[ Paticik.com | Forum | Kullanici Sozlesmesi | Üye Ol ]
» Forum Gezgini ... Üye Ol / Giris Yap
FORUM.PATICIK.COM
[ FORUM ANASAYFA ]  

[ Yeni Konu ] [ Mesaj Yaz ]
bagli degilsiniz: | Giris Yap | Üye Ol |
|+ Paticik.com Forumları
|-- |+ / Tarih
|-- |-- |+ Türk kimliği...
Yazar RSS Konu: Türk kimliği {41678}
Syf: ««/ 60 »»   [ A ]
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 30 Mar 2018, 14:51    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
nüfusa gidip istek yapıyon sonra adresine gelio, herhangi bir X kişisi alabilir.
Alinti
dasaaa
tr'de olmak gerekiyor mu?

uzaktan basvursak falan?
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 30 Mar 2018, 14:53    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
abi dünyadaki insanın "oluşturduğu" herşey kurmaca bilionuz dimi?

Traş yani hepsi o bakımdan
Alinti
µh
Alinti
Marl0_on
Ulus devletler kurmacadır savunusu yapıp, bir kelime üzerinden Türkiye güzellemesine getirmek baya komik. Vatan söylemi tam da o kurmacanın temel dayanaklarından birisi olan bir mitostur Türkiye için. Ortaylı'nın şurada yaptığı neden simgesel düzlemde bizim gibi uluslaşmamışlar diye dem vurmaktan öteye geçemiyor. Sözde tarihsellikten bahsederken, tarihsellikten bu kadar kopuk düşünebilmek de ayrı bir meziyet.

Ulus devletler kurmacadır dememiş ki, bazıları kurmacadır demiş?
Üye
medal 1k medal 5k
ID § 30 Mar 2018, 20:23    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
Kurmaca o demek defil. Toplum kuramlarini insan olusturmustur ama sonuc olarak sinanabilir kuramlardir, o kurama uymayan bir seyi uyuyormus gibi gosterirsen bu kurmaca olur.

Butun anlayislar insan zihniyle olusturulmustur dolayisiyla insan zihninde vardir dersen o da ayri bir tartisma konusu. memelilerin cogunlugu hayatta kalma ihtimalini arttirmak icin gruplasir. milliyetcilik de insanlari gruplastirma anlayislarindan biri.
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 31 Mar 2018, 12:28    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
yazılanları yeni gördüm açıkçası bazı şeyleri anlamıyorum. niye adamın neler anlatığını anlamaya çalışmak yerine faraziyat üzerinden gidiyorsunuz ki?

adam konferansta ve/veya röportaj veriyor. büyük ihtimal ya konusu yada sorulan soru "araplar veya coğrafya niye böyle oldu?"

o da kendince cevap veriyor sonra diyor ki, arapların şu şu özellikleri nedeni ile böyle olmuştur veya onlarda bu özellikler olmadığı için öyle olmuştur ve orada türklerin vatan kavramının içini doldurmasından bahsediyor

yani adam mevcut bir durumun neden yaşandığına dair teori üretiyor, doğru veya yanlış ama asla bir güzelleme yapmıyor. dinleyiciye güzelleme gibi gelmesinin nedeni, verilen örneğin araplardan veya o coğrafyadan görece daha iyi durumda olması, ki zaten realite bu

bunun dışında arap ve coğrafya eleştirmesi bakımından asıl değindiği konu zaten birlikte hareket edememeleri veya kendi çıkarlarını korumaktan uzak olduklarından ötürü bu durumun içine düşmeleri diyor ve sudan örneği veriyor.

zaten arapların böyle "vatan, millet, ümmet" kavramlarından ne kadar uzak olduklarınına bir örnek kurtuluş savaşından asyandan ve hindistandan gelen yardımların kıyası ile yapılabilir aslında.


Alinti
Marl0_on
...nitekim türkilerden önce arapların anadolunun doğusuna çıktığı biliniyor. Aslında etnik olarak fazlasıyla karışık topraklar üzerindeyiz.

... Söylemek istediğim şey "Suriye diye bir yer yoktur" diyip kestirip atmanın oldukça sığ bir yaklaşım olduğudur.


