Jump to content
Forumu Destekleyenlere Katılın ×
Paticik Forumları
2000 lerden beri faal olan, çok şukela bir paylaşım platformuyuz. Hoşgeldiniz.

crepuscolo

=o=
  • Mesaj sayısı

    453
  • Üyelik tarihi

  • Son ziyareti

crepuscolo Kullanıcısının Başarıları

Enthusiast

Enthusiast (6/14)

  • First Post
  • Collaborator
  • Week One Done
  • One Month Later
  • One Year In

Güncel Rozetler

  1. crepuscolo

    WTS Tauren Warrior

    140 YTL veririm migrate dahil... senin için uygunsa
  2. crepuscolo

    Eve mi gidiyorsun ?

    Cuma akşamı olmak üzere mesai bitti bitecek... Gözün saatte 6 olduğu anda fırlayacaksın dışarı. Hatta 17:55 sularında başlayacaksın bilgisayarını kapatmaya. Geç kapanıyor zaten bir şimdi bu bilgisayar yüzünden 5 dakka kaybetmeyeyim diye iç geçireceksin. Saat 6 oldu mu toparlanıp hemen çıkacaksın kapıdan dışarı. Asansörün düğmesine basacaksın bekleyeceksin gelmesini. Ama o her zaman gelen asansör gelmez olur vakit koşar gibi hareket eder her dakikası senin haftasonundan çalmaktadır ki asansör gelir. Binersin bir koşuşturmaca içinde telaşla parmağın lobi tuşuna dokunur ve başlarsın aşağıya doğru inmeye. Bir yandan da dışarıya trafiğe bakarsın ve iç geçirirsin ne olurdu da şu trafik olmayaydı. Lobidesindir artık eh yolun başındasındır ve bunu köpek gibi biliyorsundur ama içindeki heyecan sanki 5 dakka sonra evde olacakmışsın gibidir neler yapacağını planlarsın. Lobiden çıkar yola atarsın kendini otobüs durağına yanaşan minibüslere bakarsın, iki alternatifin vardır ya denizotobüsü ile eve gideceksindir yada köprünün ayağına kadar gidip otobüsle. O an öyle hızlı ve doğru bir karar vermek zorunda kalırsın ki ne yapacağını şaşırısın. Otomatiğe bağlamana az kalmıştır kulaklığını takarsın güzel bir melodi yakalayana kadar tararsın ve kararını verirsin otobüsle gideceksindir. Artık otomatiğe bağlayabilirsin duraktan ilk gelecek olan Kabataş yada Beşiktaş otobüsünü arar gözlerin. En nihayetinde gelir otobüs 10 dakika daha geçmiştir eve erken gitme hayallerinin üstünden. O 10 dakika işkence olur sana ama ses çıkaramazsın beklersin mecburen. Atlarsın otobüse akbil basmaya yeltenirsin o da ne kontör yoktur fazla çaktırmazsın, etrafa şöle bi bakış cebindeki son para olan 20 milyonu çıkarırken şöförün bakışları seni korkutur. Yok mu lan bozuğun 1 milyon için 20 milyon verion lan gibilerinden bakar ama ses etmez etsede duymazsın zaten kulaklık vardır kulağında. Arka sıralara doğru ilerlemeye başlarsın havanın ısınmasından dolayı lan mont mu giysem yoksa hırka yetermi poleniği yaşayan ve mont giymeye karar veren insanlardan uzakta durmaya çalışırsın zira o ter kokusu seni öldürecek derecededir. Tepeden açılan camlardan bir tanesine dayarsın burnunu ve o şekilde yola koyulursun kulağında hafiften çalan Lou Red in Perfect Day parçasıyla. Ayakta devam edersin bilirsin ki metro ya gelince yer boşalacaktır ve koltuklardan bir tanesi sana kalacaktır köprü ayağına giderkene kadar. O ümitle yaslanmışsındır bir koltuğun tepesine. Koltukta oturan rahatsız olur arada bakar, yanında ayakta dikilende bir koltuk tepesi kapma telaşı içinde seni iteler sen direnirsin vermezsin yerini. Hiç ses çıkmaz, kimse konuşmaz ama içten içe tepkiler verilir gözler yalan söylemez... Metro durağına gelinir