir ben ile normal olmaya çalışan bir ben arasında kalıyorum, ve bu iki benliğin arasını bulmaya çalışan bir yargıç gibi hissediyorum. ruh halim bu kadar saçmayken, hayattan da keyif almamı engelliyor. yaşıtım olan eski arkadaşlara bakınca, belirli başarıları elde edememiş olmak, hayata karşı motivasyonu da baltalıyor. ancak şöyle bir şey var... şimdiye kadar tanımış olduğum en zeki insanın Laurelin olduğunu söyleyebilirim. ancak bu kadar zeki bir insanın bile nasıl sıkıntılı hayata sahip olduğunu, burada anlattıklarından biliyoruz. sırf günlüklerini okumak bile bana çok şey kattı diyebilirim. karşılaştığı sorunlarda yılmadan üstüne gidiyor olması, bende hayranlık yarattı ve ilham verdi. hayata karşı böyle cesur hareketlerde bulunuyor olması, "ben de yapmalıyım" düşüncesine itti. en azından öleceksem de, bir çözüm bulmaya çalışırken ölmeliyim isteği uyandırdı. her şeyi kestirip atmak bana zor geliyor. Ankara'ya, özellikle çocukluğumun Ankara'sına çok fazla alışkın durumdayım. Melih Gökçek geldiğinden beri çok şey bozulmuş olsa da, Çankaya Belediyesi sınırları içinde kendimi mutlu hissediyorum. huzurlu değil, ama mutlu. uzun süredir yaşayacak bir başka şehir arayışındaydım, kolay adapte olabilen biri değilim, o yüzden gittiğim her yerde Ankara'ya benzerliğini sorguluyordum. huzur bulduğum yerler oldu, ama mutlu olduğumu hissedemedim. bu yaşadığım kriz sonrası, biraz daha büyük değişiklikler yapmam gerektiğine karar verdim. hem huzuru hem mutluluğu aramaktansa, sorguladığım şeyleri öğrenmek zorunda olduğumu gördüm. bu konuda da Paramecium (Saygılar.) ilham oldu diyebilirim. onun verdiği gazla Elektrik-Elektronik Mühendisliği okuyarak vakit geçirmiş olmak istedim. bir yandan üniversite sınavına, bir yandan da İngiltere'deki birkaç üniversiteye başvurdum. üniversite sınavına yeterince çalışamadım, ama öte yandan İngiltere'deki başvurularımdan geri dönüşler oldu. Exeter Üniversitesini çok istiyordum ama onun yerine, Exeter gibi TEF Gold'a sahip Portsmouth Üniversitesi'ne kabul edildim. evime yakın olduğu için Bilkent Üniversitesi veya ODTÜ'ye girmek istiyordum. onları kazanamayacağımı görünce, ben de Portsmouth'a odaklandım. IELTS sınavı, gerekli belgeler, vize başvurusu felan filan... bu sırada enteresan bir şey farkettim. Portsmouth Üniversitesi'nin Bilkent veya ODTÜ gibi çok güzel bir kampüsü yok, ayrı ayrı binalardan oluşuyor. İngiltere için ortalama üniversitelerden biri (Guardian'a göre 121 üniversiteden 25. sırada). ancak dünya sıralamasına baktığınızda, Bilkent ve ODTÜ'den de bir tık yukarıda kaldığını gördüm. ancak üniversite adaylarının ODTÜ'ye girme çabasına, işverenlerin ODTÜ mezunlarına yönelik bakışı, ve ODTÜ gibi üniversitelerin istediği sınav puanlarına baktığımda, sanırsın Harvard'a, Oxford'a felan gidiyor insanlar. her senenin en iyinin en iyisi öğrencileri alıyorlar, ama okulun dünya çapındaki başarısı bu iddianın karşılığını vermiyor. girebilmek için hem okul başarı puanın hem de üniversite sınavından mükemmele yakın başarı elde etmen gerekiyor. ODTÜ dışında bir üniversiteden mezun olduğunda da seni ciddiye dahi almıyorlar. bu yüzden Portsmouth Üniversitesi'ni bir şans olarak gördüm kendi açımdan. İngiliz üniversite sistemi, Türkiye'deki sisteme göre biraz farklı. ama ders programlarına baktığımda, Elektronik Mühendisliği yönünden bir eksiklik yaşayacağımı sanmıyorum. TEF Gold etiketinin de hakkını vereceğe benziyor üniversite. eğer psikolojik krizler yaşamazsam ilginç bir süreç olacak İngiltere. gerekli ilaçları da toplayıp geldim zaten.
  15. Bone

    Ölüm Korkusu

    ölmedim merak etme. bu topiği açtığım hafta birkaç ilaç aldım, onlar biraz sakinleştirdi, bayram bitince psikiyatriste gittim. ilaç verdi. onların etki etmesi süreci felan uzun uzadıya bir şeyler oldu. bir şeyler yazasım yok pek, o yüzden girip yazmıyorum. eskiden saçma sapan cevaplar yazan olduğunda sinirlenirdim, şimdi sinirlenecek halim bile yok. foruma mülteci günlükleri topiğini okumak istediğimde bakıyorum, eğitici bir konu oluyor o. belki bir durum güncellemesi yaparım, bir şeyler anlatırım. ama psikoloji olarak gitti geldili bir süreç yaşadım bu topiği açtığımdan beri. şimdilik stabil durumdayım. konu hortlamış, neler yazılmış felan okumadım ama senin gibi merak eden olduysa kısa bir cevap vermiş olayım.
×
×
  • Yeni Oluştur...