öncelikle tarihi arka plana değinilmiş bende katı yapmak istiyorum, aynı şeyleri tekrar tekrar anlatmaya gerek yok bu yeterli olacaktır:
Fernand Lequenne - Galatlar kitabından alıntı, baskısı bulunabilirse tavsiye ederim güzel bir kitap [www.kitapyurdu.com]

Alinti

(Lequenne, S.182)

“Türkler, Hunlar gibi her çeşit yobazlığın, putperestliğin düşmanıdırlar. Hoşgörülü, disiplinlidirler, memur ve köylü olarak bağlanmasını bilirler. Birkaç kez Bizans ile bağdaşıklık kurarlar. Arap kargaşalığı bunların önünde fazla dayanamaz. 1051’de İsfahan’a, 1055’de Bağdat’a girerler. Sonra da Ermenistan’a ve Kapadokya’ya (1059). 1071’de Bizans Malazgirt’te korkunç bir yenilgiye uğrar. Bununla beraber Anadolu’da kalmak niyetinde olmayan Türkler geri çekilir.”

(Lequenne, S.182)

“İşte bu sırada Roussel de Bailleul, Bizans İmparatoru’na ihanet ederek, başında

kendine bir krallık koparmak sevdasına düşer. Galat Kalesi’nin yakınlığına güvenerek bütün Küçük Asya’yı zaptetmek üzereyken Bizans, tarih önünde bir daha düzeltemeyeceği bir hataya düşer. Selçuklular’ı yardıma çağırır. Yüz bin Türk yaylalardan Marmara’ya doğru ilerler ve bir daha da geri dönmez.”

(Lequenne, S.182)

“Galat kaleleri birkaç yıl daha direnecektir. Sonra her şey biter. Bundan sonra bilinen Türkler’in Kale halkıyla oldukça iyi anlaştıklarıdır. Ordularına serüveni pek seven bu insanları alırlar. İlk Kelt-Türk kardeşliği.”

Bu büyük göç hareketi Fransız tarihçi Fernand Lequenne'in "Galatlar" eserinde de coşkulu bir dille anlatılmıştır. Göç öyle büyüktür ki, 100 yıl sonra Orta Anadolu'dan geçen Üçüncü Haçlı Seferi birlikleri komutanları bölgeden "Türkiye" olarak bahsedeceklerdir

bundan sonra i.ortaylının dediği zaten bu yapının işin sonunda bir "vatan kavramı" yaratmasından bahsediyor, onlar yapamadı diyor, suriye örneği birileri oralarda yaşaya bilir ama onlarda bu refleks olmadı diyor

Alinti
paparnoz
Türk kavramı 18.yy'dan önce bugünkü algı ve kavramdan başka boyuttaydı. Osmanlı'nın kendi içinde kimlik algısı farklı, Avrupa'daki devletlerin farklı birbirlerini isimlendirme biçimleride sürekli farklılaşıyordu. İtalya şehir-devletler için Türk demek müslüman demekti örneğin bizimkiler Frenk gavuru derken Fransızları kastetmiyordu genel olarak batı dünyasını kast ediyordu.

yazının gerisini alıntılamıyorum burası yeterli

dediği gibi modern "türkçü" söylemlerin geçmişi 18-19 dan geri gitmez
Alinti

Rusya'da yaşanan 1905 Devrimi'nden önceki günlerde Azerbaycan Türkleri ve Tatar aydınlar tarafından ortaya atılmış, 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda geniş yankı bulmuştur.

ama atlanan bir durum var, eski devlet ve kabilelerin -timur ve cengiz, bilge kağan- hariç bu ideoloji ile hareket ettiklerini göremeyiz, gerekte yoktur böyle bir şeye zira timur ve cengiz öç duyguları ile bu ideolojiyi benimsemiş, bilge kağan ve ilk türkçüler yabancı bir ulusun işgali altına olmanın etkisi ile bu kavramlara sarılmışlardır hatta kaşgarlı lugatını yabancı bir dilin etkisine karşı yazmıştır...

