Jump to content

Akuma_Blade

=o=
  • Mesaj sayısı

    1.710
  • Üyelik tarihi

  • Son ziyareti

Akuma_Blade tarafından gönderilen her şey

  1. Akuma_Blade

    tavsiye - ninja scroll / ninja scroll TV

    Ninja Scroll ile kesinlikle alakası yoktur Ninja Resurection'un Zaten Ninja Scroll'ün ekibi yapmadı onu , bir nevi Ninja Scroll'ün ününden yararlanmaya çalışan korsan bir Ninja Scroll klonu diyelim.
  2. Akuma_Blade

    tavsiye - ninja scroll / ninja scroll TV

    Ninja Scroll söz konusu oldu mu genelde susmayı yeğlerim ama kısaca ne düşündüklerim : 1- Jubei karizmadır , cool'dur : Orası doğru ama Jubei hakkında yazacak başka birşey yok mu Allah aşkına? Roninliği ve Lone Wolf & Cub gibi Ronin tabanlı manga'larda bahsi sıkça geçen kaderin karma'sı ile alakalı "lanetlenme" olayından neden kimse bahsetmez? (Ki bu Ninja Scroll'ün en kayda değer özelliğiydi) 2- Savaşlarda heyecan öğesi -bence- yoktur , normalde her biri Jubei'yi düzinlerce kez öldürebilecek yeteneklere sahip düşmanların topu topu 2-3 dakikalık savaşlar sonrası nasıl komik derecede kolay şekillerde öldükleri ve bazı insanların -örneğin ben- bu Anime'den nasıl soğudukları gözleden kaçmamalıdır. 3- Ninja Scroll çıktıktan sonra bu tarz alternatif dünya işleyen kanlı-canlı , kesmece animeler adeta mitoz bölünmeyle çoğalmıştır ki bence Samurai X OAV'ları dışında bence hiçbiri kayda değer değildi. 4- Gerçekçilik yok diyemem.Gerçekçilikten öte alternatif gerçekçilik vardır , mantığınıza uymayan bir nokta oldu mu "there is no spoon" diye düşünürsünüz ister istemez.Hatta arcade oyunu beat'em up'larını andıran işlenişi eklenince derinlik aramaz , "hatasız kul olmaz , hatamla sev beni" diyen bu animeyi bağrımıza basarız. (Alternatif gerçekçilik demişken , GITS de alternatif gerçekçilik örneğidir ama Ninja Scroll gibi işin b... 'ı çıkarmaz ) 5- Anime ilgili başyapıtları izlememiş birçok kişi -isim vermiyorum ülkemizdeki genel için konuşuyorum- Ninja Scroll'e "gelmiş geçmiş en iyi anime" der ki bu bence traji komik bir olaydır. 6- Yurtdışındaki fanlar genelde TV serisini sevmez. 7- Ninja Scroll'ün yönetmenini severim , en sevdiğim 10 anime filmi arasında kafadan sayacağım A Wind Amnesia gibi bir yapıma imza atmıştır ki bu bence kadri bilinmemiş bir klasiktir.İzlemeyenler çok şey kaçırırlar. Bir yargısız infaza kurban gitememek için yazayım : Ninja Scroll ortalama izleyici için iyi bir örnek ama asla bir klasik veya onun ötesi değil.Kötü olmasa da kusursuz bir yapım olmadığını da kabul etmek gerekiyor.Aksi halde fanatizm yapmış oluruz.
  3. Akuma_Blade

    MECHA!

    Aslında bu topic'i açma sebebim en sevdiğimiz mecha serilerindeki özellikler idi , yani ideal bir mecha serisinin nasıl olması idi.Ama mademki konu Evangelion'a vurdu , konu hakkındaki topic'de yazmayacağım bazı şeyleri burarada yazacağım. Evangelion kendi PC'mde izlediğim ilk Anime serisi idi.İlk bölümler itibariyle çok büyük beklentiler içine girdim ister istemez ama her yeni bölüm beklentilerimin biraz daha azalmasına , en sonlara doğru ise tamamen dibe vurmasına sebep oldu.GAINAX'ı zaten sevmem , hatta sinir olurum (Ebichu izleyin anlarsınız sebeplerimi) Sebep mi gerekli? : Tüm betimleme enerjisinin 3 karakter (Asuka , Rei , Shinji) üzerine yoğunlaştırılıp geri kalan tüm karakterlerin -aslında her biri çok da güzel yan öykülere sahip olabilecekleri yerde- resmen figüranlaştırılması , Sachiel ve Bardiel dışındaki birkaç Angel dışında tüm Angel'lerin tasarımlarının bir ilkokul çocuğunun çizebileceğinden daha iyi olmaması , problemsiz bir karakterin olamamsı ve bir noktadan sonra karakterlerin sadece zaafları ile anlatılmaya başlanması (Kirpi İkilemi , mastürbasyon , bira ve oeidupus kompleksi derkene yeter ulan diyesim geldi) , Shinji kadar sorunlu bir karakterin giderek mesihleştirilmesi ve en son olarak da savaş olayının çoğu zaman sinir bozacak kadar kısa sürmesi (80'lerin çoğu mecha serisinde bile bundan daha uzun ve sıkı savaşlar vardır kanımca) beni bu seriden soğutan en önemli faktör oldu.Açıkçası neden belirtmeden de "neon genesis evangelion hayranıyım , rei'nin hastasıyım , yolların ustasıyım vs" türü laflar duymak beni fena halde sinirlendiriyor.Şimdi diyeceksiniz ki "sen seriyi anlamadın , bak işte şöyle höbödö felsefe yapmışlar" diye ama ben diyebilirim ki tek bir kez izlediğim halde (Episode 17-18-19 ve 25-26 dışında seri hiçbir şekilde yeniden izlenilmeyi hakedecek bir derinlik de içermiyor açıkçası) çoğu kişiden daha fazla iyi anladım , hatta ansiklopedisini bile yazdım (Bkz. http://www.divxforever.com/index.php?act=subz&CODE=03&id=7605) ama dediğim gibi , ben bile birkaç bölüm dışında NGE'de kayda değer birşey bulamıyorum ve benim gibi birçok kişi de böyle düşünmekte. (Animenfo'daki NGE oylarının ne denli zıtlaştığına dikkat çekerim) Şimdi diyeceksiniz ki hiçmi iyi şey bulamadın bu seride buldum ama bulduklarım sürekli azınlıkta kalan şeylerdi diyeceğim.Örneğin Episode 17-18-19 ciddi açıdan seriden farklı değerlendirilesi kurguda bölümlerdi , o bölümler izledim , makineyi kapatıp midemden tuhaf şekilde kalkma hiisederken kanepeye sırtüstü uzandım ve şöye dediğimi hatırlıyorum "insanoğlu böyle bir kurgu yaratmış olabilir mi?" ama dediğim gibi çok sürmedi , birkaç bölüm bitmeden seri de bitti ve benim 17-182de gördüğüm o birkaç küçük umut tanesi de 25-26 ile yitti gitti.Belki NGE için haa saygıyla anabildiğim Episode 17-18-19 yada serinin sonuna dair çok da anlaşılmaz olmasa da yine yien sert kabuklu bir sunum veren 25-26 için yine de farklı konuşabilirim ama overall manada seri bence fena halde vasat bir seri.Saçımı başımı yolduğum figüranlaştırılma olayı hakkında söyleyeceği şeyi olmayan , angel'lerin neden bu kadar sallama çizilmesini , yada diğer tüm nedenler bağlamında sebep falan belirtemeden Evangelion'a tapanları derhal Argento Soma izleyip oradaki insan ilişkilerinin yansıtılışı , kişisel acılar yada sahici duygular gibi özellikler üzerine konuşmaya çağırırım :) [Bu mesaj Akuma_Blade tarafından 16 Ocak 2005 08:38 tarihinde değiştirilmiştir]
  4. Akuma_Blade

    Serverda buluşmak için icqlarmız msnlermiz

    Aşadaki oyunlar için oyun arkadaşı arıyorum : -Macross Plus (Guld benim) -Cadillacs & Dinosaurs (Mustapha benim) -Street Hoop (Güney Kore benim) -Metal Slug X & Metal Slug 3 (Fio benim) -Samurai Shodown ilgilenenler 164089250 numaralı ICQ'den veya [email protected] adlı MSN'den bana ulaşabilirler : nickim Quattro Bagina
  5. Akuma_Blade

    Cadillac

    Cadillacs & Dinosaurs Belki Capcom'un en iyi arcade oyunudur , zamanında kardeşimle birlikte az bitirmedik.Silah kullanımının oyuna etkisi ve taş , sopa gibi alakasız şeylerin bile silah olarak kullanılması bu tür oyunlar için devrim gibi birşeydi.Keşke Capcom bu oyunun devamını da yapsaydı. (Bu arada bu oyun Anime şeklinde olmayan bir Çizgi Roman serisinden uyzarlanmış) Bu tarz oyunları arıyorsan sana Capcom'un bu tarz oyunlarından Punisher & Nick Fury , Final Fight ve Captain Commando'yu önerebilirim.Punisher'de her alt stage değişimlerinde karakterler ellerindeki silahları attıkları için saçınızı başınızı yoluyorsunuz , Final Fight'i herkes sevmeyebilir (ben sevmedim) , Captain Commando'da ise Cadillacs & Dinosaurs'daki estetik yok.Ama her üçü de en az 1 kere bitirilesi oyunlardandır. (Cadillacs & Dinosaur ise bence 4-5 defa bitirilesi bir oyun)
  6. Akuma_Blade

    MECHA!