nihayetinde haklı savaşını kazanmış, ödülünü almak için sabırsızlanan ilkokul da ilk defa herkesin önünde şiir okuyacak çocuk kadar neşeli bir şekilde koltuğun sana kalmasını beklersin. İşte o an otobüs hareket etmeye başlar koltuk boşalmamıştır ve çok yoğun bir trafiğe doğru sürüklenmekesindir. Günün yorgunluğu , günlerden cuma olması ve eve bir an önce gitme telaşı bütün bu zaman kayıpları senin haftasonu tatilinden çalmakta ve senin yapacak yada durumu değiştirecek hiç bir şeyin yoktur. Sinirli ama bir o kadar da çaresiz devam edersin ayakta yola devam etmeye. Köprü ayağına gelirsin bu yorucu trafik seni bezdirmiştir ama pes etme zamanı değildir daha geçilecek koca bir boğaz köprüsü ve E-5 trafiği seni beklemektedir. Köprü ayağı otobüs durağına geldiğinde için bir hoş olur yolun yarısını tamamla şerefine elini cebine götürüp bir sigara alırsın. Sigaranı yakmadan derin bir nefes daha çekersin içine, sigaranı ağzına götürürsün yaklaşık 1 saattir sigara içmemişsindir, derin bir nefes alırsın ve başın biraz döner. Bu baş dönmesi mutlu eder seni sanki biraz olsun uzaklaşmışsındır bu trafikten, bu keşmekeşten. İkinci fırtı alırken gözlerin uzaklara dalar... Otobüsün geleceği yola bakarsın ve görürsün otobüsünü görürsün o geliyordur ve sen daha iki fırt zor çekmişsindir içine. Otobüs gelir önünde durur gibi yapar durmaz durağın sonuna doğru devam eder ve en sonda durur. Sen bir yandan koşarsın bir yandan sigarandan derin derin nefes çekmeye çalışırsın çekersinde ama kafan öyle bir olur ki allak bullak... Otobüsün içinde bu sefer akbil basmaya yeltenmezsin ;-) çıkarırsın paranı efendi efendi ödersin. İçinde bir garip mutluluk polyanacılık oynarsın sigaramı içemedim ama otobüsüm çabuk geldi en azından fazla beklemeyeceğim. Avunur gidersin. Şöle iki adım atarsın otobüsün içine doğru para ödeme gişesinden sonra yer yok orası kesindir ama en azından yaslanacak bir yer arar gözlerin bulamazsın. Uyuyanlara takılır gözlerin okkalı bir küfür sallarsın. Müziğin sesini biraz daha açarsın, bu Metallica çalmaya başlarsın For Whom The Bell Tolls un bateri vuruşları senin kalp atışların olur evine yaklaşmanın huzuru içinde zor ayakta dursanda yüzünde hafif bir gülümseme devam edersin. Köprü de durmadan geçilen her bir metre seni öyle sevindirir ki otobüs şöförünü içinden gazlarsın hadi abi yardır abi bas gaza abi diye gevelersin içinde. Otobüs şöförüde her gaza başısında sanki telapati kurmuşsun gibi sevinir senin sözünü dinlediği için daha bir mutlu olursun. E-5 yoluna girdiğinde Göztepe ye kadar akar yol artık evine gelmiş bile sayabilirsin kendini onu mutluluğu seni deli eder yerinde duramazsın. Bostancı sapağına yaklaştığında anca oturacak yer bulursun ama oturmazsın asla oturmazsın hatta insanlar sana bakar deli gibi ama sen pek takmazsın oturmazsın ve devam edersin. Minibüs yoluna çıkar otobüsün çok az kalmıştır artık evine ve durağını beklersin trafik ışıklarının hızında ilerlerken. Durağında inersin evine doğru yürümeye başlarsın saati merak edersin saat 8 olmuştur ve haftasonu tatilinden tam 2 saat sana asla geri gelemeyecek hiç bir zaman tekrar kazanamayacağın koskoca 2 saat kaybetmişsindir. Yorgun bir halde evine gidersin artık cuma akşamından bir hayır beklemeden sinirli ama çaresizce...
  3. crepuscolo

