b1vRiP Mesaj tarihi: Ocak 21, 2009 Konuyu açan Mesaj tarihi: Ocak 21, 2009 easy ye dur dedik :) ama bu fikir şimdi iyice hoşuma gitti ya ben bunun bir taslağını çıkarıp atiyim buraya. peki bişi sorcam buraya.ph konusunda şöle bir şey düşündüm fikriniz. ph ın şu hali ile test ettim biraz. craftlar için biraz zor.combat için ortalama olmuş. craft biraz arttırılıp 100 den sonra zorlaştırılabilir. ama bi yandan da bi kaç sunucuda inceledim. istanbul uo die bi server vardı ph hep %5 ti. 100-150 oyuncu vardı detayını bilmiorum sunucunun. aynı şekilde kd tekrar açıldığında da tai,bs,tame,poi %10 du. sanırım sayıya aldanmamak lazım oynıyınca oluo :D
Raincloud Mesaj tarihi: Ocak 21, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 21, 2009 Kd-Aos de tame kolaydı sanki ya. Ben 2 3 saatte dummyde gmlemiştim snrm: :S Ph çok olsa da önemli degil stackable macro bozuyor işi ehah.
Black-ice Mesaj tarihi: Ocak 22, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 22, 2009 istanbulda oynuyorduk biz de ama benim demek istediğim runuo piyasası ha böle ha öyle gidiyo zaten esas yozlaşmanın kralı sphere serverlarında.
BullDoG Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 ne durumda biz ancalaganla uogamerda basladık ama böyle kendi fikirlerini belirtikleri icin banlanmıslar sogudum ancalganla oynuyoduk burası acılsın bekliyoruz acında oynıyalım =)
Raincloud Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 BullDoG said: ne durumda biz ancalaganla uogamerda basladık ama böyle kendi fikirlerini belirtikleri icin banlanmıslar sogudum ancalganla oynuyoduk burası acılsın bekliyoruz acında oynıyalım =) Olayı ömden anlatırmısın merak ettim bende bide oyundakı char isimleri pls =)
DoruK Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Luriel said: evet runuoda skill kasmayı zor yaparsanız oynamanın bir anlamı kalmaz zaten actiona çıkman aylar alıyo. ayrıca sphere diyen arkadaşlar bi çift sözüm var sphere kadar kötü bir sistem yoktur. sphereda tek class vardır o da magedir denge denen bişey yoktur. warrior oynamak isteyen adam napacak oyunun zevki bu mudur sadece mage pvpsimidir. ha nebuladan sonra sphere değiştiyse bilemicem tabide zannetmiyorum pek.kendin oynayamadığın için diğer classları karalama. nebulada gayet sağlam oynayabiliyordu düzgün fenc ve sw char ile.
Luriel Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 tabi eminim. çıplak mage reactive prot atıodu. kediye polymorph olup koşarak fs atıodu. çok bilmiş konusmayın sananeden beri uo oynayan bi insanım.senden iyi oynadıgımada eminim.
Luriel Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 hatta nebulanın ilk bi kaç ayında tüm warriorların cantasında fs scroll ve explosion poiton vardı kimse combata girmezdi kılıçla, fs scrol basıp exp potion atarlardı.
ZaugnaKhaldun Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Şu saatten sonra düşük ph seviyesi = lose. 7-8 senedir ultima oynayan, artık hevesini de almış insanların düşük phta, ve kusura bakmayın ama sadece "kapanmayacağız, bize inanın" sözüne güverenek servera doluşacağına inanmıyorum. 30 elit kişiyle oynamak sizi tatmin ediyorsa bilemem, beni etmiyor.
b1vRiP Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Konuyu açan Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 evet arkadaşlar bir çok yazıldı çizildi burda teşekkür ediyorum hepinize. yakında sunucunun sitesi aktif olcak ordan daha rahat konuşuruz paticiği de yeterince kirlettik kusra bakmayın :) güzel oldu burda konuşmak bu ph olayını tamamen görmüş olduk böylece asıl konu ph mış :) o yüzden bazı kararlar aldık. Skill Gain - ph seviyesi olarak değil de yaptığımız testlerle saat olarak vericem ph değerlerini. sunucuda unattende macro ve triple-client yasak olduğundan biraz daha arttırmayı doğru bulduk.insanlar bir çok bs ve tai karakter kasacağı için o değerleri arttırdık mining,blacksmith,tailor,poisoning için 50'den 100'e kadar ortalama olarak 15 saatte getiriliyor.yani saatte ortalama 3-3,5 skill geliyor. 100'den sonra biraz daha zor.100'den 120'ye 10 saatte getirilebiliyor. bu da saatte ortalama 2 skill oluyor. günde 5 saat oynasanız üç günde oluyor 100 inscription,tinkering,carpenter gibi diğer craft skilleri için 50'den 100'e kadar ortalama 25 saatte geliyor.bu skiller tai ve bs gibi değerli olmadığı için ve bod olmadığından herkese 1 tane yettiği için böyle bir değer belirledik. günde 5 saat oynasanız 5 günde tamamlarsınız taming taming için ortalama saat söylemek zor ama 3-4 günde falan kasabilirsiniz tamerınızı. diğer bütün skiller için de ortalama olarak bi 20 saat falan oluyor. günde 5 saat oynasanız 4 günde tamamlanır. diğer bazı kararlar. -serverda sadece felucca açık olacak. ve sadece minor artifact çıkarılabilecek.paragonlar felucca zindanlarından çıkıyor. -nm,uni ye falan lore skilli olmayanlar binemiyor.binip bonded edip düşürseniz de olmuyor. -shire lar geri döndü hoş bir sistem ile yaptık.herkes kullanabilcek. -bu rare spawnlar tamerlar için bol bol bulunacak.