gerek 19-20 yy sistematiğinin, gerek eskinin lazım olduğu da zaman baş vurduğu, bizim bu gün türkçülük veya turan dediğimiz şey, bütün bu coğrafyada yaşayan halkın ortak kültüründe yatan sözlü geleneğin içinde var zaten, yoksa fransız ihtilalinden sonra "bizden millet olalım" veya "alın buralar sizin millet olun" falan gibi yapılacak şey milliyetçilik

nitekim denendi, arapların durumu ortada, güncel araplardan çok daha medeni olan yugoslavyanın halklarının durumu da ortada, kurtuluş savaşında anadolu halklarının durumu da ortada, cumhuriyetin yarım kalan icraatları ve son yıllarda yapılan ayrıştırıcı propagandalara rağmen günümüzün durumu ortada

özetle, adam boş laf etmiyor, vatan, millet, özünde devlet olmak için belli bir yaşanmışlık, bir kültür, bir ekol gerekiyor, bkz. latin amerika ülkelerinin durumu

"zenginliği gürültülü sözlerle övünmek için değil, bir iş başarabilmek için bir fırsat biliyoruz.
yoksul olmayı değil fakat bundan kurtulmak için uğraşmamayı ayıp sayarız.
devletle ilgilenmeyen kimseyi zararsız değil, yararsız buluruz." Perikles


1 defa güncellendi. Son güncelleme 31/03/2018 12:29 tarihinde Feamer tarafindan yapilmistir.
Üye
medal 1k medal 5k
ID § 31 Mar 2018, 22:06    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
Ne Timur, ne Cengiz, ne de Bilge Kağan'ın milliyetçilik ile zerre alakası yok yaptıkları şey kabileciliğin, aşiretçiliğin bir biçimi.

Milliyetçilik artık kabile ve aşiret sınırlarını aşan bir kavramı ifade ediyor. Bu tip her bir lider aşiretler/kabileler konfederasyonunun başındaki kişiyi ifade ediyor.

Örneğin Moğollar dediğimiz toplulukta Cengiz Han'ın önemi basit tabiri ile aşiret kavgalarına son verip, tek lider etrafında toplayabilmesidir ancak Cengiz Han aşiretleri veya kabile kavramını yok etmez veya bununla uğraşmaz, itaat eden aşiret reislerine imtiyaz verip itaat etmeyenleri toplu bir şekilde yok eder.

Milliyetçilik ise köylerde veya steplerde gelişen bir akım değildir. Şehirlerde greco-roman kültüründen etkilenen aydınlar tarafından yaratılan bir ideolojidir. Burada aşiret, boy kavramının bir ehemmiyeti yoktur. Şehirlilik kültürü varsa aşiret kültürü finito, bay bay ilkel kabilecilik anlayışı.
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 02 Apr 2018, 09:31    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
ezbere konuştuğunuz için oluyor bunlar, 56 sayfa olmuş her 10 sayfada başa sarıyor

timur muaviyenin soyundan gelenlerin mezarları ile uğraşırken veya beyazite senin neren türk anan baban soysuz diye laf sokarken hangi kabileden bahsediyor acaba? bilmiyor mu ki ne kendisi nede üzerinden meşrutiyet kazandıkları cengiz iddia edikleri kabile ile olan bağlantıları ya yok ya çok muallak?

hayır her şeyi geçtim adam orhun anıtlarında, budunları, aşiretleri falan sayıyor sonra onlara hitaben tümüne konuşuyor?

avrupalı kabileler için o önerme geçerli olabilir ama germen öncesi kelt kabileleri bile birbirlerinden ayrı yaşamalarına rağmen savaş ve dış tehditlere karşı veya kanat önderlerinin çağrılarına karşı çok rahatça birleşip, ortakça sorunsuz hareket etmiştir. ki buda zaten aşiret üstü bir "millet" kavramı olmadan yapılacak bir şey değil

olmadığı için zaten arap kabileleri başarısız oldu, Yugoslavya yıkıldı , latin amerikalılar kanı hızında medenileşiyor en ufak bir yalpalamada sapıtıyorlar

"zenginliği gürültülü sözlerle övünmek için değil, bir iş başarabilmek için bir fırsat biliyoruz.
yoksul olmayı değil fakat bundan kurtulmak için uğraşmamayı ayıp sayarız.
devletle ilgilenmeyen kimseyi zararsız değil, yararsız buluruz." Perikles
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 02 Apr 2018, 14:47    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
mesela şöyle bir röportaj var. mesela keltlerde de bu işleri üstlenen ve insanları bu şekilde yönlendirenler druitlerdi, roma galya işgali sırasında en çok onları yok etmek için çalıştığından bahsederler...