    Türün klasiklerinden adı sanı duyulmamış örneklere kadar bu türün hayranları ile bu tür üzerine konuşmak isterim.Hadi gelin toplanalım.
  7. Akuma_Blade

    Animelerdeki Odun karakterler

    Kamil İnsan mertebesine -bence- ulaşmış yegane insanlar olan Sagara ve Soujiro'ya "ODUN" diyen zihniyeti kınıyorum.Hatta ve hatta ŞİDDETLE KINIYORUM!
  8. Akuma_Blade

    ANimelerdeki bomba !! hatunlar

    1-Miriya 361 (SDF Macross) 2-Rosamia Badam (Zeta Gundam) 3-Lady Jayde Une (Gundam Wing) ama bambaşka bir yere koyduğum bir bayan vardı ki o da aşkı hala yüreğimi yakan AYA BREA (Parasite Eve)
  9. Akuma_Blade

    tavsiye - GUNDAM SEED

    Gundam SEED Destiny (2004) Gundam SEED Destiny'de yanılmıyorsam karakter tasarımcısı ve yönetmeninde değişime gidilmiş , iyi de olmuş.Eskisinden çok daha iyi bir seri izliyorsunuz öncelikle. Seriyi izlerken benim en çok çaçırdığım şey artık eski gücündeki br federasyonun olmayışıyfı.Gerçi tümden silinmiş değiller ama tüm olay 3 taraf (ZAFT , Orb ve OMNI adlı yeni bir grup) arasında geçiyor ve birbirleriyle iyi geçindikleri pek söylenemez.Tam da ateşkes sağlandı derken OMNI 'nin 3 tane matrix özentisi zibidiyle ZAFT üssüne dalıp en gelişmiş 3 Gundam'larından Chaos , Gaia ve Abyys'i kaçırmaları ve de o an tesadüfen orda bulunan Alex Dino (seni birine çok benzettim ama...neyse) ve acılı delikanlı Shinn Asuka da çerez oluyor ortama.Ama fena olmamış , ne de olsa Gundam evreninde asla barış sonsuza dek sürmez demiş atalarımız.Olaylar grubun liderliğini sessizce ele geçirmiş bir adamın dünyaya karşı CCA tarzı bir koloni düşürme harekatı başlatmasına dek varıyor.Ve ilk 10 bölüm bile diyebilirim ki SEED'den çok daha fazla Twist & Turn (İzleyicinin heyecanını taze tutan gelişmelere üst üste yer verilmesi diyelim) ile dolu. Konuda nerde ilk sezondan ileride şeyler buldun derseniz ilk sezonun belki de en güzel özelliği olan savaşın çok boyutluluğu ve karakterlerin savaştan bağımsız kendi kişiliklerine ayrılan alanın daha arttırılması ve de zaten bir TV serisi için zaten mükemmel denebilecek teknik altyapının daha da mükemmelştirilmesi diyebilirim.Örneğin Athrun Zala'nın (ki ben oluyorum) SEED'in son bölümde elinde silahla malum amaçla girdiği odada gördüğü manzara ve az önceki amacına rağmen o an uğradığı çöküntü onun iç dünyasnı yansıtmak açısından benzersizdi , Athrun'un kendi içinde yaşadığı çelişkileri ve kendi gerçeğine uygun amaç arayışını Destiny'de de görüyoruz.Eski dostu Kira ile birlikle artık Orb altında savaşacak olmasına karşın karşısına bir rival karakter çıkıyor.O da savaş sırasında yaşadığı şehirde yaşanan Orb saldırısı sırasında kazara ailesini savaşa kurban veren ve inanmak istediği tüm değerler için ZAFT 'a katılan Shin Asuka.SEED'i dikkatle izlemişseniz aslında ZAFT'ın yaşasın kötülük diye tepinen insanlarla dolu bir yer olmadığını , başa geçmiş birkaç kişinin hırsı nedeniyle haklı oldukları bir intikam savaşını karşılarındaki herkesi yoketmeye odaklanmış bir katliama çevirmekten kıl payı döndüklerini bilirsiniz (Zaten ZAFT mı Federation mu derseniz ZAFT derim) SEED Destiny'de ise ZAFT mürettebatına bakarken kendinizi ilk serinin Archangel'inde gibi hissediyorsunuz.Kendini başkalarını öldürmeye adamış nerdeyse hiç kimse yok , hatta sırf bu yüzden söz konusu 3 gruptan yegane "kötü" olarak anca OMNI'yi görmeye başladım diyebilirim.Eski kadro demişken Orb'daki teknik eleman kadrosuna tövbekar kaptanımız Ramias bile geliyor.Seriyi izlediyseniz yabancılık çekmeyeceksiniz yani. Seslendirme birinci sınıf , zaten sırf buna önem verdikleri için eski UC Gundam'larında Quattro ve "Red Comet" olarak tanıdığımız karakterleri seslendiren , Kenshin'de en çok hayranı olan yan karakter olduğunu tahmin ettiğim Sou Jiro'yu da seslendirmiş olan yaşayan Seiyuu efsanelerinden Ikeda Shuuichi de Gilbert Dullindal dublajı için seriye dahil edilmiş.İyi de olmuş. Serinin tanıtımı yapılırken kullanılan en önemli iddialardan biri de eski serinin hayattaki tüm kadrosunun bu savaş için geri döneceği idi.Gerçekten de Kira dahil tüm eski kadro geri dönüyor. (Bu arada geçen SEED bittiğinde manzara icabi Kira'yı öldü sanıyordum ve seviniyordum , SEED'in 4 dakikalık 51. bölümünü izleyince acı gerçeği kabullenebildim) İlk seride ölen Raww Le Kreuze bile klonu Neo Romaneke aracılığı ile geri dönmüş oluyor (Bir Raww fanatiği olarak bu olaya en çok ben sevindim diyebilirim) Ayrıca ZAFT'ın içindeki Zaku pilotlarını da sayarsak bir hayli cast birikmiş oluyor ki bu seri için yeterince güzel.Haberlere göre ileriki bölümlerde misafir oyuncu babından Junk Guild'den Rou'nun (Judou Ashita'nın SEED şubesi olur kendileri) Astray Gundam'ının Windam upgrade'siyle geri dönme ihtimali de varmış (MAHQ' bunu konfirme ediyormuş) Görüntü efektleri eskiye nazaran karşılaştırıldığında bile çok daha iyi.Sürekli ortaya çıkan yeni gelişmeler ve dinamik senaryo ile sıkılmıyor , sürekli heyecanlanıyor ve kendinizi orda hissediyorsunuz.Seyirlik olarak bile çok güzel bir örnek bence.Belki Z Gundam kadar derin yada CCA gibi hazin bir öykü değil ama ileride gerçekten güzel Gundam serileri arasında sayacağımız da kesin.Sunrise yine çok çok iyi bir iş çıkarmış.Tebrik ediyoruz. Not : Seri geçen Ekim ayında başladı ve halen devam ediyor.Şu an 13. bölümdeler ve 50 bölümlük planlandığını düşünürseniz daha çook maceramız var izleyecek :)
  10. Akuma_Blade