Hergonan Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Custom olaylar olacak mi? Mesela ilginc questler falan?
Raincloud Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Yalnız Bivrip bence bunu beğenmezler insanlar için bu bile düşük ph hemde çok =)
DoruK Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Luriel said: tabi eminim. çıplak mage reactive prot atıodu. kediye polymorph olup koşarak fs atıodu. çok bilmiş konusmayın sananeden beri uo oynayan bi insanım.senden iyi oynadıgımada eminim.eh be çocuğum sen beni gördün mü bildin mi hiç konuşuyorsun böyle yaşı küçük aklı daha küçükler gibi. aferin sana "ben 20 senelik oyuncuyum" diyenlerden biriydin sanırım. madalya falan verelim sana.
Holy Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Raincloud said: Yalnız Bivrip bence bunu beğenmezler insanlar için bu bile düşük ph hemde çok =)yok yahu gayet güzel olmuş bence.
b1vRiP Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Konuyu açan Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 aslında normalde bu kadar yüksek tutmama taraftarıydım ben.. ama unat. macro yasak olduğundan, maks 2 client açıldığından ve easyuo da kullanılamadığından serverda böylesi mantıklı oldu hakkatten. kalite olcak diye de işkence çektirmenin mantığı yok.
Luriel Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 DoruK said: Luriel said: tabi eminim. çıplak mage reactive prot atıodu. kediye polymorph olup koşarak fs atıodu. çok bilmiş konusmayın sananeden beri uo oynayan bi insanım.senden iyi oynadıgımada eminim.eh be çocuğum sen beni gördün mü bildin mi hiç konuşuyorsun böyle yaşı küçük aklı daha küçükler gibi. aferin sana "ben 20 senelik oyuncuyum" diyenlerden biriydin sanırım. madalya falan verelim sana. g.t olunca anca böyle cevap attın sanırım. başarılar.
Raincloud Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Holy said: Raincloud said: Yalnız Bivrip bence bunu beğenmezler insanlar için bu bile düşük ph hemde çok =)yok yahu gayet güzel olmuş bence. Yok bence de gayet güzel ama ne bileyim ph 50 diyince ögk biz 80 senedir uo oynuyoruz kurtuluş savaşına cagırdılar şamp var diye gitmedik diyen arkadaşlarım var o yüzden soyledim bence de güzel aslında
Raincloud Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Holy said: Raincloud said: Yalnız Bivrip bence bunu beğenmezler insanlar için bu bile düşük ph hemde çok =)yok yahu gayet güzel olmuş bence. Yok bence de gayet güzel ama ne bileyim ph 50 diyince ögk biz 80 senedir uo oynuyoruz kurtuluş savaşına cagırdılar şamp var diye gitmedik diyen arkadaşlarım var o yüzden soyledim bence de güzel aslında
Raincloud Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Holy said: Raincloud said: Yalnız Bivrip bence bunu beğenmezler insanlar için bu bile düşük ph hemde çok =)yok yahu gayet güzel olmuş bence. Yok bence de gayet güzel ama ne bileyim ph 50 diyince ögk biz 80 senedir uo oynuyoruz kurtuluş savaşına cagırdılar şamp var diye gitmedik diyen arkadaşlarım var o yüzden soyledim bence de güzel aslında
Dartanian Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Bence skill gain 80+ player olursa güzel..
b1vRiP Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Konuyu açan Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 ya yine cıvımışsınız teşekkürler..ph falan değil budur bence asıl sorun da neyse. bu arada konu buraya da gelmişken söyliyim.en ufak küfür-hakaret ban'a kadar giden ciddi bir ceza ile sonuçlancak öyle squelch ti falan yok.çatır çatır hapis yatarsınız :D ya ben de 80 senedir uo oynuyorum diyebilirim sanırım o haddi buluyorum kendimde :) he öle king pvp falan bana göre değil zaten ama uo da belli değerler ve dengeler var bunu da bence ph belirlio.. mesela bu küfür konusunda ph lı bi serverda adamı banlasınız çok koymaz 1 günde eski haline gelir.ama emek varsa tırsar insanlar. servera son cilalar atılıo..bi çok şey kapandı (doom,tokno arti falan) yavaş yavaş oyuncularla gelişçek server hatta bir kaç ay sonrası için malas açılacakken oynanacak eventleri okudum az önce tadından yenmio.staffı bırakmıyorum o yüzden oynıyamıcam :( görevim de eventlerde bazı karakterleri canlandırmak...ve forum mod. yakında başlarız inşallah.
