Rakursi Mesaj tarihi: Haziran 6, 2009 Mesaj tarihi: Haziran 6, 2009 Ağladığım gün Hürriyet Sokak'da Belki de şehrin en eski apartmanında Penceresinden ayrılmayan Yaşlı, eski kadın Nasihatlarını düşürdü camından Değmez çocuk, dedi. İki gözyaşı değil hayat, Toysun elbet, onlardadır kabahat Porselenleri kırılmış Çini ustası, Ben, Hayatın sillesini yedim demişken, Kim bilir nelerini yemişti yaşlı kadın Tebessüm ettim, Hiçbir zaman arkadaşım olmadı talih. İçine düştüğüm bu dipsiz kuyudan Hangi ip çeker kurtarır beni? Güldü, sepetini uzattı aşağı Eğer çekmeyecekse kimse seni yukarı Yukarıdaki kişi ol sen, Senin indirmen gereksin O çok mühim ipini aşağı Ne insan adil dedi, ne hayat, Ne de aşk dedi kadın. Bırak duygularını bu sepete.
Lyvanna_Dolores Mesaj tarihi: Haziran 10, 2009 Mesaj tarihi: Haziran 10, 2009 okuyamaya mı üşenilmiş anlamadım ki.Gayet güzel(tu)
Soulbringer Mesaj tarihi: Haziran 10, 2009 Mesaj tarihi: Haziran 10, 2009 ''İçine düştüğüm bu dipsiz kuyudan Hangi ip çeker kurtarır beni? '' Gercekten cok dokunakli +1
kermit Mesaj tarihi: Haziran 10, 2009 Mesaj tarihi: Haziran 10, 2009 Rakursi said: Ağladığım gün Hürriyet Sokak'da Belki de şehrin en eski apartmanında şimdi buna ne deniyodu uyak mıydı neydi ? edebiyattan uzak kalalı 5 6 yıl oldu heralde. ama şöyle ilk şiire başlarken illa uyaklı olsun diye kendinizi zorlamanız gereksiz çünki şuna benziyo "bu gün 23 nisan neşe doluyor insan" şu örneğe benziyo yani bu illaki uyaklı olsun diye kasmanıza gerek yok hiç. gönlünden ne geçiyosa onu yaz.
Rakursi Mesaj tarihi: Haziran 10, 2009 Konuyu açan Mesaj tarihi: Haziran 10, 2009 Dikkat ettiysen şiirde pek bir kafiye yok. Kafiyeli olsun diye değil, içimden o geçtiği için yazdım. Teşekkürler :)
Öne çıkan mesajlar