[udenizilhan.blogspot.com.tr]

Alinti

Atatürk'ün adını kötü anacak adamın boynunu Altaylar'dan gelip keserim."
Akay Kynyev (Kine)
-




şöylede bir kitabı varmış, satılan yeri bulamadım ama google yazınca pdf olarak çıkıyor
Gök-Tanrı İnancının Bilinmeyenleri Din ve Millet Kavramları - Akay Kine'nin Bilgileri Işığında
[imageserver.kitapyurdu.com]

no: [eksisozluk.com]
kurkancılık, burhancılık (veya ak yang, altayca: ak jang, batılı literatürde: burkhanism).


"zenginliği gürültülü sözlerle övünmek için değil, bir iş başarabilmek için bir fırsat biliyoruz.
yoksul olmayı değil fakat bundan kurtulmak için uğraşmamayı ayıp sayarız.
devletle ilgilenmeyen kimseyi zararsız değil, yararsız buluruz." Perikles


4 defa güncellendi. Son güncelleme 02/04/2018 15:13 tarihinde Feamer tarafindan yapilmistir.
Üye
medal 1k medal 5k
ID § 03 Apr 2018, 13:48    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
Alinti
Feamer
ezbere konuştuğunuz için oluyor bunlar, 56 sayfa olmuş her 10 sayfada başa sarıyor

timur muaviyenin soyundan gelenlerin mezarları ile uğraşırken veya beyazite senin neren türk anan baban soysuz diye laf sokarken hangi kabileden bahsediyor acaba? bilmiyor mu ki ne kendisi nede üzerinden meşrutiyet kazandıkları cengiz iddia edikleri kabile ile olan bağlantıları ya yok ya çok muallak?

hayır her şeyi geçtim adam orhun anıtlarında, budunları, aşiretleri falan sayıyor sonra onlara hitaben tümüne konuşuyor?

avrupalı kabileler için o önerme geçerli olabilir ama germen öncesi kelt kabileleri bile birbirlerinden ayrı yaşamalarına rağmen savaş ve dış tehditlere karşı veya kanat önderlerinin çağrılarına karşı çok rahatça birleşip, ortakça sorunsuz hareket etmiştir. ki buda zaten aşiret üstü bir "millet" kavramı olmadan yapılacak bir şey değil

olmadığı için zaten arap kabileleri başarısız oldu, Yugoslavya yıkıldı , latin amerikalılar kanı hızında medenileşiyor en ufak bir yalpalamada sapıtıyorlar

Saçmalık üstüne saçmalık yığıyorsun. Saçmalıklar ormanı yani bütün saçmalıklarını ele almak bile ciddi zaman kaybı. Timur'un Orhun yazıtlarını bildiğini iddia etmek tarihsel olarak imkansız. Böyle bir ima bile saçmalığın daniskası. O dönemde runik alfabeyi okuyan yok. Bitmiş, gitmiş en aşağı 4 asır geçmiş.

Diğer meseleye gelirsek Timur, meşruluk kazanmak için soyunu Cengiz Han'a dayandırıyor. Cengiz Han malum "Moğol" Bu tip bir siyasi hamle yapan Timur'un "TÜRK MİLLİYETÇİSİ" olduğunu iddia etmek komik bir saçmalık. 19. ve 20.yy'a Milliyetçilik damga vurdu hadi o dönemde normal karşılayalım. 21.yy'da Feamer senin saçmalama derecesinde Türkçü olmana idrak olarak yetemiyorum.

Örneğin Kürşat ismi böyle bir isim Çin kaynaklarında yok. Kürşat hikayesinde geçen isim Jiesheshuai, okunuşu daha da garip. Atsız tabii bu ismi alıyor "KÜRŞAT" yapıyor ve o dönemden beri popüler.Çin kaynaklarında saray basma mevzusu kısa iki pasajdan oluşuyor. Jiesheshuai ve adamlarından mürekkep bir hikaye. Atsız bu iki pasajdan edebi bir saçmalık yaratıyor. Bugün hala Kürşat Türkçüler ve Ülkücüler arasında popüler bir isim.
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 03 Apr 2018, 13:58    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
okuduğunu anlamıyorsun ki ben ne yapayım, nerede öyle bir iddia var?
hepsi birbirinden bağımsız olarak, içinde oldukları duruma göre böyle refleksler sergiliyor diyorum. sen anlayabildiğin kadarı ile kafanda kurup laf yetiştiriyorsun. kürşat ile ne alakası var. üstelik zaten "kürşat" bile zaten sözel anlatımın içinde olan tarihi veya yarı tarihi unsurların yeri geldiğinde milliyetçilik için kullanılacağı iddiamı destekliyor ve zaten son tartışma konumuzda bu

