Giovanni Mesaj tarihi: Temmuz 11, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 11, 2003 Olmaz bence yahu. Yani şiir dediğin sanatla yazılmış güzel yazıdır. Kâfiyesiz olur ama olsa da saman gibi olur kepek ekmeği gibi tatsız olur. Şiir dediğin kâfiyeli olur. :yapma:[hline]:)
DarkLegion Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Hımmm... Kafiyesiz şiirim varmı bi bakıyım Sana iki üçtane şiir yaziyim sen de bak bakalım <-Karanlıklarda-> Ben Sensiz Karanlıklarda Sen benden ışık yılı uzaklarda Ulaşmak istedigim tek şey seniken Sen benden başkalariyla deryalarda Ellimde sana hasret kardelen Şarkılarım Şiirlerim Hasret sana Karanlıkta Işıgımken sen, Ben sensiz Hatiralarimla Karanlıklardayim. ------------------------------------------------------------------------------------- ******* Bitmeyen bir hikaye yazarim uzun yıllar boyunca dile gelmiş anlatıklari yanlızlıktan başlayip sonsuzlugu aramaktadir. Bir şarkı söylenir uzaklarda söyleyen ben söylenen sen uzar gider sözcükleri Yanlızlıkta Başlıyıp Sonsuzlukta Biter. (Bu şiirimede Bi Başlık bulursanız sevinirim) İşte Bak Bunlarda Şiir Kafiye oranlari birinde biraz birinde Hiç Yorumunu bekliyorum Oluyomu Olmuyomu :?[hline]Her zaman Her Yolun Bir Hedefi Her yolcunun Bi Amaci Vardir Yalın Kuleyin D.D. [Bu mesaj DarkLegion tarafından 12 July 2003 10:30 tarihinde değiştirilmiştir]
DarkLegion Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Şimdi ben bu Dediklerin üzerinde Düşündüm Ve Kendi Şiir lerime Baktım... Bu Kadar Basitmiydim Yoksa Cidden bir yetenge Sahipmiydim. Ve dedigin Gibi sana 8 Hece Ölçülü Bir Şiir Denemsi Yaptım Ve Zorlandıgım söylenemez. İçerik Olarak Duymak istedigim Yorum yok ama İlk Denemelerimde 8 Hece Ölçülü Bir şiir Çıkartıyorum Bunu da Senin Beni aşşa çekmene Borçlugum Ayritten Şunu Derim İnsanlara Bilgiyi ver Yüceligi veren 1.5 asırlık bir kültür Oluşmıştı ve bu Kültür bu Gün Yok ÖZGÜN şiir Böyle diil ve Herzaman Kendi Özgünlügünü Özgür Bir Şekilde Kulanır Kalıplaşmak Üstün Beceri Ve Mantık İnsanlara bunlari Anlatmak için uzun Yazilar Yazial Bilir ama uzun Şiirlerde Düzeni Korumak Başaridır Uzun Şiir Yazamam Demem Çünki istesem Onuda Yaparim Şimdi Şu 8 hece Ölçülü Şiirimize Gelelim Bir Hatıra Sanki Dünler Unutuldu birer birer Çok uzaklardasin şimdi sensiz geçiyo bu günler Uzaklarda Olsan bile Sensiz geçen gecelerde Bitmeyen yanlızlıgımda Bir hatira gibi Günler Ve unutulmayanlarimda Vazgeçilmez SEVGİLİMSİN ! İnşallah Hoşuna Gitmiştir SAYGİLAR[hline]Her zaman Her Yolun Bir Hedefi Her yolcunun Bi Amaci Vardir Yalın Kuleyin D.D.