    Şiddetle önerilir-Elfen lied

    Valla ne desem laf değil , Sam düşüncelerime aynen tercüman olmuş :) Açıkçası bu Anime'yi sırf ilk çıktığı hafta 9,7 ratingle 3. sıraya çıkmasından ve aylarca orda kalmasından dolayı merak edip edinmeye karar vermiştim.Düşüncem elbette "bu kadar kişi yanılıyor olamaz" yönündeydi ama saolsunlar Animenfo tayfası 2002 sonrası popüler olan türde Anime'lere duyduğum önyargıları haklı çıkarmakta gecikmediler. (Zaten 2002 sonrası dönemde koca Anime sektörünün Macross Zero veya Ghost in the Shell : Stand Alone Complex gibi birkaç harbi yapımın dışında sürekli Ecchi tribünlerine oynar görüntüsü vermeye başlayan klişeleşmeler artık iyice baydı bence) Ayrıca Animenfo'da yüksek puan alan Anime'nin illa iyi olması gerekir gibi bir kaide bana eskiden akla yatkın gelse de şu an bana çok tuhaf geliyor.Düşünün , bundan çok değil 1 ay önce Elfen Lied 3. yada 4. iken şu an halen Serial Experiments Lain 74. , Ghost in the Shell 79. , Stand Alone Complex 80. , Akira'nın 94. sırada olduğunu görüp benim her imkan ve şeraitte ilk beşte yazacağım Argento Soma , KOR , Blue Submarine No. 6 ve Macross Plus'un ilk yüzde bile olmaamsına bakın ve gelin de mantık arayın dostlar.Aslında çok da bu konuları çok da eşelemek istemiyorum , ne de olsa tüm sektör "orjinal değil ama naapalım , piyasada bu gidiyor" olayına takmış son bir kaç yıldır ve gördüğümüz örnekler de hep bu yönde oluyor. Herkesin radikal yönde olumlu eleştiriler yaptığı Anime'leri genellikle sevmem (nedenini sorarsanız bence "Maalesef ruhu yok" durumu oluyor çoğunda) , Elfen Lied'de de bu bağlamda pek şaşırmadım aslında.Beni şaşırtan bundan 3-4 yıl önce çıkmış olsa zar zor 10/6 alabilecek bir Anime'nin kan ve Ecchi'liği bozuk para misali harcaya harcaya giderek bu kadar büyük bir takipçi kazanması oldu.Hatta bana bu Anime'yi ilk tavsiye eden ve ilk 1-2 bölümünde fena halde beklentilerini aştığını söyleyen dostum Oken bile "artık benden bu Anime'yi benden isteyen olursa 6. bölümden öncesini yollamıyorum , o bölümleri yeniden hatırladıkça sinirim bozuluyor" diyordu.Ben de nötr duygularla aldım izledim , düşüncelerim fazla farklı olmadı.Resmen harcamışlar.Samimiyet yerlerde , 80'lerin rastgele seçtiğiniz 10 Anime'sinde bile bundan çok daha yüksek samimiyet ortalaması bulabilirdiniz ama 2002 sonrası artan trend azınlıktaki izleyiciye fazla seçenek sunmadığından biz de he deyip geçmek zorunda kalıyoruz.Elfen Lied de o hesap işte.Ana fikre lafım yok. H P Lovecraft'ın romanları ile Dean R Koontz'un Twilight Eyes romanının karışımı bir kurgu oturtulmuş , ama devam ettirilememiş.Yani kitaptaki gibi insanların bir silah olarak kullanmak isteyip sonra geri tepen doğa üstü güçlere sahip yaratıklara karşı işlenmiş adam gibi bir kurgu olsa tamam , diyeceksiniz ki bu Anime averaj da olsa olur.Ama diyemiyorsunuz işte. Son söz : Siz de sadece merak edenlerdenseniz hiç izlemeyin Elfen Lied'i , bırakın düşlerinizdeki gibi kalsın idealiniz.
  11. Akuma_Blade

    En sevdiğiniz anime karakterlerin Resimleri

    Ryu Soma - Argento Soma Raww Le Kleuze - Gundam SEED Athrun Zala - Gundam SEED Quattro Bagina - Zeta Gundam Zechs Merquise Sagara Sousuke
  12. Akuma_Blade

    tavsiye - Zeta Gundam

    Önemli Not : Eğer hiçbir şekilde CİDDİ VE KARAMSAR Anime'lerden hoşlanmıyorsanız Zeta Gundam'dan kesinlikle uzak durmanızı öneririm , kesinlikle POP bir beklentiye hitap etmiyor (İnanmıyorsanız daha ilk bölümde evini , 3. bölümde annesini ve 5. bölümde babasını ve kademeli olarak son bölümlere doğru da AEUG'daki birçok arkadaşını kaybettikten sonra Four da ölünce kendinden geçmiş şekilde cinnetini izleyin) , yok eğer CİDDİ ANİME'LER NASILDIR YADA NASIL OLMALIDIR diye bir araştırmanız varsa konuya Z Gundam ile başlamanızı öneririrm çünkü bir Anime'den çok öte politik göndermeleri olan bir yapım , farklı düşünerek çok farklı düşüncel sağlamamlar çıkartabiliyorsunuz. (Örneğin kötülüğün de ötesindeki taraf olan Titans'ın burada ciddi şekilde bir Amerikan oluşumu olarak gösterilmesi yüzünden Z Gundam'ın Amerika'daki gösterimi geçen seçimlerin hemen öncesine kadar yapılamıyordu) Bu arada gelmiş geçmiş belki de en güzel Gundam serisi olan Zeta'yı bir yana bırakıp kişisel olarak bu Anime'yi izlememdeki en büyük sebep olan Quattro'ya geçelim.Quattro'yu tanır tanımaz nickimi bile değiştirme noktasına geldim düşünün artık :) Quattro Bagina Yaş : 27 Taraf : AEUG Newtype , yüzbaşı Size birşey söyleyeyim mi? Z Gundam'ın konusunu bilmesem ve Quattro'yu hiç tanımamış olsam Gundam evrene bir gram ilgi bile duymayacaktım.Taa ki birgün Quattro'nun misyonunu öğrenmem ile hayata bakış açımın değiştiğini hissettim. Brex Forra'nın aslen bir yeraltı örgütü olan ve federasyonda hızla yayılan TITANS zorbalığından bıkan ve onlara karşı mücadele etmek isteyen erdemli Federation mensupları (ilk MS Gundam'daki Bright Noah'ın White Base gemisi mürettebatı gibi) ve OYW'den sonra sağa sola dağılan eski Zeon pilotlarından müteşekkil AEUG'u kurmasından kısa süre sonra ekibe Quattro dene esrarengiz kişi de katıldı. Kendisine sorulan sorulara kaçamak yanıtlar veriyor , OYW'nin sonlarına kadar bir Zeon subayı olduğunu , fakat şu an sonuç olarak Federation'un bir parçası olan TITANS'a karşı savaşmanın kendisi için çok da kaygı duyurmadığını söylüyordu.Ama şaşırtıcı olanlar ardı arkasına gelmeye başladı : Bu adam neden her zaman ve her yerde yüzünün üst kısmındaki yarayı gizlemek için sürekli güneş gözlüğü takıyordu? Axis lideri Hamaan Khan'la bağlantısı neydi? Korkunç derecede yüksek pilotluk yeteneğinin ve Zeon üretimi MS'ler hakkındaki bilgi düzeyinin açıklaması neydi? Hayati soru : Acaba bu herifin gerçek amacı neydi? Şaşırmaya hazır olun ve Zeta Gundam'ı izlemeyi bekleyin diyorum ama sabırsızsanız ve biraz SPOILER'den zarar gelmez diyorsanız... http://www.gundamuniverse.it/gundamworld/Char.htm Not-2 : Quattro'nun gerçek kimliğinin kim olduğu dikkatli izleyici için çok çabuk ortaya çıkması kötü oluyor , haliyle Quattro'nun aslında kim olduğunu sıkı izleyiciler bile 20-30 bölüm sonra alınlarına vurarak anlasalar "yuh be nerden anlamadık bu herif olduğu" dedirten bir kullanım olsaydı süper olurdu.Ama fazla sorun değil sonuç olarak...
  13. Akuma_Blade