Raincloud Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 =) Malasa safe zone olmasın bari de insanlar malası mesken edinmesin =) Britainde insancıklar olsun eheh
b1vRiP Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 Konuyu açan Mesaj tarihi: Ocak 25, 2009 malas için çok korkunç bi plan var.. zaten o planın temelleri kodlanıyo şu an.biraz da ondan zaman kaybedioruz... serverda safe zone die bişi olmıcak zaten. malas çok güzel olcak çok :D bu arada hep pvp-pvm-craft için hafif bilgi verdik bu da bnm gibi uo RPG'dir diyenlere hediyemiz.. Tarihçe ANTİK ÇAĞ : Antik Çağ, Sosaria tarihinden bir kaç bin yıl öncesine dayanır. Oldukça gelişmiş bir insanlık tarihidir. Antik insanlar büyüde ve teknolojide akıl almaz bir boyuta ulaşmıştır. Öyle ki bu insanlardan bir kaçı tanrı olarak kabul edilir. Çünkü şu anda yeryüzünde bulunan bir çok şeyi onlar oluşturmuştur. Antik Çağ’da Mondain adında güçlü bir büyücü bulunmaktadır. Büyüyü ilk kez kullanmaya başlayan Mondain ölümsüzlüğün sırrını bulmuştur. Vücudunu dünyadan koparıp Büyü Ağı’na hapsetmiştir. Tek amacı bu büyü ağını araştırmak olan Mondain kaynakları tükenirken insanlığa saldırmıştır. Yeryüzündeki yaratıkları bizzat Mondain oluşturmuştur. Antik Çağ’dan günümüz tarihine kalan çok az sayıda miras bulunmaktadır. Antik insanlar Mondain ile yıllarca savaşmış sonunda da kazanmışlardır. Mondain’in vücudu tamamen yok edilerek ruhu da yüzlerce parçaya bölünmüş ve düşünselliği de büyü ağının içine sonsuz bir ızdıraba hapsedilmiştir. Daha sonra antik insanlara ne olduğu bilinmemekle beraber, bir anda ortadan kaybolan klanların, şehirlerin ve krallıkların olduğu bilinmekte. Üstünden geçen bin yıllarrda antik çağın kalıntıları bizim tarihimizle kaynaşmış ve neredeyse sıfırdan bir tarih başlatmıştır. BAŞLANGIÇ: Sosaria tarihi insanların ilk defa büyü yapması ile başlar. Şu anda Magincia şehrinin bulunduğu yerde Koorrell adı verilen bir klan keşiş, büyünün sırrını ejderhalardan çalar ve rünik alfabeyi yazarlar. Güç Kelimeleri adı verilen dili oluşturarak büyüyü yönetmeyi öğrenirler. Yüzyıllar boyunca bu dil Koorrell kabilesinde nesilden nesile aktarılarak geliştirilir ve tarihin başlangacından tam olarak 376 yıl sonra dil tamamlanır ve şu anda bildiğimiz 64 büyülük ilk büyü kitabı yazılır. Ancak insanoğlunun her kesiminde olduğu gibi Koorrell’in de içinde kötülüğün yoluna sapmış insanlar bulunmaktadır. Bu insanlar kendilerine Doll adını vererek kitabın bir kopyası ile kaçarlar ve Sosaria’nın bilinmeyen bir yerine yerleşirler. Sosaria üzerinde bulunan onlarca klan bu büyü kitabı için Koorrell’e saldırır. Bu saldırılara dayanmak için Koorrell kabilesi Magincia adlı şehri kurar. Güçlü büyüler ile korunan şehre girmek düşman klanlar için imkansız hale gelirken Doll kabilesi bu klanların bir kaçını kendi çatısında birleştirerek Koorrell ile savaşmaya başlar. Koorrell kabilesi dost olduğu klanlarla hızlı ulaşım için kalıcı olarak bazı boyut kapıları oluşturur. Bu boyut kapıları ile bir şehirden başka bir şehre gitmek bir kaç salise içinde gerçekleştirilebilmektedir. Bu boyut kapılarını oluştururken Sosaria üzerinde çok nadir rastlanan bir maden olan Bloodrock’ı kullanırlar ve ilk Aytaşı’nı yaparlar. Aytaşı sayesinde bu boyut kapılarından başka düzlemde bulunan dünyalara ve boyutlara ulaşmayı başarırlar. Aytaşı yardımı ile Malas, Ilshenar ve Tokuno adında üç yeni boyut daha keşfederler ancak süren savaş nedeniyle buralara ulaşım yasaklanır. 