Jump to content

fedaykin

=o=
  • Mesaj sayısı

    5.196
  • Üyelik tarihi

  • Son ziyareti

fedaykin hakkında

  • Rütbe
    fedaykin

Son profil ziyaretçileri

Son profil ziyaretçileri bloğu aktif değil ve diğer üyelere de gösterilmiyor

  1. fedaykin

    Haftalik calisma saatleri ile ilgili

    Bir de o düşülen not dediğin şey iş kanunu inceleyen bir vatandaşın anlaşılsın diye düştüğü bir not değil, maddenin kendisidir.
  2. fedaykin

    Haftalik calisma saatleri ile ilgili

    Tamam zaten burada yazan şey servisle ulaşım sağlanıyorsa (dağ başından bahsetmiyoruz herhalde, istanbul il sınırları içindeki bütün yerler buna dahildir) bu sürenin çalışma süresinden sayılamayacağıdır. Zaten maden ocağına inişden kimsenin bahsettiğini sanmıyorum, ona da zaten servis denmez.
  3. fedaykin

    Haftalik calisma saatleri ile ilgili

    İş kanununun 66. maddesinin f bendine göre serviste geçen süre mesaiden sayılmaz.
  4. fedaykin

    Haftalik calisma saatleri ile ilgili

    İş kanununun 41. maddesine göre haftalık en fazla çalışma süresi 45 saattir. Kimi iş yerleri isteğe bağlı olarak bunu daha aza indirebilirler. 40 saat mevzuu oradan gelmektedir. Ayrıca yine iş kanunun 68. maddesine göre öğlen arası süresi mesai süresinden sayılamaz. Günlük 7,5 saate kadar olan işlerde kesintisiz en az yarım saat, 7,5 saatin üzerindeki çalışmalarda ise en az 1 saat olmak zorundadır. Fazla mesai ise yine aynı madde gereğince yılda toplam 270 saati geçemez.
  5. O resimlerde Hetzer yok ki. Zannedersem Jagdpanther'i Hetzer ile karıştırma durumu var. Onun kamuflajı da almanların standart 44 batı cephesi kamuflajı.
  6. fedaykin

    sağduyulu patiler baksın bi lütfen.

    Sokak köpeklerinin yaşamını anlatan son derece etkileyici bir kısa filmdir Ezber. [video]http://vimeo.com/7070308?feature=oembed" width="459"> Bir de aşağıdaki çok sevdiğim öyküyü gönderiyorum, bence konu ile son derece alakalı. ************ Bir zamanlar yazılarını yazmak üzere okyanus sahiline giden aydın bir adam varmış. Çalışmaya başlamadan önce sahilde bir yürüyüş yaparmış. Bir gün sahilde yürürken plaja doğru baktığında danseder gibi hareketler yapan bir insan görüntüsü görmüş. Başlayan güne danseden biri olabilecegini düşünerek gülümsemiş ve ona yetişebilmek için adımlarını hızlandırmış. Yaklaştıkça bunun bir genç adam olduğunu ve dans etmediğini görmüş. Bir kaç adım koşuyor, yerden bir şey alıyor ve yumuşak bir hareketle okyanusa fırlatıyormuş. Biraz daha yaklaşınca seslenmiş: '' Günaydın. Ne yapıyorsun böyle? '' Genç adam durmuş, başını kaldırmış ve cevap vermiş: '' Okyanusa deniz yıldızı atıyorum.'' '' Sanırım söyle sormalıydım demiş Bilge adam... '' Neden okyanusa deniz yıldızı atıyorsun? '' '' Güneş çoktan yükseldi ve sular çekiliyor. Eğer onları suya atmazsam ölecekler.'' '' Ama delikanlı görmuyormusun ki kilometrelerce sahil var ve baştan aşağı deniz yıldızıyla dolu. Hiç bir şey fark etmez! '' Genç adam kibarca dinlemiş, eğilerek yerden bir deniz yıldızı daha almış ve dalgalanan denize doğru fırlatmış. '' Bunun için farketti. '' Bu cevap bilgeyi şaşırtmış, ne söyleyeceğini bilememiş. Geriye dönmüş, yazısının başına geçmek üzere kulübesine gitmiş. Gün boyunca birşeyler yazmaya çalışırken genç adamın görüntüsü gözünün önünden gitmemiş. Aklından çıkarmaya çalışmış, bir türlü olmamış. Nihayet akşama doğru farketmiş ki, bu gencin davranışının özünü kavrayamamış. Çünkü bu gencin asıl yaptığının; Evrende bir gözlemci olmayı ve olup biteni gözlemeyi değil, evrende bir oyuncu olmayı ve fark yaratmayı seçmek oldugunu anlamış ve utanmış. O gece sıkıntı içinde yatmış. Sabah olduğunda bir şey yapması gerektiğini bilerek uyanmış. Yataktan kalkmış, giyinmiş, sahile inmiş ve o genci bulmuş. Ve bütün sabahı onunla okyanusa deniz yıldızı atarak geçirmiş.
  7. fedaykin