    tavsiye - Zeta Gundam

    Mobile Suit Z Gundam Yapım Yılı :1985 Bölüm Sayısı : 50 Principality of Zeon'un "One Year War"ı kaybetmesinden 3 yıl sonra 0083 yılında teslim olmayı reddeden Amiral Augille Delaz'a ait bir Zeon filosu gizli bir operasyon ile Federasypnun geliştirmekte olduğu nükleer silah kullanma kapasitesine sahip bir MS olan GP02A'i kaçırırlar. Federasyon kuvvetlerinin üstün çabalarına rağmen, Delaz Filosu "Operation Stardust" adını verdikleri intihar saldırısını gerçekleştirirler ve bu kriz sonrasında her ne kadar Delaz filosu durdurulsa da , Federasyon kuvvetleri çok ağır hasar alırlar. Uzay filolarının yaklaşık 3/2'si yokolur ve bir çok üst düzey komutan hayatını kaybeder. Bu olaydan hemen sonra artık gerek Federasyon senatosunda gerekse silahlı kuvvetler içinde uzayda yaşayan insanlara karşı büyük bir korku ve nefret doğmaya başlar. Artık Federasyonda çoğu kişi kolonistlere "hakettikleri gibi davranmak" gerektiğini düşünmektedirler.Amiral Gene Corini'nin girişimleri ile uzayda çıkan isyanları gerekirse zorla bastırmak amacıyla bir güvenlik filosu olan TITANS kurulur. Uzayda yaşayan insanlara karşı çok sert düşünceleri olan Amiral Jamitov Haymann bu organizasyonun başına getirilir. Haymann çok kısa bir sürede Federasyon askeri kuvvetlerinde ne kadar "ipten dönme" adam varsa Titans'a toplamaya başlar. Titans artık kolonistlerden nefret eden, insan hayatına zerre değer vermeyen acımasız insanlarla dolar. Bütün bunlar olurken Amiral Corini'nin ölümü ile Haymann yavaş yavaş Federasyon ordusundaki tüm gücü eline toplamaya başlar.Aradan geçen 5 yıl boyunca Titans kolonistlerin hayatını cehenneme çevirir. En basit ayaklanma bile Titans tarafından şiddetle bastırılır. Haymann'dan cesaret alan Titans askerleri önlerine çıkan her türlü engeli yoketmeye başlarlar. Kolonistlerin siyasi liderleri yavaş yavaş şüpheli bir biçimde ölmeye başlarlar. Titans artık uzaydaki tek güçtür. Dahası kimse birşey kanıtlayamadığından bu ırkçı organizasyonu kimse durduramaz. Kolonistlerin yardım isteyen çığlıklarına kimse cevap veremez... Titans'ın 30th Banthi kolonisinde gerçekleşen bir gösteriyi G-3 zehirli gazı kullanarak durdurmaları, ve 3 milyon insanın ölmesi de bardağı taşıran son damla olur. Eskiden Haymann ile "One Year War"da beraber savaşan Amiral Brex Forra, ordudan ayrılarak Titans'ın vahşetine göz yummayı reddeden herkesi yeni kuracağı direniş gücüne çağırır. Eski bir Zeon askeri olan Quattro Bagina adlı esrarengiz bir adamın yardımı ile Forra AEUG (Anti Earth Union Government) adı yeraltı organizasyonunu kurar. Amaç faşist Titans'ı durdurmak ve yanlışlıklarla dolu Dünya Federasyonunu düzeltmektir. Titans'tan iğrenen eski Federasyon subayları, siviller, eski Zeon askerleri bu Federasyon kökenli terörü durdurmak üzere AEUG çatısı altına toplanmaya başlarlar. Gerek insan, gerekse malzeme olarak Titans'ın yarısı kadar bile olamayan AEUG şimdilik sadece gerilla taktikleri ile Titans'la savaşacaktır. Hikayemiz UC0087 tarihinde Green Noa 1 kolonisinde başlar. Titans yeni geliştirdikleri MS'leri olan Gundam MKII'yu test etmek üzere koloniye getirirler. AEUG bu testten haberdar olur ve Yüzbaşı Quattro Bagina liderliğinde bir grubu, bu yeni MS'ler hakkında bilgi toplamak hatta mümkünse onları ele geçirmek amacıyla koloniye gelirler. Titans'tan nefret eden Camille Vidan adlı 17 yaşında bir genç Quattro ve ekibine Gundam MKII'yu kaçırmalarına yardım eder. Camille bu olaydan sonra AEUG'e katılır. Ancak katılması ile birlikte ardı ardına trajedilerle yüzleşmek zorunda kalacaktır... En son 1982'de Gundam OVA-3'ü yapan Tomino, 3 yıl aradan sonra Mart 1985'te Z Gundam ile geri döner. Bu seri her ne kadar çok karanlık ve trajik bir hikayeye sahip olsa bile birçok Gundam hayranı tarafından yapılan en iyi seri olarak düşünülmektedir. Hikayedeki en büyük değişiklik, daha önceki serilerde "iyi taraf" olan Federasyonun şimdi Titans adlı kötünün de ötesindeki taraf olmasıdır. Z Gundam'ı izleyecekseniz tıpkı V'de olduğu gibi yanınıza bir sürü mendil almayı unutmayın. Ayrıca ölüm temalarından hoşlanmıyorsanız Z Gundam sizin izleyeceğiniz en son anime olmalı. (Bu inceleme Heero tarafından hazırlanmıştır)
  14. MOBILESUIT GUNDAM MOVIE : CHAR'S COUNTER ATTACK Yapım Yılı : 1988 Senaryo & Yönetmen : Yoshiyuki Tomino İnceleme : Akuma_Blade (Heero'nun Sazabi incelemesinden yararlanılmıştır) ÖNSÖZ Char's Counter Attack uzun süredir izlemek istediğim Anime'lerin başında geliyordu , bunda sanırım Zeta Gundam ve Gundam 0083'den sonra beni en çok kışkırtan senaryoyu taşımasının ve UC evreninde bir dönemin kapanışı anlamını taşımasının payı büyük.Bu nedenlerle olsa gerek DVD Rip versiyonu elime geçince diğer tüm izlenmeyi bekleyen yapımları bir kenara ayırıp onu elime geçtiği akşam izledim.Bu yazıyı izledikten tam 1 hafta sonra yazdım zira izledikten hemen sonra inanın birşeyler yazmak zor , çok zor.Size ne hissettiğimi söylemeye çalışayım : Makineyi kapattım , kendimi bir kanepeye attım , başka birşeyler düşünmeye çalıştım ama başaramadım , aklımda en çok şu soru kaldı : "İnsanoğlunun hayal gücü 1988'in sınırlı teknolojik kaynaklarıyla böyle bir şaheser yaratmış olabilir mi?" KONU : Öldüğü sanılan Char Aznable UC0090 yılında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkınca, hayatta kalan Zeon kökenli tüm insanlar ve federasyondan özgürlüklerini kazanmak isteyen uzay kolonistleri onu büyük bir sevinçle karşıladılar. Hemen ardından, Char'ın lideri olduğu ikinci Neo-Zeon ayaklanması Sweetwater kolonisinde başladı. Federasyona karşı yeni bir ayaklanma başlıyordu ve Neo-Zeon kuvvetleri bu nedenle sahip oldukları askeri gücü arttırmak zorundaydılar. Bütün bunlar olurken, Char, mühendislerinden, sahip olduğu mükemmel pilotluk kabiliyeti ve Newtype yeteneklerinin ona avantaj sağlayacağı özel yapım bir MS geliştirmelerini istedi.Ortaya çıkan dizayn MSN-04 Sazabi'ydi. Fakat o zamanlar Neo-Zeon'un bu derecede güçlü bir MS'i üretebilecek ne kaynağı ne de teknolojisi vardı. Bu nedenle azıcık kar için herşeyi yapmayı göze alan Anaheim Electronics adlı bir özel şirket ile gizlice anlaştılar. Her ne kadar ağır bir zırhı da olsa, Sazabi kendisinin çok yüksek hızda hareket etmesini sağlayan çok güçlü iticilere sahipti ki bu onu zamanının en hızlı MSlerinen birini yapıyordu. Çok güçlü bir jeneratörü vardı ama sağlanan enerji genelde Sazabi'nin belindeki, tek atışıyla birkaç MS'i aynı anda yokedebilecek çok güçlü bir enerji silahına harcanıyordu. Sazabi'nin silahları bir çift ışın kılıcı, içinde üç adet füze bulunan bir büyük kalkan, güçlü bir balta ve sprey şeklinde ışın sıkabilen bir enerji tüfeğinden oluşuyordu. Ancak, Sazabi aynı zamanda Newtype'lar için geliştirilmiş bir silahtı. "Funnel" adı verilen ve psişik kontrolle uzaktan kumanda edilen 6 adet üniteden bağlantısız lazer silahıyla çok uzak bir mesafeden saldırılar gerçekleştirebiliyordu. Bu "Funnel"lar minyatür bir "Psycommu" (PSYchic COMMUnication) sistemi ile çalışıyordu, ama Sazabi aynı zamanda müthiş bir Newtype teknolojisine sahipti. Bu teknolojinin ismi "Psyco Frame" idi, ve bu teknoloji pilot kabinini içinde microskopik boyutlarda "psycommu" parçacıkları bulunan özel bir materyal ile kaplamakla ilgiliydi ki bu alışım bir Newtype pilotunun reflekslerini ikiye katlıyordu.Fakat bilimeyen bir sebeple (daha doğrusu sonradan Char'ın Amuro'ya açıklayacağı sebepten) Char, nedense Anaheim Electronics'in "Psycho Frame" teknolojisini Dünya Federasyonu'nun Londo Bell filosuna vermesini engellemedi.Bu sayede Londo Bell, bu teknolojiyi kullanarak Char'ın eski rakibi Amuro Ray için özel yapım bir MS üretmeye başlayabildi.Bu alet Sazabi kadar iyi , hatta bazı yönlerden ondan bile çok ileride bir alet olan Nu Gundam idi. Askerlerini cephe gerisinden komuta etmek yerine, bizzat başlarına geçerek savaşa gitmeyi tercih eden bir komutan olarak, Char UC0093'te ikinci Neo-Zeon ayaklanması sırasında kan kırmızısı Sazabi'sini birçok kez savaş alanına soktu. Kısa bir süre sonra Char'ın ezeli rakibi Amuro Ray, kendi "Psychoframe" teknolojisine sahip MS'i RX-93 Nu-Gundam ile Char'ın karşısına çıktı ve iki mükemmel Newtype savaşçının kaçınılamaz son düelloları en sonunda başladı... KARAKTERLER : -Char Aznable : Öldüğü sanılırken yeniden ortaya çıkmasıyla beraber kurtarıcısını bekleyen Zeon halkı tarafından bir kahraman gibi karşılanan Char çok geçmeden planını devreye sokuyor.Amacı nükleer motorlarla donatılmış bir dizi koloniyi dünyaya düşürmek ve oluşacak "nükleer kış" etkisi ile dünyada yaşamaya direnen tüm insanları haritadan silmek.Bu , aynı zamanda tek bir insanın dünyaya karşı kişisel savaşı olacaktır : Parazit olarak gördüğü milyonlarca , milyarlarca insana karşı yıllar öncesinden kalma acının öcünü almak için gerçekleşecek savaşta oluşacak ölümlerin hiçbiri onun için fazla bir önem taşımıyor.Bu amaçla önce bir dizi yozlaşmış federasyon politikacısıyla gizlice anlaşıyor ve önceki savaşların sonunda silahsizlandırılarak boşaltılan kolonileri satın alıyor ve daha sonradan kendi nihai amacı için kullanmaya geçiyor.Char'ın Fift
  15. Akuma_Blade