412 yılında Doll’un korkunç bir saldırısı ile Magincia şehri yok edilir ve Koorrell, Ilshenar adındaki farklı bir boyuta kaçarak Ilshenar’a girişi kapatır. Bunun üzerinde Doll’dan bir bölüm de Malas’a göçerek geldikleri boyuta Felucca adını verirler. 420 yılında Malas’a göçen Doll grubunda bir iç savaş başlar. Malas’ın kendine has mistiziminde Doll’lar Güç Kelimeleri’ni değiştirerek Necromancy ve Chivalry büyü sanatlarını yaratır ve kendi içlerinde savaşmaya başlar. Savaş kısa sürede Felucca’ya da sıçrar ve bu büyü sanatları da Felucca’ya kazandırılır. 435 yılında Ilshenar’a göçen Koorrell’ler geri gelir ve bu savaştan yararlanarak Doll’u büyük bir bozguna uğratır. Bu sırada bütün bu savaşlardan uzak duran Aslek kabilesi şimdilerde Minoc’un bulunduğu yere gelerek Aslekton şehrini kurarlar. Aslek kabilesi Lord Anemon adında korkunç bir tiran tarafından yönetilmektedir. Tek amaçları daha fazla zenginlik ve güç olan bu barbar krallığı Doll’dan ayrılan bir grubu bünyesine katarak Tokuno adalarına ulaşır ve oradaki soylu samuraylar ile savaşmaya başlar. 460 yılında Koorrell Aslek’e sığınmış olanlar hariç bütün Doll kabilesini bozguna uğratır. Hayatta kalan Doll Lordları tekrar Malas’a kaçarlar ve kaçarlarken Aytaşı’nı da parçalarlar. Aytaşı’nın parçalanması Sosaria üzerindeki bütün Bloodrock damarlarının kuruması ile sonuçlanır. Bundan sonra bir daha asla Sosaria yüzeyinden Bloodrock çıkarılamamıştır. Aytaşı’nın parçalanması ile Koorrell bir daha Ilshenar’a dönemez ve Malas ile Ilshenar sonsuza kadar ulaşıma kapalı bir hale gelir. Koorrell’den büyük bir kaç Lord, Ilshenar’da mahsur kalmıştır. Bloodrock madenlerinin kuruması ile Gargoyle ırkı yer altındaki şehirlerinden çıkarak Aslek kabilesi ile görüşmeye gider. Zaten az çıkarılan bu madenin tamamen yok edilmesini insanların suçu olarak gösterip Aslek’e saldırmaya başlarlar. Aslek, Koorrell ile bir ittifak kurarak gargoyle’lar ile savaşmaya başlarlar. Ancak savaştıkları gargoyle’lar Gorgoron adında dönek bir generalin yönettiği bir ordudur. Gerçek gargoyle kralı savaşa müdahale eder ancak süren savaşta gargoyle yurdu Stygian’a bütün giriş kapanır ve gargoyle’lar da sonsuz bir sürgüne mahkum kalır. Koorrell Lord Anemon’un tiranlığını reddederek Aslek’ten ayrılır. Ancak Anemon bütün Koorrell’i yok eder ya da bünyesine katar. Tek güç olarak bütün büyüye de hükmeden Lord Anemon tüm gücünü Tokuno adalarındaki düşmanına yönelterek korkunç savaşını sürdürür. Ve 500 yılında Lord Anemon ölürken Aslek Krallığı’nı kurar. ASLEK KRALLIĞI 500 yılında kurulan Aslek Krallığı, Sosaria’nın oldukça büyük bir yüzeyinde hakimiyetini kurar. Lord Anemon’un ölmesiyle krallık Lord Shokar’a geçer. Shokar kendi krallığı hariç bütün Sosaria halkını köle olarak çalıştırmaya başlar ve kendi çıkarları için kullanır. Amacı çok daha güçlenip Tokuno ile olan savaşında öne geçmektir. Ancak samuraylar oldukça güçlü ve cesur savaşçılardır. Tokuno İmparatoru Lord Yu bütün adalarda tam bir hakimiyet sağlayarak Shokar ile savaşını sürdürür. Shokar ise Sosaria halkını savaş çetinleştikçe daha çok zorbalık ve zalimlikle yönetmeye başlar. Eli tutan herkesi madenlere veya silah ve zırh yapımı için çalışmaya zorlar. Aslek’in zorbalığına daha fazla dayanamayan bir grup Paladin gemi ile kaçarak küçük bir adaya yerleşir ve orada Aslek’e karşı bir darbe oluşturmak için gelişmeye başlar. 512 yılında Lord Yu, Felucca’ya büyük bir sefer düzenler. Kendi açtığı boyut kapısı ile Aslek Krallığı’nın surlarına dayanır. 