    RIP Behlül kedi 04.02.09-15.06.09 T_T

    Başın sağolsun ağa. Evinde kedi köpek beslemeyenlerin "Ne olacak hayvan ölmüş işte" diyeceği, arkadaş ortamlarında önemsiz bir konu gibi geçiştirilip yanan içiniz ile başbaşa kalacağınız çok kötü bir durum. Onlar anlamayacak ama her daim senin için yanacak evladını yitirmişcesine. Allah kolaylık versin.
  8. fedaykin

    Taksim Marmara Otel'in köpeği Ebru için adalet

    Ebru için Çiçekler: Gerçek Ortaya Çıkar Bazı gerçekler o kadar çıplaktır ki, insanlar onlara acır ve biraz da olsa üstlerini örtmeye çalışır. Edward R. Murrow Beklendiği gibi, Animalia Kliniği’nden Dr. İlhan Gökgöl, nihayet ifadesini değiştirdi. Basına geçen Cuma verdiği bir açıklamada, İlhan Bey Marmara'nın köpeği Ebru'nun Akut (Ağır) Travma'dan öldüğünü kabul etti. Ebru yaşlılıktan ÖLMEDİ. Ardından İlhan Bey, bir hafta önce Sahip Çıkalım tarafından açıklanan, korunmasız bir hayvana bir veya daha fazla kişi tarafından yapılan bir saldırının profiline tıpatıp uyan bir resmi tamamlamak üzere yaralanmaların ayrıntılı bir tarifini verdi. Biz tesadüflere inanmayız. Bir binanın içine girmesine izin verilmeyen sokak köpeği Ebru’nun yüksek bir yerden düşmüş olabilmesi ihtimali yok denecek kadar azdır. Yaralanmaların şekli araba çarpması sonucu oluşabilecek yaralanmalara uymuyor. Yaralanmanın zamanı önemli değil. Öte yandan, Marmara Oteli Ebru'nun yaşlılıktan öldüğünde ısrar ediyor. Halkla İlişkiler felaketleri açısındanbu kolay unutulacak gibi değil. Halkla İlişkiler örtbası nadiren işe yarar, ve toplu iletişimin parmağımızın ucunda olduğu bir toplumda hiç yaramaz. Kötü Halkla İlişkiler, ne kadar çok olursa olsun, gerçeği saklayamaz. Gerçek her zaman kazanır Dün saygın bir köşe yazarı Ebru'nun katilini bulmak için koyduğumuz USD 2,000 ödülü köpeğe Taksim Meydanında bir anıt dikmek için kullanmamızı önerdi, ve çok kimse bu fikri uygun buluyor. Sahip Çıkalım iki nedenle bu gibi planlara katılmamaktadır: a) Biz bu işi yapan kişi veya kişilerin oralarda bir yerde olduğuna, ve yakında bulunacaklarına inanıyoruz. b) Eğitim parayı harcamak için çok daha iyi bir yoldur. Yarın, 8 Haziran Pazartesi günü, Sahip Çıkalım Marmara Oteli'nin sahipleri ve Animalia Veteriner Kliniği'nden Veteriner İlhan Gökgöl'e ulaşıp onları Türkiye'de Hayvanlara Kötü Muameleye karşı ülke çapındaki bir farkındalık kampanyasının ön saflarında olmaya davet edecek. Bir hatayı kabul etmekte küçük düşürücü hiçbir şey yoktur. Marmara Oteli hiçbir şekilde Ebru'nun ölümünden sorumlu değildir, ama bu konudaki duruşunu en kısa zamanda değiştirmelidir. Bunu yapmaları bir zayıflık olarak algılanmayacaktır. Tam tersine, Ebru'nun ölümünün gerçek nedenleri konusunda nihayet aydınlatılmış olan halk bunu olumlu bir gelişme olarak görecektir. Şimdiye kadar gösterilen ilgiye bakılırsa, hem basılı hem de internet tabanlı medya da bunu olumlu bir ışıkta algılayacaktır. Viktor Larkhill&'in Sahip Çıkalım'ı medya tarafından ancak bir aptalın inanacağı akılalmaz yalanlarla suçlanmıştır. Hayvan ticareti, hayvan katliamı, hayvan kaçakçılığı... Hatta Marmara Otelinin müdürü tarafından köşe yazarı Ayşe Arman vasıtasıyla açıkça Avrupa Birliğinden milyonlarca Euro elde edebilmek için bir tiyatro sergilemekle bile suçlandık. Ayşe Arman'a cevabımız şuydu: SİZ buna gerçekten inanıyor musunuz? Maskeli bir adam tarafından yönetilen AB sponsorluğunda bir Facebook grubu... SİZ buna gerçekten inanıyor musunuz? Saygılarımızla, Viktor Larkhill
  9. fedaykin