    tavsiye - GUNDAM SEED

    -GUNDAM SEED (2002/2003) Ve işte sonunda! Uzun yıllar boyu Gundam hayranları UC evreninin gölgesinden çıkacak güçte bir Gundam serisi arayıp durdular.Bu amaca en son Gundam Wing ile yaklaştıklarını sananlar oldu ama gerçek dışarlarda bir yerdeydi (Tamam , esprim komik değildi) Bir süre sonra duyduk ki bu sıralar başka bir grup büyük ölçüde CGI'ya dayanacak yeni bir Gundam serisi yapmakla uğraşıyordu ve biz de Gundam SEED'i büyük bir şevkle beklemeye başladık ve ilk 10 bölümü çıkar çıkmaz aç canlı formları gibi saldırdık.Peki beklediğimizi bulabildik mi? Azzz sonra... Gundam SEED'in bende bıraktığı ilk izlenim artık Sunrise'nin cidden Gundam konusunda 3. bir milat oluşturacak bir yapım peşinde olduğu ve Gundam SEED'in böyle ortaya çıktığıydı (İlk milat MS Gundam , 2. milatsa Z Gundam'dı bence) Gundam SEED ise atalarının arasından büyük ölçüde teknolojik cüssesi ile çıkıyor denilebilir. İnsanlar ve genetik Upgrade'den geçmiş yeni nesil insanlar (Coordinator'lar) kendi aralarında iç savaşlara düşer ve çatışmaya başlarlar.Coordinator'lar dünyadan sürülür ve kendilerine uzayda yeni bir yapay cennet inşa ederler : PLANT adlı bu sistem Coordinator'ların yegane yaşama yeri olur ama dünyadakiler buna göz yummaz ve Coordinator'ları ortadan kaldırmak için koloni sisteminin orta yerine nükleer silahlarla saldırı operasyonu yaparlar.SEED termilonolojisine Bloody Valentine katliamı olarak geçen bu olaydan sonra PLANT yönetimi fanatik derecede sert güç kullanım yanlısı güçlerin eline geçer ve PLANT'ın özel askeri kanadı olan ZAFT (Zodiac Alliance Federation Treaty) kurulur.ZAFT yeni nesil MS'leriyle dünya yanlısı kolonilere saldırmakta , dünyayı ele geçirmek yada üzerindeki yaşamı yoketmekle sonuçlanacak GENESIS operasyonunu hazırlamaktadır.Derken dünya merkezli federasyon bir dizi yeni nesil MS üretir ve ZAFT'a karşı kullanmayı planlar.Fakat ZAFT bunu haber almıştır ve Prototip Strike Gundam dışında tüm MS'leri ele geçirir.Tesadüfen orada bulunan ve ZAFT saldırısından kaçarken yanlışlıkla Strike Gundam kokpitine sığınan Kira Yamato (Amuro Ray'ın SEED versiyonu) tamamen şansının eseri olarak bir kılıç ve omuz topundan başka hiçbir silah olmadan bir dizi MS'yi dağıtır ve federasyon güçlerinin bir gemisine Strike'yi ulaştırır.Fakat hayatını sonsuza dek değiştirecek 2 gerçeği öğrenir : 1- Kendisi de bir Coordinator'dur 2- Çocukluğundan beri görmediği kankası Asran Zara da Bloody Valnetine katliamında nerdeyse tüm ailesini kaybetmiş ve fanatik bir PLANT yöneticisi olan babasının da tesirinde kalarak ZAFT vurucu timine katılmıştır.Kira için zorlu ve uzun bir savaş böylece başlar. İlk bölümden son bölüme dek son derece yoğun bir CGI bombardımanına tutuluyorsunuz.Ama korkmayın : Vandread tarzı , CGI olsun da çöpten olsun değil de Macross Zero ve Blue Submarine No.6 gibi yapımlarla aşık atacak denli hayvani derecede ayrıntıya girilmiş CGI sekansları sıkça var.Ayrıca öykünün iki tarafa da sıkça geçişler yapılarak anlatılması , iki tarafında amaçları , kaybettikleri , sevapları - günahlarının vurgulanması Gundam SEED'i basit bir iyi adam kötü adam çatışmasından öteye taşıyor.Z gundam kadar olmasa da ölüm öğeleri ve Twist & Turn'lerdeki tutturulmuş ölçü Gundam SEED'i averaj bir Mecha'dan çok daha ileriye taşıyor.Peki gelmiş geçmiş en iyi Gundam serisi mi? Azz sonra! Gundam serisinin en iyi yönü daima hayvani dercede detaylı ve özgün Mecha tasarımları olmuştur.Daha önce zayıf teknolojinin de etkisiyle fazla etkisine giremediğimiz kimi mecha'ların SEED'de en ufak animasyonuyla bile sizi etkilediğini göreceksiniz.Tüm Mecha animasyonları doğrudan doğruya Motion Capture ile kaydedilmiş , gerçekçi özelliklerden çok aksiyona önem verseniz bile sizi tiryakisi yapabilecek bir dizi tasarım var.Özellikle zırh kaplamasını iyonize ederek enerjisi ytükenmediği (yada saldırmadığı sürece) kendini Predator filmlerindekine benzer bir "Cloaking Device" etkisi ile gizleyen saotaj amaçlı ünite Blitz Gundam ve Sazabi'nin Zeta Gundam'ın tasarımındaki en iyi özelliklerini almış bir MS olan Aegis Gundam tek başına seriyi sırtlayacak kadar başarılı tasarımlar... Gundam SEED'in başarılı yönlerini vurguladık ya diğer noktalar? Gundam SEED en iyi Gundam değil diyorum.Nedeni çok fazla olmasa da yine de göze batan önceki serilerden aparma öğeler taşıması , 50 bölüme kadar bazı noktalarda gereksizce uzatılmış izlenimi vermesi ve netekim Mecha tasarımlarının çoğunun orjinalitesinin olmayışı gösterilebilir. Örnek mi? İlk bölüm de Kira'nın MS'Leri dağıtması doğrudan MS Gundam'dan arak... Son bölümde Raww Le Kleuze'nin (ki kendisi hayvani ölçüde bir Char Aznable özentisi olmuş , seslendirmesini de Gundam Wing'in Duo'suna yaptırmışlar.Ne alakaysa?) Kira ile yaptığı son savaş doğrudan Char's Counter Attack'tan arak (her saniye başı yarım düzine pod atmasaydınız diyesim geldi bazen) Hakeza hikayenin ileriki yerlerinde ortaya çıkan Forbidden Gundam , Gundam Wing'deki Duo'nun metalik ölüm meleği Deathscythe Hell Custom'dan ; Kira'nın da son savaşta
  16. Akuma_Blade