10 yıl süren bu savaşla beraber Aslek Krallığı dışarıyla olan bütün bağlarını yitirmek üzereyken savaşı kazanır ve Lord Yu’nun bütün gücünü Tokuno’ya geri sürer. Bunu büyük bir fırsat olarak bilen Lord Shokar tüm gücü ile Tokuno’ya sefer düzenler. Bu sırada kaçak Paladinler 10 yıl süren savaş ile güçlenmiş, büyümüş ve Aslek ile bağı kopan köyleri kendi bünyerlerine katmıştır. Ancak halen Aslek Krallığı bir çok şehri kontrol etmektedir. Tokuno Seferi’nden 6 sene sonra bir anda Tokuno’ya olan bağlantı kesilir ve Tokuno da Malas ve Ilshenar gibi ulaşılması imkansız bir boyut haline gelir. Aslek Krallığı geride kalan Kraliyet Meclisi ile yönetilmeye başlanır. Koca bir tiranlar topluluğu olan bu grup kendi aralarında bir savaşa sürüklenirler. Uzun yıllar süren bu savaş sonucunda 535 yılında savaşı durdururlar ve yeni bir amaç belirlerler. Amaçları yeni bir Aytaşı yapıp Tokuno’ya gitmek ve Shokar’ı geri getirmektir. Bu yüzden Sosaria’da kalan bütün Bloodrock’ları toplatırlar ve bir aytaşı yapmaya çalışırlar. Ancak deney başarısız olur ve Sosaria üzerinde kalan son bloodrock taneleri de heba olur. Bunun üzerine tekrar savaşmaya başlayan konsey üyeleri şehirleri ayırır ve Aslek Krallığı’nı bitirirler. Bunu fırsat bilen Paladin’ler de savaşa katılırlar. Bu Paladin’ler kendilerine Brittanian adını verirler. BİRİNCİ BUNALIM 537 yılında başlayan bu dev savaş dünyanın bütün kaynaklarını tüketmeye ve harcamaya başlar. Kontrolsüz olarak savaşan Aslek Lordları ile Brittanian’lar dünyayı kıtlığa sürüklerler. Açlık ve hastalık tüm Felucca’ya yayılır. Madenler çalıştırılamaz, nüfus korkunç bir gerilemeye sürüklenir. Askerler dışında normal halk hiçe sayılarak savaş devam eder. Yiyecek sıkıntısı çekilirken Aslek Lordları bütün halkı köleliştirmeye devam ederken Brittanian’lar şimdilerde Trinsic’in bulunduğu bölgede Trin-Tos adı altında bir şehir kurarlar ve savaşı bitirmek için Aslek Lord’ları ile masaya otururlar. Aslek Lord’larından bir kaçı savaşın durmasını kabul eder. Öncelikli amaçlarının hastalığı ve kıtlığı durdurmak olduğuna karar verirler. Ancak güçlü bir Aslek Lordu olan Lord Delemon savaşın devamını isteyerek toplantıda bir çatışma çıkarır. Bir çok Aslek Lord’u katledilir ve Delemon Trin-Tos’un yönetimini ele geçirir. Savaşın uzak olduğu bu tek şehirde hastalığın çaresini bularak diğer bütün Sosaria’dan kapalı bir hale gelir. Aslek Lord’ları tekrar kendi içlerinde savaşmaya başlar. 554 yılında Lord Delemon ölür ve yerine geçen Lord Zep tekrar savaşa dahil olur. Bunalımdan uzak tek şehir Trin-Tos kaosun merkezi haline gelir ve isyana başlayan Trin-Tos halkı Lord Zep’i öldürerek Brittanian’lara bağlılık yemini ederler. Trin-Tos’ta toplanan Brittannian’lar geri kalan bütün Aslek Lord’larını yok ederek bütün Felucca diyarını içeren bir bildiri yayınlayarak bütün dünyayı tek bir krallık altında toplarlar. 558 yılında tek güç olan Birttania Krallığı doğar. BRITTANIA KRALLIĞI Brittania Krallığı, Sosaria’yı girdiği bunalımdan çıkarmak için bütün diyarı tek bir çatı altında Kral Lord Arthur krallığında kurulur. Öncelikle büyüye bir düzen getirilir. Daha sonra Krallık bütün toprakları yönetmek için büyük şehirler ve şehir valilikleri kurar. Krallığın başkenti Britain olarak belirlenir ve güçlü hükümler ile valilikler Britain’e bağlanır. 