    Taksim Marmara Otel'in köpeği Ebru için adalet

    Ebru'nun ölümü tartışılıyor Taksim'deki The Marmara Oteli tarafından 15 yıldır bakılan sokak köpeği Ebru'nun ani ölümü, onu sevenleri üzüntüye boğarken, hararetli tartışmalara neden oldu The Marmara Oteli'nin meşhur köpeği Ebru, şüpheli ölümüyle geçtiğimiz haftanın gündemine oturdu. 29 Mayıs Cuma günü halsizlik ve kusma nedeniyle Animalia Hayvan Hastanesi'ne kaldırılmış ve geçirdiği uzun ameliyattan sonra da geçtiğimiz pazartesi hayatını kaybetmişti. Bebekken otel yönetimi tarafından sahiplenilen ve 15 yıl boyunca otelin kapısının önünden hiç ayrılmayan sevimli köpeğin ani ölümü, yazılı ve görsel medyada geniş yankı bulurken, hayvansever çevrelerde de derin üzüntüye ve tartışmalara neden oldu. Bu ani kayba en çok üzülen taraflardan biri olan The Marmara Oteli'nin yetkilileri, Ebru'nun yaşlılık kaynaklı solunum yetmezliği nedeniyle öldüğünü açıkladı. Ancak Viktor Larkhill adlı bir hayvan hakları savunucusunun önderliğini yaptığı Sahip Çıkalım adlı bir grup, hayvanın dövülerek öldürüldüğünü iddia ederken, bu vahşiliği yapanları bulmak için 2 bin dolar ödül koydu. Facebook'ta kurulan, "Taksim Marmara Otel'in köpeğini öldürenler yakalansın" adlı grubun üye sayısı kısa süre içinde 2 bine yaklaştı. Köpeğin saldırı sonucu öldürüldüğünü ısrarla iddia eden Viktor Larkhill, bunu oradaki taksicilerin gördüğünü ve kendisine anlattığını söylüyor. The Marmara Oteli'nin yanı sıra yıllardır Ebru'nun bakımıyla ilgilenen Silvia Hanım da olayın gereksiz yere çok abartıldığı görüşünde: "Onun ölümüne en çok üzülenlerden biri benim ama hiç tantana yapmadım. Bir gün gelip bir kuru ekmek vermeyenler şimdi neden bu kadar sahip çıkıyor anlamış değilim. Bu olayla ilgileneceklerine gitsinler barınaklardaki muhtaç hayvanlara yardım etsinler. O şanslı bir köpekti. 15 yaşına kadar çok güzel ve hür yaşadı. Ben senede üç kere onu veterinere götürüp yıkatıyordum. İki kere ameliyat oldu. Bütün masrafları otel karşıladı." Ebru'yu hayvan hastanesi Animalia'ya götüren Silvia Hanım oradaki taksiciler dahil herkesin hayvanı çok sevdiğini belirtiyor ve böyle bir şey olsa mutlaka müdahale edip onu kurtaracaklarını ekliyor: "Olay günü otelden aradılar ve Ebru'yu alıp Animalia'ya götürdüm. Hayvanda kan ve dövülmüş gibi bir hal yoktu, sadece kusmuştu. Şiddetli bir darbe almıştı. Bir kaza olmuştu ama ne olduğunu bilmiyoruz. Belki genç olsaydı kurtulabilirdi." DÜŞME YA DA ÇARPMA Ebru'ya müdahalede bulunan ve yıllardır onun bütün sağlık kontrollerini yapan Veteriner Hekim İlhan Gökgöl ise köpeğin ölüm nedeninin düşmeye ya da çarpmaya bağlı travma olduğunu söylüyor: "Ebru bize getirildiğinde şikâyeti aşırı durgunluk, nefes alamama ve kusmaydı. Gerekli filmler çekildi ve tahliller yapıldı. Ardından ameliyata alındı. Diyaframı yırtılmıştı ve iç organlarda ciddi hasar vardı. Bu da ancak çok kuvvetli bir çarpma ya da düşme neticesinde olabilecek bir durum. Yani öyle birkaç tekmeyle falan olabilecek bir şey değil. Dolayısıyla dayak yemiş olması çok zayıf bir ihtimal. Ayrıca kanama ya da darp izi de yoktu." Ebru, iddia edildiği gibi saldırı sonucu öldürüldüyse suçluların bir an önce yakalanması herkesin dileği. Ancak ne yazık ki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na göre düşük bir para cezasıyla bu işin içinden sıyrılmaları mümkün. İşte aslında bu kanunun değiştirilmesi için çaba sarf etmek gerekiyor. SABAH 06.06.2009
  10. fedaykin

