Jump to content
Forumu Destekleyenlere Katılın ×
Paticik Forumları
2000 lerden beri faal olan, çok şukela bir paylaşım platformuyuz. Hoşgeldiniz.

28 Weeks Later


Öne çıkan mesajlar

Mesaj tarihi:
beyler bu filmdekiler zombi degil hala insanlar ama Rage virüsü bulaşınca sinirlerini kontrol edemiyolar ondan insanlara tekme tokat dalıolar ısırıyolar felan. Ha birbirlerine nie dalmıyolar diye sorarsanız onuda senariste sormak lazım.
Mesaj tarihi:
IMDB

How do the infected tell the difference between each other and the non-infected?


This is answered in the graphic novel 28 Days Later: The Aftermath.

Basically, they can smell us. When we feel emotions our body smell changes ever so slightly. This is undetectable by us but most animals can pick it up (dogs can famously smell our fear for example). The infected only feel intense rage, so much so that the stink of it. The uninfected humans however still smell of soap, shampoo and deodorants even after a month of not bathing. The infected can smell the difference and so only attack the uninfected.
Mesaj tarihi:
Filme giden yokmu yaw?

Harika film tavsiye ederim, müzikleri, çekim tarzı baya beğendim. Rage virüsü bulaşmış insanları(zombi işte) biraz daha manyak yapmışlar gibime geldi bu arada.
Mesaj tarihi:
vasat.

[spo]virüsün tekrar yayılmasındaki o abinin yiyişmesi senaryoyu alt üst etmiş.Yani bisey yapalımda tekrar yayılsın amaç,bu belli.Ancak bu kadar sacma sekilde de yapılırmı yahu :)[/spo]
Mesaj tarihi:
Heheyt. TF tayfasıyla gitmiştik o filme. Çok pis geyikler olmuştu baya gülmüştük. Tam hatırlamıyorum şimdi ama özellikle bi cümle haftalarca dilimizden düşmemişti. :)
Mesaj tarihi:
Yazı boyunca kesinlikle film ayrıntıları verilmeyecek, herhangi bir sahneden bahsedilmeyecektir, fakat yine de rahatsız olacaksınız, okumayın. Spoiler yoktur içinde. Ama ben yine de spoiler tagına alayım, sonra küfür yemenin alemi yok.

[spo]Film ilk filmden sonra kesinlike bekleneni vermedi. Ama yine de sırf müzikleri için gittiğime pişman olmadım...

İlk filmde yakalanmış o puslu hava hiç bir şekilde yakalanamamış. Çok daha hollywood tarzı bir çekim olmuş. İlk filmi, hayatımda izlediğim en keyifli filmlerden yapan şey, renkler, müzik ve duygusu idi. Burda müzik gene güzel ama renkler ve duygu eksik kalmış. Özellikle karakterler çok sönük kalmış. Hiç bir karakter tam olarak yerleşemiyor ne kafamıza, ne kalbimize. Çok fazla diyalog eksiği var. Film zaten gayet kısaydı, keşke biraz daha uzatılsaydı da biz de karakterleri az biraz tanıyabilseydik. Karakterler kesinlikle çok havada kalmış. Bir de filmlerde çocukların çok fazla kullanılmasını, hem rol yapamamalarından, hem de bir yerden sonra batmaya başlamalarından dolayı sevmiyorum. Bu filmde de hayli battı bana. Müziklere ise diyecek bir kelime bulamıyorum. Beni post-rock hayranı yapan ilk filmden sonra, burda da çok yerinde bir müzik kullanımı var. Yapılan müzikler için de john murphy abimizin ellerinden öperim. Filmin müziklerini beğenenlere de aynı ayarda gruplar önerebilirim, ilgileneni varsa... [/spo]

Uzun lafın kısası, film için çok fazla uğraşılmamış, baştan savma olmuş. Keşke daha fazla uğraşılsaymış. Her zamanki 2. film fiyaskolarından olmuş. Keşke ilk filmle kalsaydı...
Mesaj tarihi:
İlk filmde olduğu gibi filmde ZOMBİ yok , küreselleşme karşıtlığı için sokağa inip orduyla çatışan darbeci gençlik var.

Ne AB ne ABD tam bağımsız İngiltere!

[ Mesaj 24 Temmuz 2007, Salı - 11:16 tarihinde, Akuma_Blade tarafından güncellenmiştir ]
  • 2 hafta sonra ...
Mesaj tarihi:
[spo]havada nası kalmış? Rage virüsü avrupaya yayılıyo onu anlıyoruz işte, aslında avrupa demekte yanlış olur sadece parisi görüyoruz, birde telsizden yardım isteyen bir nato askerinin sesi vardı galiba.[/spo]
Mesaj tarihi:
İlk filmdeki "survival" havasından çok "aynı konseptte bir aksiyon filmi" havasına bürünmüş ikinci film.

İlk filme göre daha mı vahşiydi yoksa artık büyüdük de böyle şeyleri eskisi kadar kaldıramıyo muyuz anlamadım ama gereğinden fazla kullanıldığını düşündüğüm vahşet öğesi vardı.

Konu bir yere kadar mantıklı ama bir yerden sonra fazla sapıyor, fazla açık kalıyor, tutarsızlıkara giriyor senaryo akışını sağlayabilmek için. Bir de filmdeki tüm kopma noktalarının yapılan "angutluklardan" dolayı çıkması fazla ters geldi bana.

Çekimler bence muhteşemdi, güzel çekilmiş oldukça, havayı yakalıyor.

Oyunculuk vasatın üstü. Ancak bu tür filmlerde en sevdiğim olay herkesin sıradan insan olması. Yani filmde ne süper yakışıklı ne süper güzel baş kahraman yok öyle. İnsanların tipleri de yetenekleri de normal sınır içinde.
[spo]Askerin M-16'yla sniper avlaması belki abartı kaçabilir, ama sniperin acemi olması ve "süperaskerimizin" bile 3-4 atış yapması zaten süperlikten çıkartıyor biraz[/spo]

Soundtrack tam anlamıyla müthiş, çok çok güzel, özellikle ana aksiyon müziğini merak etmekteyim. Bir de filmde muse esintisi vardı müziklerde, gerçekten Muse var mı bilmem ama mümkündür onlar da ingiliz sonuçta, varsa çok yerinde yapmışlar.

ABD'nin adım adım planını takdir ettim oldukça. Hele av sahnesi müthişti. ilk kontrolden çıkıştaki.

Üçüncüsü de yapılır herhalde, beklenir bence.

Genel olarak vasatın üstünde iyi bir filmdi, ancak hassas bünyelere bayağı dokunabilir.

Ha bir de
[spo]Heralde o olayın içinde olsam, helikopter koltuğumda uyurken yanıma gelip kuduz numarasıyla korkutan denyo askeri öldüresiye döverdim ben en azından hastanelik edene kadar :)[/spo]

[ Mesaj 02 Ağustos 2007, Perşembe - 01:23 tarihinde, Rewendor tarafından güncellenmiştir ]
Mesaj tarihi:
resident evil tarzı ama hikaye olarak daha mantıklı bir başka hortlak filmi kopyası, bu tür filmleri sevenler için iyi olabilir ama benim gibi insanlar için sıkıcı
Mesaj tarihi:
Ya kaç saat aralıksız düşündüm ulan bu kızı nerde görmüştüm daha önceden diye V for Vendettada lezbiyen hatunun gençliğini anlatırken kullandıkları aktrislerdendi. film boyu kafayı yedim buldum sonunda mutluyum.
×
×
  • Yeni Oluştur...