590 yılında Lord Arthur ölüp yerine Lord Ronald geçtiğinde bütün krallığa tekrar huzur ve barış gelmiştir. Lord Ronald güçlü bir ekonomi kurarak krallığı inanılmaz bir refah seviyesine getirir. Daha önce toprakların görmediği büyük bir altın çağ başlar. Kısa sürede refaha alışan halk ve aristokratlar herşeyi bırakıp kendilerini dünyevi zevklere adarlar. Sokaklar sarhoş insanlarla dolar. Savaşacak düşman bulunmadığından savaşçılar orduyu terk eder. Büyücüler büyü güçlerinden vaz geçme pahasına Güç Kelimeleri’ni araştırmayı bırakır. Onyıllar süren bu devir sonunda insanlık hızla bütün kaynaklarını tüketmeye başlar. Azalan kaynaklar nedeniyle güçlü ve şişman Lord’lar parayla toprak satın alarak halkı köleliğe yöneltir. Uzun süredir tembel kalan halk bu duruma karşı çıkar. Şehir valilikleri kapılarını bu tür olaylara kapar ve şehirlerin dışındaki herşeye göz yummaya başlarlar. Lord Ronald 621 yılında bir hastalıktan dolayı ölür. Yerine geçecek oğlu olmadığından valilikler tartışmaya başlar. Bu sırada şehirlerin duvarları dışında güçlenen derebeyleri de krallıkta kendi haklarını isterler. Savaş çıkmak üzereyken Lord Arthur’un yeğeni Lord Leonard krallığın başına geçer. Lord Leonard’ı tanımayan ve kaynak sıkıntısı çeken derebeyleri valiliklere saldırmaya başlar. Bir kaç yıl süren çatışmalar sonucunda Lord Leonard tekrar Krallık Ordusu’nu kurar ve derebeylerine saldırır. Derebeyleri geçen yıllarda bütün ülkenin üretimini ele geçirmiş ve insanları çok daha fazla köleleştirmiştir. Derebeylerinin üretimi durdurması üzerine kıtlık tekrar baş gösterir. Köleler Lord Leonard’ın önderliğinde isyana kalkar ve derebeylikleri iç savaşa sürüklenir. Ancak bu olay üretimi ve kaynakları tamamen yok eder. Sosaria bir kez daha kıtlıkla mücadele etmek zorunda kalır. İKİNCİ BUNALIM 643 yılında İkinci Bunalım devri başlar. Kölelerin derebeyleri ile olan mücadelesi valilikleri de karşı karşıya getirir. Lord Leonard bilinmeyen bir güç tarafından zehirlenir ve amansız bir hastalığa yakalanır. Başıboş kalan valilikler derebeylerine saldırır. Ancak derebeyleri bulunan stoklarını bir güç unsuru olarak kullanarak bir kaç valiyi yanına çekerek isyancılara saldırır. Derebeylerin başı Lady Phenil tüm derebeylerini tek bir çatı altında toplayacak bir önerge sunar. Bu önergeye göre derebeyleri oluşturacakları bir meclis ile tek bir krallık haline gelecek ve köleleri bastırarak eski üretim seviyesine ulaşacaktır. Ayrıca yanlarında bulunan valiler şehirlerini derebeylerine teslim edecek ve meclise katılacaktır. Önerge kabul edilir. Ancak meclis asla kurulamaz. Çünkü bazı derebeyleri eski ihtişamlı günlerine geri dönmek ister ve kölelerine çağrıda bulunarak barış içinde bir halk olmaya davet eder. Köleler özgürlüğe bu kadar yaklaşmışken bunu kabul etmez ve savaşa devam ederler. Lady Phenil bu baş kaldıran derebeylerine tekrar saldırır. Savaş bütün krallıkta yoğunlaşırken Lord Leonard hastalıktan kurtulur ve savaşa katılır. Amacı köleler ile birlikte derebeylerini ve isyankar valileri ortadan kaldırmak, bir kez daha merkezi yönetimi ele almaktır. Ancak başarısız olur. Ayrılıkçı valiler birleşerek derebeylerini yok ederler. Ancak bu olay tam bir katliam ile sonuçlanır. Barışçıl derebeyleri de savaşta katledilmiş, silah bırakan ordular bile yok edilmiştir. Leonard bu katliama karşı kayıtsız kalamaz ve ayrılıkçılara savaş ilan eder. Özgür kalan köleler Brittannia’ya sığınır. Ancak bir kaçı tekrar bir krallığın hükmüne girmekten hoşlanmaz ve bir lonca kurarak savaşa katılır. Bu savaşlar sırasında Lord Leonard vefat eder. Yerine Lord Hegman geçer. 687 yılında Ayrılıkçılar yenilir ve savaş biter. Ancak nüfusun yarısı bu savaşlarda ve kıtlıkta yok olmuş, kalanları da bitap düşmüştür. Özgürlük isteyen köleler Lord Hegman’ın önderliğinde birleşir ve yüzyıl boyunca Brittania, İkinci Bunalım’ın yaralarını sarmak ile uğraşır. 