DarkLegion Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Şiirde İnsanlarin İçindeki Duyguları Ön plana Çıkarta Bilirsem Şiiri Yazan kişiyimdir Şiiri Okurken Şairin Duygularini Paylaşırsam Okuyucuyumdur... Sen bize biraz Kendi yeteneklerini ve denemelerini Göstersene Merak Ettim[hline]Her zaman Her Yolun Bir Hedefi Her yolcunun Bi Amaci Vardir Yalın Kuleyin D.D.
horacegoesskiing Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Bu da benim 5 kuruşluk düşüncem. Şiirde düzen kafiye vezin gibi kurallarişi kolaylaştırmaya yarar. Şiire müziği getirmeye, hoş olmasına yardımcı olur. Tıpkı resimdeki anatomi ve perspektif gibi. Fakat bunlarda ustalaştıktan aştıktan sonra o kuralları eğip bükebilir, kontrollü bir bozulma meydana getirebilirsiniz ( jazz müzik gibi, abstrakt sürrealist resimler gibi) Hemen serbest şiirden başlamak doğru bişii diil bence. Ve evet şiir emek ister. Ama değişik teknikler de sözkonusu. Benim için emek isteyen bişe. Ki şiirde " ben böyle yazmak istedim, içimden öyle geldi, anlamıyo pezevenk" gibi insanın kendini aldatmasına yardımcı olacak bolca öğe bulunduğundan daha da tehlikeli bir mecra. Misal size benim süper bi şiirimi yaziim ( eheh ) Bir zavallı vardı, aklı bir karış havada. Bir zamanlar vardı, artık bir karış havada. Adı Abbastı, Her günü yastı. Adı Abbastı Abbas kendini astı. Hayalleri vardı. Adı Abbastı. Hergün yediği bir tastı. Adı Abbastı. Abbas kendini astı. Gururu vardı. Adı Abbastı. Tabureye bastı, kendini astı. Ölürken kendini kastı. Belki yoktu bir kastı ama yine de kastı. Ayağı havada aklı başındayken ayağı ilk kez yere bastı çünkü Abbas kendini ilk kez astı... Hayalleri, gururu... hayatı vardı zavallı. Bir zavallı vardı artık birkarış havada. Şimdi burda simetri ve kafiye konusunda zengin sayılabilecek bir şiir var. Bu biraz da kelime seçimlerinden müzikal bir hava yakalamasına yardımcı olmuş. Fakat misal: "her gün yediği bir tastı" bölümünde bariz bir zorlama var. Daha iyisini bulamamışım. Bu da drawback'i oluyo işte. Fakat en iyi 10 şiirden biri sayılan KUZGUN (E.A.Poe) tamamen matematiksel bir düşüncenin ürünüdür. Takdir ederim. Sizin de yaratılışhikayesini incelemenizi tavsiye ederim. El-hasıl, şekil, yapı, KURALLAR, önemlidir. Ama bir yere kadar. Sonrasına da çoğu insan sanat der.[hline]But being as this is a .44 Magnum, the most powerful handgun in the world and will blow your head clean off, you've got to ask yourself a question: do I feel lucky? Well do ya, punk?
horacegoesskiing Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 12, 2003 İçeriği tartışmak sonu olmayan bir konu zaten. Ve bence o kadar da ilk sırada yer alan bişi diil. Yani kısaca benim görüşüm için, "ne anlattığın değil nasıl anlattığın önemli" denilebilinir. Tabii ki de benim görüşüm ve benimle aynı fikri taşımayan çoook fazla saygıdeğer insan var. Ama hiçbir estetik taşımayan ve içeriği olduğu iddia edilen/olan şiirdense, düz yazıyı tercih ederim ki şiirin güzelliği, adı bozulmasın.[hline]But being as this is a .44 Magnum, the most powerful handgun in the world and will blow your head clean off, you've got to ask yourself a question: do I feel lucky? Well do ya, punk?
