[ Paticik.com | Forum | Kullanici Sozlesmesi | Üye Ol ]
» Forum Gezgini ... Üye Ol / Giris Yap
FORUM.PATICIK.COM
[ FORUM ANASAYFA ]  
Sikayet

Bu mesaji sikayet etmek istediginizden emin misiniz?

Bu mesaji neden rapor ettiginizle ilgili bir açiklama girebilirsiniz. Bu islem yöneticilerin mesajin neden sikayet edildigini anlamasini yardimci olacaktir.




Gelişen tekneoloji ve evrim karmaşası
Gönderen Kisi:: SON_SAVASCI

W.R. Thompson: Fosil kayıtlarında evrim teorisinin gerektirdiği ara formlar ciddi şekilde eksiktir. Modern Darwinist paleontologlar, tıpkı Darwin ve ondan öncekiler gibi bu gerçeği hasır altı etmeye mecbur kalmışlardır.

Carlton E. Brett: Yeryüzünde hayat zaman içinde yavaş yavaş ve kademe kademe mi gelişti? Fosil kayıtlarının bu soruya cevabı "Hayır"dır.

Dr. David Raup (Chicago Doğa Tarihi Müzesi, Jeoloji Bölümü Başkanı): Çoğu insan, fosillerin Darwin'in hayatın tarihi hakkındaki görüşlerine kanıt olduğunu zanneder. Oysaki bu kesinlikle yanlış bir düşüncedir.

Edmund Ambrose: Şunu kabul etmeliyiz ki fosil kayıtlarında yaratılışçıların görüşlerine ters düşecek hiçbir şey yok.

John Adler ve John Carey: Türler arası formları ne kadar fazla sayıda bilim adamı ararsa; o kadar fazla hayal kırıklığına uğruyor.

Mark Ridley (Zoolog, Oxford Üniversitesi): Gerçek bir evrimci hiçbir zaman yaratılışa karşı evrim teorisine dayanak olarak fosil kayıtlarını kullanmamaktadır.

Steven M. Stanley: Bilinen fosil kayıtları, evrimin büyük bir morfolojik ara geçişi başaran tek bir örneğini belgeleyemedi. Bundan dolayı fosil kayıtları, kademeli evrimin geçerli olabileceğine dair hiçbir kanıt öne süremez.

George Gaylord Simpson: Evrim tarihinin büyük bölümünü temsil eden ara-geçiş formları nerededir? Henüz hiçbir yerde bulunamadılar. Bu nokta evrimciler için fosil kayıtlarındaki şaşırtıcı boşluklar açısından çok önemlidir. Ara geçiş formları kayıptır; dalların yapraklarıyla bağlantısı yoktur ve gövdelerin de kökleriyle.
=============================================

Göz gibi organlar, iç içe geçmiş pek çok parçanın bir arada çalışmasıyla oluşur ve bu parçaların birisi bile olmasa ya da kusurlu olsa hiçbir işe yaramazlar. Bu tür sistemler, "indirgenemez komplekslik" olarak tanımlanan özelliğe sahiptirler. Örneğin insan gözü daha basite indirgenemez, çünkü tüm detaylarıyla birlikte var olmadığı sürece işlev görmez.
=============================================
DNA çok kompleks bir düzene sahiptir. Bu molekül üzerinde oluşan herhangi rastgele bir etki ancak zarar verir. Amerikalı genetikçi B. G. Ranganathan, bunu şöyle açıklar: Mutasyonlar küçük, rastgele ve zararlıdırlar. Çok ender olarak meydana gelirler ve en iyi ihtimalle etkisizdirler. Bu dört özellik, mutasyonların evrimsel bir gelişme meydana getiremeyeceklerini gösterir. Zaten yüksek derecede özelleşmiş bir organizmada meydana gelebilecek rastlantısal bir değişim, ya etkisiz olacaktır ya da zararlı. Bir kol saatinde meydana gelecek rastgele bir değişim kol saatini geliştirmeyecektir. Ona büyük ihtimalle zarar verecek veya en iyi ihtimalle etkisiz olacaktır. Bir deprem bir şehri geliştirmez; ona yıkım getirir

==============================================




Fransa'nın en ünlü zoologlarından biri, 35 ciltlik Traité de Zoologie ansiklopedisinin editörü ve Fransız Bilimler Akademisi'nin eski başkanı Pierre-Paul Gressé; Evolution of Living Organisms adlı kitabının "Evrim ve Doğal Seleksiyon" bölümünü şöyle bitirir: J. Huxley ve diğer biyologların evrimin doğal seleksiyon mekanizması aracılığıyla işlediği teorisi demografik gerçeklerin, genotiplerin bölgesel dalgalanması ve coğrafi dağılımların bir gözleminden başka bir şey değildir. Çoğunlukla ele alınan türler, on binlerce sene hiç değişmeden kalmaktadır. Koşullara bağlı olarak meydana gelen dalgalanmalar, genlerin önceden değişmesiyle beraber ele alındığında evrime delil olarak kullanılamaz ve bunun en güzel delili de milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramayan yaşayan fosillerdir.

=============================================

Mutasyonların sadece bir tahrip mekanizması olduğu açıktır. Fransız Bilimler Akademisi'nin eski başkanı Pierre Paul Grassé'nin mutasyonlar hakkında yaptığı yorum, bu noktada oldukça açıklayıcıdır. Grassé, mutasyonları "yazılı bir metnin kopyalanması sırasında yapılan harf hatalarına" benzetmiştir ve harf hatası gibi mutasyonlar da bilgi oluşturmaz; aksine var olan bilgiyi bozar. Grassé, bu olguyu şöyle açıklıyor: Mutasyonlar, zaman içinde son derece düzensiz biçimde meydana gelirler. Birbirlerini tamamlayıcı bir özellikleri yoktur ve birbirini izleyen nesiller üzerinde belirli bir yöne doğru kümülatif bir etkileri olmaz. Zaten var olan yapıyı değiştirirler; ama bunu tamamen düzensiz bir biçimde yaparlar. Bir canlı vücudunda çok küçük bile olsa bir düzensizlik oluştuğunda ise bunun sonucu ölüm olur. Yaşam olgusu ile anarşi (düzensizlik) arasında hiçbir olası uzlaşma yoktur

============================================

Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis isimli kitabının "The Failure of Homology" (Homolojinin Çöküşü) başlıklı bölümünde bu konuyu şöyle özetler: Homolojinin evrimci temeli belki de en ciddi olarak görünürde benzer olan yapıların, farklı türlerde bütünüyle farklı genler tarafından belirlendiği anlaşıldığında çökmüştür.

Bu genetik sorunu, biyolog De Beer tarafından da dile getirilmiştir. De Beer, 1971 yılında yayınlanan Homology

[ Paticik.com | Forum | Kullanici Sozlesmesi | Üye Ol ]
Iletisim : info [at] paticik.com
Secereli Dobermann | Londra Rehberi Copyright 2001-2015 @ Paticik.com
This forum is powered by Phorum