    tavsiye - GUNDAM SEED

    Şimdi olay şu : SquaLL : [SPOILER] İlk clonelama zamanlarında Mwuu'nun genlerinden Raww'I klonlamışlardı , Raww sonra başarısız (daha doğrusu mükemmel ötesi olmayan) bir clone çıkınca kullanımdan çıkarılmış o da ileride geçmişi hatırlamayan ve geleceği de önemsemeyen bir tip olmuştu.Bu arada maske olayı deneyin başarısız olduğun kanıtlayan bir olay olabilir.Hücre metabolizması biraz fazla çalıştığından mıydı neydi yüzü iğrençleşiyordu , yaşlılardan bile daha kötü bir surat filan oluyordu diye maskeyi takiyordu sanırım? Akuma_Blade : [SPOILER] Zaten klonlar asla orjinallerinden daha iyi olamazlar , her klonlama sonrası DNA yapısı hasar görür yada en iyimser ihtimalle korozyona uğrar.Bunun nedeni kopya bireyin klonlamanın yapıldığı yaştaki hücre yaşıyla doğmasıdır ki bu da klon bireyi hızlandırılmış yaşlanmaya sokar.SEED'deki sürekli ilaç kullanmak zorunda kalan klon ZAFT pilotlarının genetik dengeleyici ilaçları kalmadığı zaman çıldırmaya varan yan etkiler göstermelerinin de sebebi bu olabilir. Gundam SEED Destiny'deki maskeli arkadaş Raww'ın genlerinden klonlanmış geliştirilmiş bir kopya.Adı da Neo Romaneke : Taraf değiştirme ihtimali doğru olabilir , zaten onun vücudu üzerinde uysallaştırıcı nano makineler yok sanırım
  17. Akuma_Blade

    tavsiye - GUNDAM SEED

    Hatırlarsanız Gundam SEED'in son bölümünde Kira Yamato kendini feda etmek pahasına bile olsa Providence Gundam ve Raww'ı ortadan kaldırıyordu.Ben seride en sevdiği 2. karakterim olan Raww'ın ölmesine dayanamamış ve "Raww'lar ölmez vatan bölünmez!" diye tepkimi belirtmiştim.Cidden Raww bu kadar zorlu bir savaşla bile ölecek bir tip değildi.Ben de düşündüm , acaba orada ölen yani Providence Gundam'ı kullanan Raww değil de onun dublör babından klonu olduğunu düşünmeye başlamıştım. (PLANT'dakilerin klonlama işinde ne kadar gelişmiş olduğu malumunuzdur) Neyse... SEED Destiny' ile beraber basına dağıtılan karakter listesinde Raww bulunmuyordu ama ondan tek farkı maske rengi olan yeni bir karakter vardı , adını yeni yeni öğrenebildik arkadaşın adı Neo Romaneke
  18. Akuma_Blade

    tavsiye - GUNDAM SEED

    Daha önce hiç bir Gudnam serisi izlemediysen bile Gundam SEED'i izleyebilirsin çünkü Gundam serisi 6 farklı evrenden oluşuyor ve her evren birbiriyle bağlantısız.Gundam SEED "Cosmic Era" evreninin ilk halkası olduğu için gönül rahatlığı iler izleyebilirsin merak etme , seriyi bitirdikten sonra önce Gundam SEED Astray sonra da SEED Destiny'e göz at yanlız SEED Destiny2e geçmeden önce Gundam SEED Episode 51 olarak da geçen 4 dakikalık Inherite the Stars (adı buydu sanırım) bölümünü izlemeyi unutma.Son bölümden sonra ne olduğu anca böyle tam açığa çıkıyor ve Destiny'e gerçek anlamda açık kapı bırakılıyor.
  19. Akuma_Blade

    evangelion a türkçe altyazı..

    www.divxforever.com 'dan 2 parça halinde 26 bölümün + Air'in altyazısını bulabilirsiniz.Yararlı olacağını düşündüğüm bir de ansiklopedi ekledim ve önceki versiyondan tek bir yazım hatası bile bırakmadım.
  20. Akuma_Blade

    Tavsiye - Gundam : 8th MS team

    Mobile Suit Gundam : 08th MS Team Yapım yılı : 1995 Bölüm sayısı : 13 + 1 Aynı zamanda,farklı bir hikaye... 08th MS Team bir kaç ay farkla,First Gundam'ın geçtiği zaman diliminde geçmekte.Federasyon ile Zeon cumhuriyeti arasında geçen savaş son birkaç ayına girmiştir. Kaybetmenin eşiğine gelen Dünya Federasyonu, Zeon'un dev insansı savaş araçları olan Mobile Suit'ere karşı kendi MS'lerini geliştirmeyi başarmış ve savaşı yavaş yavaş kendi lehine çevirmeye başlamıştır. Savaşın ilk haftalarında Zeon'un insafsızca saldırıları sırasında elindeki tecrübeli subay ve askerlerin çoğunu kaybedem federasyon savaşacak insan bulmak amacıyla tüm dünyada hızlandırılmış bir askere alma programı ile gönüllüler toplamaya başlar... Kişisel savaş... Federasyonun harp okulundan henüz mezun olan yeni yetme subay Asteğmen Shiro Amada,uzay filolarından, dünyadaki tugaylardan birine transfer olur. MS pilotluğu konusunda yetenekli ama hemen hemen hiç savaş tecrüesi olmayan Shiro, Güney Afrika'daki meşhur Kojima Tugayı'na bağlı 8. MS takımının liderliğine getirilir. Shiro savaş başlamadan önce Zeon'un yaptığı silah denemelerinden birinin kurbanı olmuştur. Yaşadığı Side 2 kolonisine MS'ler yardımıyla gaz sıkan Zeon, kolonide Shiro hariç herkesin ölümüne yolaçmıştır. O günden beri Shiro, Zeon'a karşı içinde büyük bir nefret beslemektedir. Bir nakliye aracı ile yeni görev yerine gitmekte iken uzayda bir Federasyon ve Zeon MS tugayının birbirine girmekte olduğunu görür. Yoldaşlarına yardım etmek amacıyla gemide bulunan tek MS olan zayıf bir RG 76 Ball'a atlayarak biraz yetenek,birazda şans ile saldıran yeni model Zaku'yu durdurmayı başarır Shiro ve Aina'nın ilk karşılaşmaları Shiro büyük bir şans eseri Zaku'yu durdurur. Ama kendi bindiği Ball'da ağır hasar almıştır.Zaku'nun pilotu ile beraber parçalanmış federasyon gemisinin enkazına sığınırlar. Zeon pilotu silahı ile Shiro'yu vurmaya kalkar ama başaramaz. Shiro pilotun bir kadın olduğunu görünce çok şaşırır. İsmi Aina olan kadın ordu mensubu olmayan bir test pilotudur. Aina'nın kolundan yaralandığını farkeder ve ona yardım eder. Düşmanı olan Aina'ya neden yardım ettiğini ne kendisi nede Aina bilmektedir. Aina ona yardımı için teşekkür edip minnettarlığının karşılığı olarak kendi saatini verir. İki insan bir gün yeniden karşılacaklarını hissederek kendi yollarına giderler. 8. MS Takımı Shiro bu garip karşılaşmadan sonra hayatını kurtardığı Federasyon pilotu Terry Sanders Jr. ve tecrübesiz genç asker Michel Ninorich ile transfer edildiği genelde laf dinlemeyen insanlarla dolu 8. MS takımına ulaşır. Başlangıçta takım üyeleri başlarına getirilen bu genç ve tecrübesiz subaya pek güvenmezler. Ciddiye alınmadığını hisseden Shiro kararlılığı ve iyi kalpliliği ile kısa bir süre sonra kendisini dünkü çocuk gibi gören takım arkadaşlarının saygısını ve güvenini kazanmaya başlar. Savaşa Zeon'dan intikam almak için katılan genç federasyon subayı, Aina ile karşılaşmasından sonra aslında ona aşık olduğunu anlar ve savaşa olan bakışını sorgulamaya başlar. Bir yanda asker olarak bağlı olduğu kuvvete,insanlara ve yoldaşlarına olan sorumluluğunu yerine getirmeye çalışırken bir yandanda düşman olduğu tarafta olan sevdiği kadını korumaya çalışması Shiro'yu büyük bir keşmekeşin içine sokar... Ön Bilgiler : Mobile Suit Gundam : 08th MS Team ilk defa 1979'da yaratılan, binlerce kopyası satılan ve milyonlarca hayranı olan Gundam serisinin henüz yeni sayılabilecek bir üyesidir. 1996'da ilk defa (Tabi ki) Japonya'da çıkan serinin resmi İngilizce versiyonu 2001 yılında çıkmıştır. Bu süre içerisinde bazı ingilizce kopyaları çıkmış ve pek kaliteli olmamalarına karşın Gundam hayranları tarafından çok sevilmiştir. Gundam Wing'ten bir yıl sonra yaratıldığı için hemen hemen yeni sayılabilir. 13 bölüm artı bir adet OAV'ı vardır.08th MS Team'den bir yıl kadar sonra "Miller's Report" adlı bir OAV'ı çıkmıştır. Bu temel olarak seri bittikten sonra ne olduğunu anlatmak üzere yapılmış bir Epilogue Version gibi bir filmdir. (Başka kelime bulamadım idare ediverin.) Ama bu seri resmi ingilizce versiyonunda 8. bölüme eklenerek uzatılmıştır. Kişisel görüş 08th MS Team birçok Gundam hayranı tarafından çok beğenilmiştir. Özellikle savaş sahnelerinin Gundam'ların içerisinde en iyisi olduğu düşünülmektedir. Ölüm teması diğer serilere (Z Gundam ve V Gundam'a) göre daha azdır. Bu nedenle yaşı küçük seyirciler içinde izlenilebilir bir seridir. Bu seri aynı zamanda Gundam'ların içerisinde en fazla aşk temasına sahip seridir. Daha önceki Gundam'larda ara ara ve fazla detaya inilmeden verilen karakterler arası duygusal ilişkiler 08th MS Team'de çok belirgindir. Gerçi genelde sadece Shiro ve Aina'nın aşkları işleniyor ama olsun. Kısacası gerek etkileyici savaş sahneleri, harika MS çizimleri ve insanı ağlatan aşk hikayesi ile mecha sevin yada sevmeyin mutlaka arşivinizde bulunması gereken bir parça. First Gundam'a göre
  21. Akuma_Blade