    Magtheridon Serverinde Guilde Uye Alimi

    sen diyosun ya hani ben oyle yazmak istedim ve yazdım. ben yazdıgının bir anlam ifade etmedigini, ayrıca yazdıgın kelimenin bir karsılıgı olmadıgını soyluyorum. oyle soylemek istedim ve soyledim, oldu mu? Ne kadar saçmaladığının farkında mısın ? Sanırım cevabım seni üzdü e haklı olduğumdan olsa gerek. (Umarım bu Türkçe cümlede senin ö yerine o koyduğun gibi yada cümleye başlarken ufak hafle başladığın gibi bir HATA yapmamışımdır yoksa ne olur benim halim)
  4. crepuscolo

    Magtheridon Serverinde Guilde Uye Alimi

    bu arada konu alindi nerelere tasindi gecici rahatsizlik icin ozur dilerim kendi adima...
  5. crepuscolo

    Magtheridon Serverinde Guilde Uye Alimi

    canim toggie cim ben boyle yazdim oldu derler ya hani oyle iste... sen edebiyat ogretmeni falan misin ? ingiliz dili ve edebiyatinda fazla okumus ve sonrasinda hirs yapmis ve ben bu ingilizceyi ingilizlere bile ogreticem olayina falan mi girmissin anlamis degilim ama ben boyle yazmak istedim ve yazdim... ben burada bunun dogrulunu falan tartismiyorum hatta ilk yazimda da sana yazdigimin dogru oldugunu soylemedim sadece oyle yazmak istedim dedim... eger ingilizce kullanimi ile ilgili bir sorunun varsa oncelikle fatih terim e ardindan da hizini alamayip ingilterede yasayan bilimum goc edenlere ogreterek basla sonrasinda eger sana dogrusu boyle mi olur diye soracak olursam cevaplarsin tesekkur ederim... iyi gunler...
  6. crepuscolo

    Magtheridon Serverinde Guilde Uye Alimi

    ehehe yok illa oyle turk olacak diye bir olayimiz yok zaten oyundan da bakiyoruz. benim dusuncem buradan da birileri belki gelir diyeydi... bu arada TrUsTh i o sekilde yazmis istemis olabiliriz belki degil mi ? :)
  7. Selamlar , Magtheridon Serverinda TrUsTh No One isimli guild e uye almak istiyoruz. Hali hazirda surekli oynayan 5 kisiyiz. Karazan a girmek ve daha da ilerlemek istiyoruz. Katilmak isteyenler ya buradan pm ile yada oyun icinde bizim guildden herhangi biriyle iletisim kurabilirler...
  8. crepuscolo

    Nokia N95 8GB

    http://www.zedge.net/ bi gir begenirsin gibime geliyor arkaplan falan baya var... sadece nokia icin degil diger butun teller icinde baya bir seyler var. yanlis hatirlamiyorsam gunde 10 adet arka plan foto vs. indirmene izin veriyor bedava bir site ...
  9. crepuscolo

    sinsi ilham

    calismayan icin gaz olacak calisan icin ise calismanin kiymetini bildirecek bir yazi olmus kanimca kisa ve oz hayatin kendisi gibi ... :)
  10. walla fiyat iyi ama bence yeni kol almak gerekir gibi geliyo ... kendimi biliorum kirarim ben kolaycana :)
  11. crepuscolo

    Azra - KanKardeşliği'ne giriş

    guzel bir anlatim olmus :)
  12. crepuscolo

    Paran olsa ama işin olmasa ne iş kurmak isterdin?