    Taksim Marmara Otel'in köpeği Ebru için adalet

    Aranızda taksime yolu düşen bir çok kişinin olduğunu biliyorum. Bir şekilde konu hakkında bir bilgisi olan varsa lütfen haber versin.
  11. Taksim'in simgesi olan “Ebru” isimli köpek, dövülerek öldürüldü... Her gün binlerce insanın geçtiği İstanbul'un en işlek meydanında işlenen bu cinayetin sorumluları ise tespit edilemedi... Onlarca MOBESE ve güvenlik kameralarına rağmen sorumluların bulunamaması 8 yıldır meydanın simgesi haline gelen Ebru'nun sevenlerini isyan ettirdi... Türkiye'de yaşayan hayvansever Viktor Larkhill, yaptığı açıklamada, bir İstanbul sokak köpeği olan ve uzun yıllardır hayatını The Marmara Oteli önünde sürdüren “Ebru”ya, 29 Mayıs Cuma akşamı bir veya birkaç kişi tarafından saldırıldığını öne sürdü. Larkhill, köpeğin daha sonra bir veteriner kliniğine götürüldüğünü ve acil ameliyata alındığını, ancak “Ebru”nun bugün öldüğünü haber aldıklarını söyledi. Yaklaşık 12 bin üyesi olan “Sahip Çıkalım” adlı hayvanseverlerin bir araya geldiği bir internet grubunun olayın tanıklarının aranıp bulunması için çaba gösterdiğini anlatan Larkhill, suçlulara dava açılmak istendiğini, bu nedenle olayı gerçekleştirenlerin yakalanmasına yol açacak bilgileri verene 2 bin ödül verileceğini kaydetti. İşte internette başlatılan kampayanın metni: Taksim Marmara Otel’in köpeği Ebru için adalet Ebru yaklaşık 12 yıldır bu gelişmekte olan kentin, İstanbul’un simgesi olmuştur. Safkan bir İstanbul sokak köpeği olan Ebru, İstanbul’un merkezi sayılan Taksim’deki Marmara Oteli tarafından yavruyken evlat edinilmişti. On yıldan fazla bir zamandır Ebru bu simgesel mekanın demirbaşlarındandı. Bu nazik ve sevgi dolu köpek sevgili kentimizi ziyaret eden pek çok kişiyi karşılamış, onlara patisini uzatmıştı. Büyükelçiler, Devlet Başkanları, işadamları, dünyanın her tarafından gelen turistler… Ebru her zaman oradaydı; yakın zamanlarda böyle soyut kavramları unuttuğu anlaşılan bu kentte ümit, şefkat ye hoşgörünün sembolü olarak Otel Konsiyerjinin yanı başında durur ya da yatardı. Ebru dünyanın önde gelen yayınlarından bazılarında yer aldı. Time Dergisi, Newsweek, Paris Match, hatta aylık tasarım dergisi