710 yılında Lord Hegman vefat eder. Yerine oğlu Lord Ophius geçer. 720 yılında Brittania Konsey’leri kurulur. Dört konsey ülkeyi monarşi ile yönetmeye başlar. Büyücüler, Zanaatkarlar, Aslanlar Meclisi ve Valilikler 742 yılında Aslanlar Meclisi Lord Ophius’u öldürerek başa korkunç bir tiran olan ve Aslek soyundan gelen Lord Seker’i başa geçirirler. 746 yılında diğer konseyler Aslanlar Meclisi’ni fesheder ve Ophius’un oğlu Lord Mikhail kral olur. 792 yılında Lord Mikhail ölür ve yerine Cesur Lord British geçer. RÖNESANS Genç bir kral olan Lord British geçmişi çok dikkatli inceleyerek, atalarının hatalarından ders alır ve rönesans devrini başlatır. Rönesans devrinde bilim,sanat ve ekonomi korkunç bir yükselişe geçer. Ancak piyasaları kontrol eden Lord British insanları tekrar yıkıca sonsuz huzura sürükletmez. Yönetimde olan bütün konseyleri fesheder ve herşeye sıfırdan başlayacağını belirtir. Bu devirde bilimde ve sanatta inanılmaz gelişmeler kaydedilmiştir. İnsanlık yavaş yavaş gerçek şeklini almaya başlamıştır. Lord British insalığa erdemleri öğretir. Ve bütün krallığı bu erdemler üzerine inşa etmeye başlar. Bütün şehirler tekrar yapılanır ve şu anda bildiğimiz bütün şehirler kurulur. Lord British kendisine has bir konsey ile krallığı yönetmeye başlar. En yakın dostu olan başbüyücü Lord Blackthorn bütün büyücüler ile birlikte tekrar büyünün sırlarını araştırmaya başlar. Bu sırada zanaat oldukça gelişir bilinen basit madensel zanaatın yanında simyacılık, yazmanlık gibi bilimler de gelişir. Lord British valilikleri tekrar kurarak valilere oldukça fazla yetki verir. Ancak eskisi gibi valilikler şehir devleti anlayışından uzaktır. Britain’de krallık bütün valilikler üzerinde muazzam bir denetleme başlatır. Sistem oldukça kurulmuştur. Bütün bunlar ile uğraşırken Lord British’in gözünden kaçan Lord Bane bütün korsanları ve katilleri tek bir çatı altında toplayarak Bucaneer’s Den’e saldırır. Yeni Brittania ilk defa bir savaş ile karşılaşmıştır. Ancak görkemli krallık savaşın üstesinden gelir. Buc’da yenilen Lord Bane bütün ordusu ile birlikte gemiler ile denizlere döner ve denizleri yönetmeye başlar. British Buc’u bırakarak çekilir. Buc halkı savaşta yıpranmış ve zaten zayıf olan ekonomisini tamamen kaybetmiştir. Buc valisi Lord Iolo, Britain valisi olarak atanır. Bu adım krallık için çok büyük bir adım olmuştur. Britain de krallığın yönetiminden çıkınca düzen tamamlanmıştır. Ancak Britain de dahil olmak üzere bütün şehirler Lord British’in Kalesi’nde yönetilmeye başlanmıştır. İnsanlık barış ve huzura tekrar kavuşur ve düzen bozulmamacasına kurulur. Buc’a giden Lord Blackthorn başbüyücülükten istifa eder ve yaşamına bir süre Buc’da devam eder. Ancak binyıllardır uyuyan bir güç tekrar harekete geçmiştir. Bilinen en büyük, gelmiş geçmiş en kudretli büyücü Mondain hapsedildiği sonsuz uyku ve ızdıraptan kurtulmuştur. Vücudu tamamen yok olmuş acı çeken bir ruh olan Mondain türlü canavarları ve iblisleri toplayarak yeryüzüne çıkar ve binyıllardır özlediği gökyüzünün altında Brittania’ya saldırır. Rönesans ile düzen kurulmuş, güneş kadar parlak bir krallık yaratılmıştır. Ancak düzen her zaman bozulmaya yatkındır. KIRILMA 815 yılında Mondain’e karşı ilk zafer Deceit zindanının girişinde kazanılır. Mondain’in büyük ölü ordusu Brittania Krallığı tarafından yok edilir. Mondain’in ızdıraplı ruhu ortadan kaybolur. Sinsi bir sis bütün