ghaldszar Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 Sanatta genelde insanların (özellikle sanat okuyanların) çoğunun anlamak istemediği bir durum var. Öncelikle bir pırıltı olmalı. Öyle deliler gibi yetenek olması önemli değil. Olursa tabii ki süper olur. İşin kolaylaşmaz ama sonunda varacağın nokta çok daha ilerde olur. Her halükarda çok sıkı çalışmak bu yeteneği ortaya çıkarmak gerek. O pırıltıda olsa çok büyük bir yetenekte olsa çok çalışmak gerekir. Hani bir söz vardır "denizin dibinde bir inci ama çıkartılamadıktan sonra ha inci ha çakıl taşı" o misal deliler gibi yeteneğiniz olsa bile bir şeyler yapmadan bir anlamı yok. Öncelikle sizden öncekileri bilmeniz onları kullanmanız gerek. Bunları yaptıktan sonra siz de bunblara bir şey ekleyebilir kendi tarzınızı bulabilirsiniz. Şiir mi yazmak istiyorsunuz. Osmanlı halk edebiyatını bilmeden, o kurallarla içini dökmeyi öğrenmeden, divan edebiyatını bilip öğrenip ona hakim bir şeyler üretmeden modern şiire adım atamazsınız. Atanlar var yazıyorlar, kitaplar çıkartıyorlar ama bunlar büyük şair diye görünürken askerde dertlenmiş gece oturmuş şiir yazmış adamın şiirinden de farkı olmuyor. Evet duygulu oluyor, okuyunca içinizde bir şeyleri buruyor ama acılarını anlatmak sanat değildir. Okunulası güzel şeylerdir fakat sanat değildir. Çok kişi Picasso resimlerini gördüğünde hele hele çizim tekniğini gördüğünde kübik resmin ne kadar kolay bir çizimi olduğunu anlar ve "ne var ben de yaparım" ya da "bunu çizmek kolay ben kübik öğrenmek istiyorum" diye aklından geçirir. Ama çoğunun bilmediği Picasso' nun kübik resme geçmeden önce zaten klasik anlamda çok iyi bir ressam olduğu ve bu konuda dahi kabul edilen isimlerden dersler ve yardımlar aldığı, onlar tarafından eğitildikten sonra kendi tarzını yani kübizmi ortaya koyduğudur. Bir başka örnek vermek gerekirse gelmiş gençmiş en iyi yönetmen kabul edilen Orson Welles' in ilk filmi olan Citizen Kane' yi yapmadan önce bir sinema eğitimi olmaması çoğu kişiye ilham kaynağı olmuştur. Fakat her ne kadar belirli bir sinema eğitimi olmasa da Orson Welles bir sinema fanatiğidir. Citizen Kane'yi çekene kadar dünyaca kabul görmüş, eleşirmenler tarafından övülen ve berbat olarak gösterilern filmlerin hepsini repliklerini ezberleyene kadar seyrederek kendi kendini eğitmesidir. Yani eğer sinema geçmişini hataları ve doğruları inceleyerek kendini eğitmeseydi Citizen Kane gibi bir sinema şaheseri ortaya çıkabilir miydi? Diğer sanatlarda olduğu gibi şiir çok zor bir sanattır. Çok okuyacak, inceleyecek bol bol yazacak, yazdıklarınızı ortaya koyup eleştiri sağlayacak öğrendikçe de kendine acımasız eleştiriler yapacaksın. Eğer o pırıltı varsa işte o zman gerçek bir şeyler çıkacaktır. Burada yetenekler görüyorum açıkcası ama kırk fırın ekmek yemeleri gerek ve kesinlikle o kırk fırını yemeliler yoksa yeteneklerine yazık. Umarım bugün burada gördüğüm şahısları bir gün best seller olmuş, 15-20 dile çevrilmiş, 30. 40. baskısını imzalarken bir kitapçıda görürüm, umarım
horacegoesskiing Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 çok güzel yazmışsın ghaldszar. Eee yaş olgunluk ve bilgelik getiriyo tabii. :)[hline]But being as this is a .44 Magnum, the most powerful handgun in the world and will blow your head clean off, you've got to ask yourself a question: do I feel lucky? Well do ya, punk?