tabi böyle bir kavram sana uzak olduğu için okurken orayı atlamış olabilirsin, normal daha önce duymamış olabilirsin ama

bilmediğin konu ise niye salça oluyorsun?

vs. vs. cahiller ile vakit harcamıyorum artık, üstelik okuduğunu anlamayan cahillere hiç bulaşmıyorum


bu arada das kapital den dünya tarihi öğrenen biri vardı kimdi o, baya makale gibi yazmıştı? geçen aklıma geldi ama aramaya üşendim

"zenginliği gürültülü sözlerle övünmek için değil, bir iş başarabilmek için bir fırsat biliyoruz.
yoksul olmayı değil fakat bundan kurtulmak için uğraşmamayı ayıp sayarız.
devletle ilgilenmeyen kimseyi zararsız değil, yararsız buluruz." Perikles


1 defa güncellendi. Son güncelleme 03/04/2018 14:09 tarihinde Feamer tarafindan yapilmistir.
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 03 Apr 2018, 15:07    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
hayır, konu hakkında lise kitabından hallice bilgisi var, kalkıp kürşat satıyor bana. konu ile alakası olmadığı gibi hiçbir yerde geçmeyen bir bilgi gerçekten bilmiyor olduğumu mu düşünüyorsun?

üstelik zaten, olayın anlatılmasındaki ana fikir, feodallerin sopuyla sidik yarışı yapması gibi değil, "bizim uefa kupamız var" gibi bir durum da değil. adamın o hikayeyi kurgulamasındaki amaç, orada en imkansız ve olasılıksız durumda dahi özgürlüğün ve ideallerin için canını hiçe saymaktan çekinmeme ahlakının hikaye olarak sunulması ki zaten dede korkut özelinde diğer bir çok halkın benzer destan-hikayeleri var çok hayret edilecek bir durum değil yani. zaten mekanın "çin sarayı" sayılarında katlanmasında ki amaç da bu dramatik etkiyi artırmak.

benzer durumlar roland destanında da var, müslümanların ordusu sağdan sola derinliğine alabildiğince uzanan kalabalık olarak, hristiyanlar ise az sayıda şövalye olarak anlatılır hep.

işin doğası budur ama işte allame kesildiğin konunda o kadar cahilsin

"zenginliği gürültülü sözlerle övünmek için değil, bir iş başarabilmek için bir fırsat biliyoruz.
yoksul olmayı değil fakat bundan kurtulmak için uğraşmamayı ayıp sayarız.
devletle ilgilenmeyen kimseyi zararsız değil, yararsız buluruz." Perikles
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 14 May 2018, 10:59    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
şöyle bir şey varmış,
16. yy'da türkçenin latin alfabesi ile yazılması
[eksisozluk.com]




[books.google.co.uk]
[play.google.com]

Alinti

bartolomeo georgieviz’in 1555 yılında yazdığı de turcarum moribus epitome kitabında geçendir. türkçe'nin o yıllarda latin alfabeleriyle yazılmış hali bir hayli şaşırtıcı. yoldaşım kelimesini gioldassum diye yazmışlar mesela.

ufaktan açıklayayım, o dönemde bir türk ve hristiyan arasında geçen bir diyalog var resimlerde. başlığı turco olanlar türkün söyledikleri, christian olanlar da hristiyanın söyledikleri. eğik yazıyla yazanlar türkçe, altta da çevirileri bulunmakta.

gibi gibi...


de turcarum moribus epitome
[eksisozluk.com]