kıt’a’ya hakim olur. Bundan sonra Cove’un yakınlarında bulunan orc’lar düzenli bir ordu ile Cove’a saldırıp şehri ele geçirir. Mondain tarafından kurulan bu ordu da Lord British tarafından bozguna uğratılır ve şehir geri alınır. Bu savaşları fırsat bilen Lord Bane hemen ordularını anakaraya çıkarır. Nujelm’e saldırarak bütün şehrin egemenliğini alır ve dev duvarlar dikerek burayı ele geçirir. Lord British bu tek başına duran adayı geri almaya teşebbüs eder ancak güçlenen Bane, gemileri sayesinde adasını kaptırmaz ve bağımsızlığını ilan eder. Bir zamanlar zevkin ve ihtişamın şehri olan Nujel’m şimdi katillerin ve korsanların başkenti olmuştur. Bu durum krallıkta büyük bir hüzüne neden olur. 817 yılında Mondain büyük bir sefer ile Trinsic’e saldırır. Yavaş yavaş cismine kavuşan bu saf şeytan ordularını bizzat kontrol etmektedir. Ancak şehir uzun süre dayanır. Bir yıl süren bu savaşın sonunda Mondain yenilir ve Brittania’nın büyücüleri ile Mondain bir çatışmaya girer. Mondain çok yavaşça eski gücüne ve maddeselliğine kavuşmasına rağmen, yine de güçlüdür. Güçlü büyücü insanları katlederken Lord Blackthorn savaş alanına gelir. Daha tamamlanmamış büyücüyü yenerek kaçmak zorunda bırakır. Savaş kazanılmıştır. Lord Blackthorn, Britain’e geri döner ve Lord British ile görüşür. Uzun zamandır üstünde çalıştığı fikrini British’e anlatır. Blackthorn yeni bir erdem olan Kaos’u British’e tanıtır. Ancak bu Kaos yıkım anlamında değildir. Hiç bir yönetimin olmadığı insanların kendi haline bırakıldığı, zaman ile doğal seleksiyonla elit ve insanüstü bir ırkın oluşacağını anlatır. British böyle bir şeyin mümkün olmayacağını Blakthorn’e anlatır ve tartışmaya başlarlar. Blackthorn o sıralarda bir kahraman olarak görüldüğünden British fazla ileri gitmeyerek Lord Blackthorn’ü Bucaneer’s Den valisi olarak atar. Lord Blackthorn aşağılandığını düşünür ve bir kez daha Lord British ile görüşmek ister. Ancak daveti kabul edilmez. Bunun üzerine Lord Blackthorn, Nujel’m e giderek Lord Bane ile görüşür. Lord Bane akıllı ve kültürlü bir adamdır. Bazı yönleri ile görüşleri Blackthorn ile uyuşurken tam anlamıyla örtüşmez. Lord Bane de kaosu benimser ancak bunu yıkım anlamıyla alır. Lord Blackthorn Nujelm’den ayrılarak Delucia’ya gider. Orada uzun zamandır yanında bulunan müritleri ile Chaos grubunu oluşturur. Amacı Bane ve British’e, Delucia’da gerçekleştireceği küçük bir örneği anlatmaktır. Ancak; Lord British ayrılığı bir ihanet olarak görür ve Delucia’ya saldırır. Merak içindeki Lord Bane, Blackthorn ile bir ittifak kurarak British’i durdurur. Daha sonra Lord Bane, içerisinde bulunduğu Delucia’ya saldırır. Ancak Lord Blackthorn’un korkunç gücü karşısında çekilmek zorunda kalır. Savaş tekrar başlamıştır. Order (Düzen), Chaos (Kaos) ve Murderer (Katil). Brittania Krallığı üç büyük güç altında yönetilmeye başlanır. İnsanlığın bölünmesini fırsat bilen Mondain de bir süre çekilerek tek ve büyük bir güç kurmaya başlar. Bir kez daha vücuduna kavuşup tamamlandığında onu kimse durduramayacaktır. 820 yılında insanlığın tüm kaderini belirleyecek resmi savaş başlar ve Kırılma dönemi bir daha bitmemek üzere hayat bulur.
Holy Mesaj tarihi: Ocak 26, 2009 Mesaj tarihi: Ocak 26, 2009 o kadar sürükleyici yazılmış ki ben de hepsini okudum :) tek bir yerde anlamadım buc's sınırlarından british bane'i yenmesine rağmen buc's'tan neden çekiliyor? sanki buc's'a blackthorn vali olarak atanmadan önce de terkedilmiş gibi gösterilmiş orayla biraz oynanabilir.
Öne çıkan mesajlar