Wallpaper, bu inanılmaz hayvanı kapak yaptılar. Ebru’nun yaşamı Cuma akşamı dramatik bir şekilde altüst oldu. Ebru, bu harika, şefkatli yaşlı köpek, herhalde en sevdikleri futbolcuları taklit etmeye çalışan bir veya birkaç kişi tarafından saldırıya uğradı, ve defalarca karnına tekmeler atıldı. Saldırı çok vahşi, ve hayvanlara eziyet edenlere has bir gaddarlıkta idi. En kötüsü, bu saldırı İstanbul’un en kalabalık meydanının ortasında, ve bu acımasız canavarları durdurmak için parmağını bile kıpırdatmayan onlarca, hatta yüzlerce insanın gözü önünde gerçekleşti. Ebru orada, kötülüğün gözünün içine bakakaldı. Onu defalarca, olanca güçleriyle tekmelediler. Onu Taksim kaldırımlarında kanlar içinde ve felç olmuş durumda bırakıp yürüyüp gittiklerinde ızdırap çekiyordu. Ebru hiç geçen Cuma akşamı olduğu kadar yalnız hissetmemişti kendini. Kanlar içinde ve hareketsiz Ebru derhal İstanbul’un en iyi veteriner kliniklerinden birine götürüldü, ve acil ameliyata alındı. Göğüs kafesinde çoklu kırıklar, delinmiş ciğerler, yırtılmış bir diyafram. Tekmelerin şiddetinden Ebru’nun barsakları yukarıya itilmiş, kalp bölgesine gelmişti. Becerikli veteriner operatör Ebru’nun iç organlarını bulmaca çözer gibi yeniden yerleştirdi. Durumu: Kritik… (Bu mektup internette yayına verildiğinde Ebru yaşıyordu ama durumu kritikti. Ne yazık ki Ebru kurtulamadı) Onun duymuş olduğu korku ve şaşkınlık akıllarımızda silinmez izini bırakacak. Bugüne kadar çalıştığımız vakalar arasında bu, ruhlarımızı derinden yaraladı. Bir milletin kahramanlarına davranışı, değerlerini yansıtır. Ebru’nun (ve eziyet gören sayısız hayvanın) hikayesinin bize kendimiz hakkında neler anlattığını oturup iyice düşünmeliyiz. Sahip Çıkalım tanıkları arayıp bulacak, delilleri toplayacak, gerekli raporları hazırlayacak ve suçlulara dava açacaktır, ama önce onları bulmamız lazım, ve bunun için de yardımlarınız gerekiyor. Sahip Çıkalım bu iğrenç gaddarlığı gerçekleştirenlerin yakalanmasına yol açacak bilgileri verene 2,000 USD ödül verecektir. Eğer 29 Mayıs Cuma akşamı gerçekleşen bu olaya şahit olduysanız, veya şahit olan herhangi birini biliyorsanız lütfen [email protected] adresine bilgi verin."
  12. fedaykin