    zenginin parası fakirin çenesini yorar derler... fakirin fikri de sanal ortamda anca parmaklarını yoruyor ... :) hayırlı işler...
  13. walla ben yukarıda yazdığım gibin yasadım hayatı bu mudur hayatın anlamı bilmiyorum ama böyle oldu :) bu arada argo olacak bu aralar akşamları fazla oyun oynuyorum sanırım :)
  14. Neden hep çalıştık ki... Ulan daha anaokulu yada her ne zıkkımsa yuvadan başladık lam çalışmaya. Hadi oradakileri anlamıyorduk pek ama çalışıyorduk yine. Bir sorumluluk verme alma sevdasıdır çıktık yola. Lan daha götümü tutamazken temiz olmayı yok okuldan çıkarken arkamı toplamayı falan öğrettiler başladı mı sorumluluklar hadi bakalım... İlkokul desen ayrı bir komedi anasını satayım taa o zamandan kravat takmaya başladım ben ya. Yaşıtlarım önlük, spor ayakkabı, kot pantalon üçlüsüyle gezerken okula giderken, ben makosen ayakkabı, gömlek, kumaş pantalon olayına mecbur tutuldum. Ardından da 5. sınıfta devlet okuluna geçince önlük olayına girdik ama yürüyüş desen, tavırlar hareketler kravat olayından kalma ağır takılmaya devam ettik e noldu tabi arkadaş ortamıda ona göre oldu. Hoş karı kız bizim ortamdaydı ama o zaman kuş uçmuyor ki karı kız olsa ne olcak anca anca platonik o kadar yani... İlkokulda çalışmak eee kolejler sınavları var anadolu liseleri sınavları var çalışcan da çalışcan. Okucan adam olcan bu millete faydalı olucan. Oha lan daha çocuksun ha ufaksın o zamanlarda o yaşlarda sana bunlar aşılanıyor. E ne oluyor haliyle kafayı yiyorsun. Ama küçükken giydirdiler ya bana kravatı daha o zamanlar büyük adam sıfatına koydular ya bu yaptıkları nedir ki koymuyor bile adama zaten o zamanlarda sulanmış beynim. Lise falan üniversite hiç saymıyorum zaten. Lan dedik liseye geldik bak ne güzel eğlenicez, sikimiz kalmaya başladı, kızları kesmeye, otsbir çekmeye başladık (sikmeye değil) (nerde sikion türkiye olm bura) öle geçio zaman tam böle herşeyin zevkini almaya başlamışsın, of diyorsun tamam ya budur olm hayat dannn diye ahanda geliyor sana üniversite sınavı... Of bir karın ağrısı giriyor ki midene o kadar olur. Şu anda bile yazdıkça içim daralıyor sıkılıyorum. İşte çalışmaya yine devam çalış çalış vatan millete hayırlı evlat ol, büyük adam ol. Sınavlar değişiyor, yaşlar ilerliyor, zaman geçiyor ama motive edici sözler hiç değişmiyor. Hep aynı kelimeler, hep aynı cümleler eh artık ne kadar motive olursuna geliyor bir süre sonra ki onlar senden motive olmanı bekliyorlar aynı şeylere nah... Ha bir de azarlar hiç değişmiyor anne desen sürekli iki kelime laf var onları söyler peder de kah kızar kah sever kah döver o kadar. Zamanı bile bellidir hiç şaşmaz. Hatta iddasına bile girerim hengi kelimeden sonra hangi kelimeyi sölicek onu bile bilirim içimden derdim bazen o söylemeden önce... Yanlız acı olan ne varya o kızmalar çok yer etti bende bişeyler yaptıysam o tekdüze motive edici laflardan değil de kızmalar yaptım kanımca herhalde öle oldu. Üniversiteyi kazandık ya başladık okumaya... Oh yan gel yat garanti 4 sene, eh arada kalırsan uzatırsan falan bonus olarak 1 sene rahat rahat 5 sene yatış. Ya öle oldu tabi yattım yatmasına ama sor bakalım nasıl yattım. Derse girmedim kağıt oynadım, karı kız peşinde koştum, altıma araba verdiler gezdim tozdum, vize dönemi geldi yüzüne bile bakmadığım insanların ve kitapların yüzüne bakar karnıma ağrılar yine girer oldu. Lam yine çalışıyoruz anasını satayım vize bitti final, final bitti bütünleme yok veremedin mi yaz okulu oha lam yine oku yine çalış. Şu okulları sınavsız yapsalar ya. Doktorluk, mühendislik dersen sınav olsun abi kabul ediyorum işletmeymiş iktisatmış yok maliyeymiş ne gerek var sınava falan ya. Sonra geldi mi o üniversite yıllarının da sonu. Başladın mı şimdi çalışmaya. Sanki daha önceden hiç çalışmıyorduk. Şimdi en azından üstüne para alıyoruz... :)
  15. crepuscolo

    satılık eu da rogue

    selam satmadıysan almak isterim ... pm den mesaj atıyorum ...
×
×
  • Yeni Oluştur...