dasaaa Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 said: Avrupa'da gördüğüm örneklerde derse hakkaten gitmek gerekiyor anlamak için. Çünkü hocalar ezberden ziyade sebep-sonuç kastırmaları, case study yorumlamaları falan soruyorlar. onun için diyorum ya bana sağlamders programı ile gelin. tüm bunlar derslerin kofluğundan kaynaklanıyor. bazı dersler var. süresini kısaltsan bana mısın demez. haftada atıyorum 4saat mi ders. 2saat yapsan dokunmaz. bazı konular var nasıl zorunlu değil çözemiyorsun okurken. "bu seçmeli mi olur yahu!!" diye çıldırıyorsun.. ders programları vs tırt bizde. çözümü;yoklama alıyoruz. zorunlu!
roket adam Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 "üniversite iki yönlü işliyen bir sistem, nasıl size öğrenim imkanı sağlıyorsa üniversite karşılığında sizde üniversiteye prestij kazandırıyosunuz. belli bir standartın altına düşmek istemiycektir üniversite. haklı bi talep bu bence." standardın altına yoklamayla düşülüyor zaten. işi gücü olmayan ders dinlemek istemeyen milyon tane tip gelip takılıyor sınıfta konuşuyor, ders kalitesi diye bi olay yok.
GEd Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 "roket adam" said: Burada Türk eğitim sistemiyle Avrupa eğitim sisteminin farklılığının da getirdiği bir takım durumlar var. Bizde "gitmesen de geçebileceğin" bir sürü ders varken (mühendislikte bile) Avrupa'da gördüğüm örneklerde derse hakkaten gitmek gerekiyor anlamak için. Çünkü hocalar ezberden ziyade sebep-sonuç kastırmaları, case study yorumlamaları falan soruyorlar. Yanlışın var^^ Ama neden diye sorma :)
GEd Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Anlatması uzun, yaşadım diyelim ^^ Kısaca : Öyle bir sistemleri varki derste olan herşey bir kaç enstitü dışında elinin altında oluyor. İstediğin zaman anlamadığın birşey olursa git bir asistanın kapısına dayan, profesöre dayan anlatır sana. Burda anadilde üni eğitimine karşı olanlar vardı mesela, buna örnek yine Almanya'da her konuda kendi dilinde kaynak bulabileceğin için yine o konuda kendin bile bazı şeyleri bulabiliyorsun. Falan filan uzar ama :) Tabi kişiyede bakar biraz bu konu. 3 tip ders vardı mesela bizde Profun anlattığı dersler (500 kişi anfi) O derse ait asistanın yaptığı übung (500 kişi) ve yine o derse ait üst dönemlerden bir öğrencinin anlattığı tutor adı verilen dersler ( 20 kişi) Genelde en verimliler 20 kişilikte anlaşılırdı.
dasaaa Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 alamanya acı vatan eğitim, ilim-irfan yuvası
PrudenT Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 bu topic garbıç standartlarından çok yukarda taşınsın bence. bu arada almanca hazırlık öğrencisiyim toplamda iki derse girdim diyerek konuyla ilgili bi şey de söylemiş olayım
LucifeL Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 üniversitede olursa olsun devam zorunluluğu,ama iş yerinde olmasın yahu.
roket adam Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Avrupa üniversitelerinde çalışan profesörlerin aşırı mütevazi olmasını da anlayamamıştım ilk geldiğimde. Havaalanından almaya geldi bizi danışman profesör, adamı görsen prof demezsin. Odasına gidiyorum, böyle normal bi masa, her yerde kitap. Dekan desen öyle, koskoca fakültenin dekanının odası o kadar normal ki. Bizim üniversitenin dekanının odasına 2 aşamada giriliyor, önce asistanının kapısını çalıyorsun, sonra asistan hocayla acil görüşme gereklilik oranını tespit ediyor, belli bir şeyin üstündeyse profun kapısını çalıyor, sonra prof izin veriyor, giriyorsun, adamın tahtı var böyle. hani türk filmlerindeki patronlar olur ya, masa, deri koltuklar, arkada deri tablo gibi o saçma şey falan. bi buna çok alışamamıştım. kocaeli üniversitesinde bizzat bir hocanın yanına gidip soru sormuşluğum çok seyrektir. adamlar allah gibi, yüksek lisansı yeni bitirmiş tipler bile allah mertebesine ulaşıyor, öğrencileri sallamamaya başlıyor falan, böyle bi tripler, bi artistlikler. hocanın odasına gidip o masaya oturdun mu "kendini ufak hissediyorsun", ben burada tam tersini gördüm, hocalar tarafından adam yerine koyulmak güzel bir şey.
NolaxThensbane Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 O dediğin hocasına göre değişen birşey kendi üniversitemde dediğin gibi kendine taht yaptırmışıda var odasının onunden gecerken kapısını tıklatıp hocam naber ehehe diyenimde var hatta kendisiyle finaller bitince ıslatmaya gidecez.
SeaGle Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 Mesaj tarihi: Aralık 30, 2010 O hocasına göre değişen birşey ya evet, Genelde hayatta tutunacağı tek dalı akademik ünvanı olan tipler onu yapıyor. Yoksa bizim ünide ne hocalar var, odasına git soru sor konu tartış vs vs. Asistanlarımız da genel olarak öyleler mesela, değişirlerse bilemem. Ama bazısı var tam bir öküz, bir tauren. Resmen kütük.
Öne çıkan mesajlar