    tavsiye - gundam 0083 stardust memories

    GUNDAM 0083 : STARDUST MEMORIES Yapım yılı : 1991 Bölüm Sayısı : 13+1 ÖYKÜ : Gundam 0083 , Japonya'da ilk kez 1991'de gösterilmiş 13 bölüm + 1 OVA'lık bir seridir ve One Year War'ın 3 yıl sonrası ile Z Gundam'ın 4 yıl öncesinde yaşanan "Operation Stardust" adlı büyük çaplı saldıyı anlatmaktadır.MS Gundam'ın (UC 0079) sonlarında Zeon'un son özgür kalesi durumundaki A Ba Qu'nun ele geçmesi ve de Char Aznable'nin kayıplara karışması ile savaşın Zeon'un aleyhine bittiği düşünülmektedir ama uzayda serseri mayın misali dolaşan Zeon güçleri güçlerini kanıtlayabilmek için uygun bir an kollamaktadırlar. A Ba Qu'ya yapılan saldırı sırasında yenilginin geleceğini düşünerek bölgeyi terkeden Aguille Delaz adlı Zeon amirali uzaydaki son düzenli Zeon donanması olan "Delaz Fleet" 'i gizli bir saldırı için donatmakta ve büyük savaş için hazırlanmaktadır.Zeon'un dağılmasıyla ortada kalan Anavel Gato ve Cima Garahau gibi yetenek açısından Zeon'un en iyi pilotlarını "Operation Stardust" adı verilecek gizli saldırıda kullacak , Neue Ziel ve Val Varo gibi savaşın sonlarında üretildiklerinden tam kullanım şansı bulunamayan kitle imha yaratabilecek denli güçlü Mobile Armor'ları bile bu iş için seferber edecektir.Ama Anavel Gato , içinde yatan Zeon'un yeniden diriltilmesi düşüncesini "biraz" kanlı da olsa gerçekleştirebilmek için hiçkimsenin düşünemeyeceği bir eylemde bulunacaktır. Avustralya , Torrington üssü... Yeni üretilen MS'lerin test üssü olan bu üs federasyonda bir süredir doruk noktasına ulaşan "uzayda yaşayanlara karşı mutlak şiddet uygulama" prensibine (yani TITANS'ların yükselmesine neden olan düşünce) yönelik olarak üretilen türünün ilk ve tek örneği olan bir nükleer saldırı Gundam'ına ; GPO2A'ya evsahipliği yapmaktadır.Fakat GPO2A Anavel Gato tarafından uzaya kaçırılınca potansiyel nükleer tehdide karşı tüm TITANS ve federasyon güçleri alarma geçer.Savaş çok büyük ve kanlı olacaktır. Gundam 0083 herkesçe sevilen bir Gundam serisi değildir.Fakat olaya alternatif bir bakış getirdiği göz ardı edilemez. (Örneğin Zeon'lar yenilgiye uğratılsa da bu federasyonun uzaydaki güçlerinin 3/2'sinin kaybedilmesiyle ödenen bir bedel oluyor) Kısaca Z Gundam izleyeceklerin olayların başını görmek açısından izleyebilecekleri bir seri... Not-1 : Evolve'nin en baba bölümü Evolve 3 olmuş kanımca... Zavallı Zeon'ların "THEY'RE MONSTERS ! THEY'RE MONSTERS diye inlemelerini görünce , bir tuhaf oluyor insan.Eeee Kou gibi birinin altına Denbrobium Orchis verirseniz o olur tabe :) Not-2 : Çok kısa süreliğine de olsa Z Gundam serisinde ortaya çıkacak bazı karakterleri kısaca görebiliyorsunuz , Hamaan gibi , Lyla Mira gibi KARAKTERLER : Kou Uraki: Kou , Torrington Base'deki "çaylak" bir test pilotudur. Sıradan yaşamı efsanevi Zeon subayı Anavel Gato tarafından GPO2A'nın bulunduğu üsten kaçırılmasıyla değişir.GPO1'e atlayan Kou , neredeyse korkunç yetenkte bir pilot olan Gato'yu durduramasa da gösterdiği cesaret onu Albion mürettebatına katılıp Zeon'un "Operation Stardust" u durdurmakla ilgili seferine alınmasına neden olur.Gato'nun onu ilk seferde haklayaması üzerine bunu kişisel bir mesele haline getirmesi ile kolay kolay içinden çıkamayacğı olaylar zincirinin içinde bulur kendini... Chuck Keith: Çaylak ama inanılmaz derecede şanslı bir pilot olan Keith , Kou'nun en yakın arkadaşıdır. Nina Purpleton: Nina Purpleton yeni nesil Gundam serilerinin üretilmesinden sorumlu tasarım takımında görevli bir mühendistir.Yaşamı ürettiği MS'nin başka bir departmanca Atomic Bazooka monte edilerek nükleer bir ölüm makinesine dönüştürülmesi ve ardından GPO2A'nın Gato tarafından çalınması ve Kou ile karşılaşması ile değişecektir. Anavel Gato : Anavel Gato , UC 0079'un en usta Zeon pilotları arasında en başta sayılır.Yetenekleri sınırlı sayıda olan Gelgoog'lardan ona özel üretim bir model verilmesine dek varmıştır (Zeon'da sadece çok yetenkli pilotlara özellikleri onlara özel tasarlanmış custom MS'ler verilmekte...) Federasyonun uzaydaki en büyük donanması olan Solomon Fleet'e baskın saldırıları ona "Nightmare of Solomon" lakabını kazandırmıştır.Ama yetenekleri A Ba Qu'daki yenilgiyi engelleyemeyince birçok pilot gibi Delaz Fleet'e katılır ve federasyona karşı yapılacak büyük saldırıyı beklemeye başlar.Tam bu sırada nükleer silahlı bir Gundam olan GĞPO2A "Physalis" 'i Zeon'un dirilişi adına çalması birçok şeyi değiştirecektir.Gato , federasyonun yokoluşu ve Zeon'un dirilişi için gerekli herşeyi (ne kadar acımasızca olursa olsun) gözünü kırpmadan yapabilecek biri... kou gibi bir çaylağın Gato gibi efsane bir pilota karşı ilk seferde nasıl sağ kaldığı hala cevap arayan bir
  22. Akuma_Blade