Alinti

"türklerin adetleri üzerine bir özet" olarak türkçeleştirebileceğimiz bu eser 1555 tarihinde bartolomeo georgieviz tarafından latince kaleme alınmıştır. önsözü kısa bir epistula'dan yani mektuptan oluşan bu eserin ilk bölümü türklerin ritlerine ve seremonilerine ayrılmış olup ilk sayfası şudur:


yukarıda da görülebileceği gibi, şöyle başlar eser: "türklerin, dillerinde meschit denen, ziyadesiyle büyük ve gösterişli tapınakları vardır..." ("habent templa satis ampla, & sumptuosa, ipsorum lingua meschit apellata..."winking smiley her şey tanımla başlamalı diyor ya cicero, işte bartolomeo türkü her şeyden önce mescidiyle tanımlıyor, bu açıdan önemli benim için.

metnin ziyadesiyle ilgimi çeken kısmı ise 92. sayfasında yer alan "pietas graecorum & armeniorum" yani "rumların ve ermenilerin sadakati" başlıklı bölüm oldu. konuşuruz sonra.


"zenginliği gürültülü sözlerle övünmek için değil, bir iş başarabilmek için bir fırsat biliyoruz.
yoksul olmayı değil fakat bundan kurtulmak için uğraşmamayı ayıp sayarız.
devletle ilgilenmeyen kimseyi zararsız değil, yararsız buluruz." Perikles


4 defa güncellendi. Son güncelleme 14/05/2018 11:33 tarihinde Feamer tarafindan yapilmistir.
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 27 May 2018, 16:41    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
Alinti
Tatar Ramazan
Muazzez hnm prof değil ancak Sümer tabletllerinin okunmasında büyük pay sahibi, prof Tekin ve kocası bu tabletler ve pek çok veriyi birleştirerek ayrıca Harvardın kütüphane imkanlarıyla puzzlenin parçalarını yerine koyuyorlar adeta. Ortadoğu tarihini ve dinlerin peygamberlerin uluların hepsinin kaynaklarını çıkış noktalarını ortaya koyuyorlar, hatta bazı konuları tvde anlatmıyor tepki çekeceği için.

[twitter.com]

ben bilmem ama şöyle bir iddia var.
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 28 May 2018, 09:21    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
var ama iddia sahibi kim?

wiki bu şekilde vermiş

[www.wikiwand.com]

Alinti

İlkokula Çorum'da başladı. Daha sonra ailece Bursa'ya taşındılar. Bursa'da özel bir okul olan Bizim Mektep'te Fransızca ve keman dersleri aldı. 1926'da sınavla Bursa Kız Muallim Mektebi'ne (Bursa Kız Öğretmen Okulu) girdi. 1931 yılında mezun oldu ve babasının da öğretmenlik yapmakta olduğu Eskişehir'e tayin oldu. Eskişehir'de öğretmenlik mesleğini dört buçuk yıl yaptı. [kaynak belirtilmeli]

15 Şubat 1936 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Hititoloji bölümüne kaydoldu. Nazi Almanyası'ndan Türkiye'ye iltica etmiş olan ve Ankara Üniversitesi'nde dersler veren Prof. Dr. Hans Gustav Guterbock'dan Hitit Dili ve Kültürü derslerini, Prof. Dr. Benno Landsberger'den Sümer ve Akad Dilleri ve Mezopotamya Kültürü derslerini aldı. 1940 yılında Ankara Üniversitesinden mezun olduktan sonra İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi Çiviyazılı Belgeler Arşivine uzman olarak atandı. Aynı yıl Kemal Çığ ile evlenmişti. Müzede çalıştığı 31 yıl boyunca meslektaşı Hatice Kızılyay ve Dr. F. R. Kraus ile birlikte müzenin deposunda bulunan Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış on binlerce tableti temizleyip, sınıflandırıp numaralandırdı, 74.000 tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturdu, 3.000 tabletin kopyasını yapıp katalog halinde yayımladı.[kaynak belirtilmeli]

1957'de Münih'teki Oryantalistler Kongresi'ne katıldı. 1960'da Heidelberg Üniversitesi'nde altı aylık bir çalışma yaptı. 1965'de Roma'da sergilenen Hitit sergisini bu şehirden alarak Londra'ya götürdü. 1972'de emekliye ayrıldı. [kaynak belirtilmeli]

Sümer çivi yazısı
Sümer çivi yazısı
Emeklilikten sonra bir süre yurtdışında yaşayan Muazzez İlmiye Çığ, 1988'de Philadelphia'daki Asuroloji kongresine katıldı. Prof. Kramer'in History Begins at Sumer adlı kitabını Türkçeye çevirdi ve kitap 1990'da “Tarih Sümerle Başlar” adıyla Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Kitabın çok ilgi görmesi üzerine 1993'te çocuklara yönelik Zaman Tüneliyle Sümerlere Yolculuk da dahil Sümer ve Hitit kültürlerini tanıtan 13 kitap yazdı.