uLrich Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 Kafiye olsa olur olmasada önemli olan verdiği duygudur ama kafiyede o şiirin lezzetini artıran pudra şekeri gibidir.Bende yazim bu kadar usta arasında ayıp ama bende ödüllü bir şairim:)) Ne kadarda çabuk geçti zaman Eller değil kalptir sevgiliye şiir yazan Seni sensiz yaşamak sürgünde geçen bir hayat Lal olur dillerim ne geçer gün nede saat İyi günde dost gerekmez kötü günler geçerken Hapiste mahkumdur kalp başkasını severken Anlarsın sevdiklerinin değeri kaybettiğin an O zaman dersin ne kadar çabuk geçti zaman Baya eski bir şiirim aklımdaydı yazdım eyvallah herkese
ghaldszar Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 said: horacegoesskiing, 13 July 2003 21:18 tarihinde demiş ki: çok güzel yazmışsın ghaldszar. Eee yaş olgunluk ve bilgelik getiriyo tabii. :)[hline]But being as this is a .44 Magnum, the most powerful handgun in the world and will blow your head clean off, you've got to ask yourself a question: do I feel lucky? Well do ya, punk? Horace ev adresini alabilir miyim? Bak sana çok güzel bir şey göndericem. *!Hemen çekmeceden küçük bir oyuncak ayı şekline sokulmuş bir C4 çıkarır ve ardından kolundaki saati de çıkararak saatin arkasındaki kapakçığı söker ve .......* [Bu mesaj ghaldszar tarafından 13 July 2003 22:46 tarihinde değiştirilmiştir]
Gimli Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 13, 2003 said: uLrich, 13 July 2003 21:50 tarihinde demiş ki: Kafiye olsa olur olmasada önemli olan verdiği duygudur ama kafiyede o şiirin lezzetini artıran pudra şekeri gibidir.Bende yazim bu kadar usta arasında ayıp ama bende ödüllü bir şairim:)) Ne kadarda çabuk geçti zaman Eller değil kalptir sevgiliye şiir yazan Seni sensiz yaşamak sürgünde geçen bir hayat Lal olur dillerim ne geçer gün nede saat İyi günde dost gerekmez kötü günler geçerken Hapiste mahkumdur kalp başkasını severken Anlarsın sevdiklerinin değeri kaybettiğin an O zaman dersin ne kadar çabuk geçti zaman Baya eski bir şiirim aklımdaydı yazdım eyvallah herkese Bu şiir gerçekten sana aitse, Ghaldazar'ın fazlasıyla katıldığım yazısındaki "pırıltı"dan, bence, sende var. Başarılarının devamını dilerim.[hline]Volfied, 04 May 2003 08:18 tarihinde demiş ki: A mug of ale, and a fine tale! Gimli yönetti
uLrich Mesaj tarihi: Temmuz 15, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 15, 2003 Gimli arkadaşım ben 18 yaşındayım ve geçen sene istanbulla ilgili şiirde 2. ödülüm var ve okullar arası bir çok daha var.Eğer nasip olursa kendimi biras daha geliştirip ustalarımı anladıktan sonra kitap çıkarmayı düşünüyorum benim hakkımkdaki görüşlerin içinde teşekürler...Bu şiirim 15 yaşındayken bir kız arkadaşıma yazdım aşağıdan yukarı okursan neslihan yazar ama ben son harfleri değiştirdim o insanı hatırlamamak için akrostik şiirlerim genelde iyi derler. Ustalarıma saygı ve sevgilierimle.....
uLrich Mesaj tarihi: Temmuz 15, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 15, 2003 Ghaldazar'ın pırıltısının ancak bende zerresi olabilir çünkü daha ben yeni yeşeriyorum o ise çevresindekilere gölge yapmaya başlamış bile....
Mad_Can Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 bence şiirde mesele yazdıklarını bir kafiyeyle uyakla bir uğraşla anlatman değil tam tersine kendini ifade edebilmendir bir şairin yazdığı şeyi sen farklı anlarsın ben farklı anlarım ama aslında onun asıl anlamını şair bilir sen ben değil çünkü orda kendi hissettiklerini yazmıştır yazarken nasıl yazdığını düşünmek kafiye ve uyak aramak işi güzelleştirmek yerine tam tersine zora sokar çünkü kafiyeyi uyağı tutturayım derken bu sefer söylemek istediklerini dile getiremezsin e ozamanda zaten çoktan yapmak istediğin şeyden uzaklaşmış olursun darklegion ikinci şiirine başlık istemişsin "Sonsuzlukta Biten" yakışır bence o şiire[hline]Maximilian Stonefist; Kötülüğe karşı ne paladinler gibi zırhına ve tanrısına,ne dwarflar gibi baltaya nede büyücüler gibi büyüsüne ihtiyacı var onun o kötülüğü yumrukları ile def etmeye alışık olan biri ve şimdi lanetlenmişleri def etmek üzere yeniden yola çıktı. Saklanacak bir yerler bulsanız çok iyi olur!!!