    tavsiye - Gundam 0080 War in Pocket

    Mobile Suit Gundam : 0080 , War in the Pocket Yapım yılı : 1989 Bölüm sayısı : 6 OAV Federasyon'un Zeon asteroid üssü A Bao A Qu'ya yaptığı başarısız saldırı sonucunda Federasyon ile Zeon arasında ateşkes anlaşması imzalanmasından birkaç ay geçmiştir. Her ne kadar savaş resmi olarak bitsede hala iki taraf arasındaki gerginlik sürmektedir. Savaşta büyük hasar alan Federasyon elindeki savaş araçlarını geliştirmek ve "Newtype" adı verilen üstün insanların kullanabileceği MS'ler geliştirmek üzere gizli bir proje başlatırlar. Bu proje "ALEX" adlı Newtype kullanımı için bir Gundam üretmekle ilgilidir. Proje öncelikle Federasyonun Kuzey Kutbundaki üste başlar. Fakat bu gizli projeyi haber alan Zeon komutanı Yarbay Killing , "Cyclops" adlı bir komando takımını ne pahasına olursa olsun yeni Gundam'ı yoketmekle görevlendirir. Cyclops takımının Kuzey Kutbundaki Federasyon üssüne yaptığı ilk saldırı başarısızlıkla sonuçlanır. Alex'in parçaları üsten kaçırılır ve Cyclops takımının üyesi Andy Strauss hayatını kaybeder. Alex'in geliştirmesine Side 6 kolonisinde devam edilecektir. Bütün gizlemelere rağmen Zeon'un Side 6 kolonisindeki bu projeden haberi olur. Ve bu kez yeni Gundam'ı kesin olarak yoketmek üzere Cyclops takımı gizlice koloniye yollanır. Cyclops takımı'na ölen Strauss'un yerine Bernie Wiseman adlı tecrübesiz bir asker yollanır. Takımın diğer üyeleri bu yeni yetme askere karşı başlarda soğuk davranırlar. Bernie ise arkadaşlarına kendisini kanıtlamak için bir fırsat aramaktadır. Side 6, Libot kolonisinde yeni Gundam'ın tutulduğu yeri bulmak için araştırma yapan Bernie, bir kaza sonucu Zaku'su ile koloniye düşer ve orada Alfred Izuhara adlı 10 yaşında bir çocuk ile karşılaşır. Al'ın en büyük tutkusu MS'lerdir. Bütün gün boyunca MS savaşlarını görmeyi düşlemektedir ve odası MS resimleri ve modelleri ile doludur. Bernie ile bu karşılaşmaları sonucunda bir şekilde birbirlerine karşı abi-kardeş yakınlığı duymaya başlarlar. Al Bernie'e bir Zeon apoleti karşılığında telsizini verir ve Bernie takım arkadaşları ile kontak kurup koloniden uzaklaşır. Herşey Bernie'nin şehirde dolaşırken Al ile yeniden karşılaşması ile başlar. Bir yanlış anlaşılma sonucu Bernie, Al'ın kapı komşusu olan güzel Christina McKenzie'den dayak yer. Bu kötü karşılaşmaya rağmen gün geçtikçe Bernie ile Chris birbirlerine yakınlaşmaya başlarlar. Bernie bir yandan takım arkadaşları ile yeni Gundam'ı bulmaya çalışırken bir yandanda nedenini anlayamadığı bir şekilde yakınlaştığı Chris ile görüşmeye başlar. Bu arada Operasyonun son günüde yaklaşmaktadır ve Cyclops takımı bu yüzden elini çabuk tutmalıdır. Komutan Killing , Cyclops takımını başarısız olması durumunda bir "İkinci plana" sahiptir... Bernie'nin bilmediği ve belki asla öğrenmek istemeyeceği şey ise, hoşlandığı kız Chris'in aslında yoketmeye çalıştığı Gundam'ın pilotu olduğudur... 1988'de Char's Counterattack yayınlandığı zaman herkes artık Gundam efsanesinin bittiğini sanıyordu. Ama bir yıl kadar sonra 0080 yayınlandığı zaman herkes bu efsanenin bitmemesine sevindi. War in the Pocket 6 bölümlük bir OVA olarak televizyonlara verilmiştir. Yapılmasındaki amaç, hem Gundam'ın 10. yılını kutlamak hemde "One Year War" günlerine bir dönüş sağlamaktır. Aynı zamanda ilk Gundam OVA serisidir ve ilk defa Yoshiyuki Tomino dışında birinin , Takayama Fumihiko'nun yönetmenliğinde yapılmıştır. Karakter dizaynlarını Macross'tan Haruhiko Mikimoto yapmştır. War in the Pocket, "One Year War" yerine , Al adlı MS savaşlarını düşleyen küçük bir çocuğun etrafında gelişen olaylara odaklanır. Al her ne kadar savaşları görmek istese de hikaye içerisinde değişerek savaşın aslında ne kadar anlamsız ve korkunç birşey olduğu anlar. Bu bize savaşa bir çocuğun gözünden bakma imkanını veriyor. 0080'de bir önemli nokta ise Zeon'a faklı bir açıdan baktığımızdır. Seri, Zeon'un tamamiylen kötü insanlarla dolu olmadığını gösterdiği gibi, Federasyon'dada aslında herkesin "melek" olmadığını göstermektedir. (Bu inceleme Heero tarafından hazırlanmıştır)
  23. Mobile Police Patlabor (filmlerinden çok Tv serisini öneririm) , Mobile Suit Gundam serileri (Zeta ve SEED Destiny serileri çok güzeldir) , Jin-Roh , GITS Stand Alone Complex önerebileceklerim arasında. Ayrıyeten RoboTech seviyorsan Macross 7 hariç Macross'ların hepsini izlemeye çalışın derim.
  24. Akuma_Blade

    tavsiye - Last EXILE

    Anime oldukça başarılı hatta Blue Submarine No. 6'dan bu yana GONZO'nun en profesyonel ve ciddi çalışması diyebilirim.Alternatif dünya ve bu dünyanın savaş kurllarının yansıtlışı oldukça güzel.Fakat yine de Sakura Wars adlı Anime ile Crimson Skies'in harmanlanmış haline benzediğini farketmek zor değil. Not : Açılış teması "Cloud Age Syphony" son zamanlarda dinlediğim belki de en iyi ilk 10 OST listemde. [Bu mesaj Akuma_Blade tarafından 08 Ocak 2005 21:19 tarihinde değiştirilmiştir]
  25. Akuma_Blade

    appleseed

    Appleseed aslen Ghost in The Shell'in mangaka'sı Masamune Shirow'un bir mangası (Tıpkı Gundress gibi bu da GITS'e kadar fazla bilinmiyordu) Tıpkı bu da Patlabor ve GITS'de olduğu gibi birbirine janr olarak çok çok yakın yapımlar. Kazuyoshi Katayama (Argento Soma ve Witch Hunter Robin'in yaratıcısı güzel insan) 'nın 1987'de yaptığı kısa metrajlı bir OVA versiyonu da mevcut. Yeni yapılan uzun metrajlı Appleseed filmi ise Shinji Aramaki tarafından yönetilmiş ki meraklıları onu Bubblegum Crisis 2033 , 2040 ve 2041'deki yönetmenliklerinden tanıyabilirler.Ayrıca Witch Hunter Robin , Full Metal Alchemist ve Wolf's Rain gibi serilerdeki dizaynları ona güvenebileceğimizi kanıtlıyor. Konu olarak Anime stili bir Brave New World öyküsü sunuyor ve "tamamen mükemmel bir dünya mutluluk getirir mi?" sorusunu soruyor.Politik siber suçlar ile harmanlanmış bir GITS benzeri bir varoluş sorgulaması idi Manga'nın ana fikri.Movie versiyonunu ise tez zamanda izlemek isterdim şahsen Trailer'i en az Patlabor Movie III ve GITS SAC kadar usta işi efektlerle dolu. [Bu mesaj Akuma_Blade tarafından 07 Ocak 2005 22:00 tarihinde değiştirilmiştir]

Yasal Duyuru

5651 sayılı kanun kapsamında, Paticik.com, işbu sayfadaki mesajların ve içeriğin Yer Sağlayıcısıdır. Yayınlanan içeriklerden doğabilecek her türlü sorumluluk içeriği üreten kullanıcıya aittir. Şikayet ve talepleriniz için buraya tıklayıp bize ulaşabilirsiniz. Alternatif olarak [email protected] e-posta adresinden bize ulaşabilirsiniz.

×
×
  • Yeni Oluştur...