"zenginliği gürültülü sözlerle övünmek için değil, bir iş başarabilmek için bir fırsat biliyoruz.
yoksul olmayı değil fakat bundan kurtulmak için uğraşmamayı ayıp sayarız.
devletle ilgilenmeyen kimseyi zararsız değil, yararsız buluruz." Perikles
Üye
medal 1k medal 5k medal 10k
ID § 29 May 2018, 09:07    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
ayrıca, halil inalcık a bile benzer şeyleri söyleyen müptezeller çıkıyor, bu yüzden söylenen değil kimin söylediği önemli

"zenginliği gürültülü sözlerle övünmek için değil, bir iş başarabilmek için bir fırsat biliyoruz.
yoksul olmayı değil fakat bundan kurtulmak için uğraşmamayı ayıp sayarız.
devletle ilgilenmeyen kimseyi zararsız değil, yararsız buluruz." Perikles
Üye
medal 1k medal 5k
ID § 17 Aug 2018, 23:08    [ Alintila ] [ Özel Mesaj ] [ Albüm ]
Muazzez İlmiye Çığ, maalesef bilimsellikten uzak bir hocaydı. Güneş Dil Teorisi kuşağı insanıdır.

Kimin söylediğine bakmaya gerek yok. Google Scholar açın bakın Muazzez İlmiye Çığ'a kim veya kimler referans vermiş.

Birde Veysel Donbaz hocaya bakın.

Veysel Donbaz, uluslararası hakemli ve prestijli bir çok dergide makaleleri olan bir insan.

Ancak Muazzez İlmiye Çığ'ın böyle bir olayı yok.

Veysel Donbaz'ın adının Al Jazeera sayesinde geniş kitleler tarafınca duyulması ayrıca hazindir.



Halil İnalcık ve Muazzez İlmiye Çığ karşılaştırması ise yanlıştır. Halil İnalcık alanında son derece donanımlı bir çok dilde eser vermiş Chicago üniversitesinde öğretim üyeliği yapmış, rüşdünü ispatlamış bir hocadır.

Google Scholar'a girip yine basit bir tarama yaptığınızda örnek olarak

The Ottoman Empire: conquest, organization and economy

adlı eserine 68 atıf yapılmış.

Atıf yapanların ezici çoğunluğu yabancı ve farklı ülkelerden.

1967 yılında TTK tarafından yayınlanan

Adaletnameler'e bile 67 atıf var ve ona atıf yapan yazarların eserleri prestijli yayın evlerinden çıkmış.
Syf: ««/ 60 »»   [ Y ]
[ Forum ] / [ Konu ]
=o=
[ Yeni Konu ] [ Mesaj Yaz ]
*Bu sayfadaki içerik, yazanların kiŞisel görüŞlerini belirtmektedir. KiŞiler, üye anlaŞmasında var olan Şartların bilincinde olmak yükümlülüğündedir. Üye anlaŞmasına göre, gönderilen her türlü içerik, içeriği göndermiŞ olarak görünen üye rumuz ismi ve üyenin kendisine aittir. Paticik.com ve yetkilileri, üyelerimizin göndermiŞ olduğu iŞ bu sayfada yazılı olarak bulunan içerik hakkında hiçbir yasal sorumluluk kabul etmemektedir. Yükümlülük altında olmasa dahi, var olan site içeriğinin bütünü veya bir kısmının site kurallarına uygunsuzluğu durumunda, iletiŞim sayfamızdan bize eriŞebilir, gereken düzenlemeleri yapmamızı sağlayabilirsiniz.
[ Paticik.com | Forum | Kullanici Sozlesmesi | Üye Ol ]
Iletisim : info [at] paticik.com
Secereli Dobermann | Londra Rehberi Copyright 2001-2015 @ Paticik.com
This forum is powered by Phorum