kermit Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 olur[hline] Bildiğim tek şey varsa, o da hiçbir şey bilmediğimdir. Socrates
Mad_Can Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 kafiyesiz şiir demişken bendede bi tane olacaktı dur bak buraya da koyayım benm şiiirim hakkımdada yorum yapın severim ben eleştirilmeyi - Yaşam dediğim - Nedir aslında yaşam dediğim Sadece geçen vakit değil mi? Değerlendirmekken şansım Boş çırpınışlarla geçirdiğim günler değil mi? Değil mi aslında sadece geçen yıllar Yoksa asırlar mı demeli? Kim bilebilir ki ne kadar süreceğini Kimin elinde gidişatı durdurmak Tabiki yine kendimin Neden mi kendime kızıyorum Çünkü elimde olanı değerlendiremiyorum Düşünemiyorum ilerisini belkide geçmişi Yokluk içinde varlık çırpınışları değil mi bunlar Hangisine daha çok değer vermeli diye düşünürken Yitirdiğim ömür değil mi yaşam Yaşam sadece laftan ibaret değil mi? uck 18.02.2003[hline]Maximilian Stonefist; Kötülüğe karşı ne paladinler gibi zırhına ve tanrısına,ne dwarflar gibi baltaya nede büyücüler gibi büyüsüne ihtiyacı var onun o kötülüğü yumrukları ile def etmeye alışık olan biri ve şimdi lanetlenmişleri def etmek üzere yeniden yola çıktı. Saklanacak bir yerler bulsanız çok iyi olur!!!
Mad_Can Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 mesela bak bu şiirin birde şarkı sözü haline getirilmiş hali var ikisini karşılaştır aradaki farkı gör anlattıklarımın çoğu zorunlu olarak başka kelimelere döküldü: -Yaşam dediğim- Yaşam nedir aslında Sadece laftan ibaret (UZAT) Kimin elinde buna dur demek Tabiki yine benim Tabiki yine kendimin (UZAT) Ne ilerisi var ne de geçmişi Boş çırpınışlarım bunlar Ben vazgeçtim bu yolculuktan Ben vazgeçtim bu yolculuktan (UZAT) Kayboluyorum kendi yokluğumda Kayboluyorum kendi yokluğumda (UZAT + BAĞLA) yokluğumda... Nedir aslında yaşam dediğim Yaşam boşa geçen ömrüm değil mi (UZAT) Değil mi geçen yıllar Değil mi sadece geçen yıllar Yaşam nedir aslında Sadece boş laflardan ibaret (UZAT) Nedir aslında yaşam Sadece boş laf boş laf...[hline]Maximilian Stonefist; Kötülüğe karşı ne paladinler gibi zırhına ve tanrısına,ne dwarflar gibi baltaya nede büyücüler gibi büyüsüne ihtiyacı var onun o kötülüğü yumrukları ile def etmeye alışık olan biri ve şimdi lanetlenmişleri def etmek üzere yeniden yola çıktı. Saklanacak bir yerler bulsanız çok iyi olur!!!
Mad_Can Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 Mesaj tarihi: Temmuz 17, 2003 bak 2.şiirde şarkı halinde akorlara uysun tam otursun diye yaptığım değişiklikler şiiri kötü bi yerlere sürüklemiş yok sürüklememiş dersen yalan olur çünkü ben yazdım ben biliyorum derim bende sana o zaman yani mesele kafiye uyak falan değil anlatmak istediğini dile getirebilmektir[hline]Maximilian Stonefist; Kötülüğe karşı ne paladinler gibi zırhına ve tanrısına,ne dwarflar gibi baltaya nede büyücüler gibi büyüsüne ihtiyacı var onun o kötülüğü yumrukları ile def etmeye alışık olan biri ve şimdi lanetlenmişleri def etmek üzere yeniden yola çıktı. Saklanacak bir yerler bulsanız çok iyi olur!!!
Öne çıkan mesajlar