    CUMHURİYET Mitingleri sürüyor

    Yok öyle bir olay. Sadece şu an için alınmış bir resmi karar yok demekteler. Biz katılmıyoruz vs. demiyorlar. Hatta ilk mesajda da belirttiğim üzere Türkan hoca gelebilirse orada olacak. Zaten bir haber kanalında "Resmi olarak görüşmedik ama neden olmasın bizim de orada olmamız son derece doğal" türevinde bir açıklama yapmıştı.
  13. fedaykin

    CUMHURİYET Mitingleri sürüyor

    Türkan hoca'da katılacaklarını açıkladı, bildiğim kadarı ile başka bir çok STK'da katılacaklar. Ben de oradayım efendim, beklerim.
  14. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, hukuk devletine, demokratik laik cumhuriyete, üniter yapımıza ve tam bağımsızlığımıza sahip çıkıyoruz. Ülkemiz kurtuluş ve kuruluş felsefesine aykırı bir süreçle karşı karşıyadır. Cumhuriyet dönemi boyunca var olan devrim karşıtlığının, karşı devrim sürecine gitmesi tehlikesi belirmiştir. "Ergenekon" adı verilen operasyonlarla ülke düzeyinde tam bağımsızlıktan, çağdaşlıktan, laik, demokratik, sosyal, hukuk devletinden yana olan, toplumda saygınlık kazanmış aydınlar, bilim insanları, yazarlar, siyasetçiler, emekli subaylar ve demokratik kitle örgütlerine karşı soruşturmalar açılmakta, gece yarısı baskınlarıyla gözaltılar gerçekleştirilmektedir. Türkiye, emperyalizme karşı mücadele vererek zafer kazanan ilk devlettir. Bu zaferin sonucunda aynı zamanda mazlum ülkelerin de önderi olmuş; çağdaş, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak, aydınlanma ve çağdaşlaşma yolunda büyük adımlar atmıştır. Bu ilkeleri korumak ve ülkemizin ulusal güçlerine karşı yapılan her türlü saldırıyı durdurmak üzere, güç birliği içinde 17 Mayıs 2009 Pazar günü saat 12.00'da başkent Ankara’da bir miting yapma kararı alınmıştır. Cumhuriyetin temel ilkeleri doğrultusunda mücadele eden Atatürkçü Düşünce Derneği’nin tüm şubelerini, halkımızla birlikte Cumhuriyet Mitingine katılmaya çağırıyoruz. ADD GENEL YÖNETİM KURULU
  15. fedaykin

    Köpek okulu [İstanbul]

    Ufak bir dipnot, tuvalet eğitimi denilen şey sadece ruhsal değil fiziksel de bir olaydır. 7-8 aylıktan evvel eğitilememesinin ana sebebi kaslarının yeterince gelişmemiş olmasından dolayı istediğiniz kadar uzun süre çişini tutamamasıdır. Yoksa eğitim denilen şey daha doğmadan önce başlar. Daha anne karnındayken köpeklerin emme hakeketleri yaptığı ultrasonla görüntülenmiştir. Doğduğu gün annesi onu eğitmeye başlar. Sizinle ilk temas kurduğu gün siz iyi veya kötü onu eğitmeye başlarsınız. Tuvalet eğitimi ise bunların çok dışındadır. Fiziksel olarak mümkün olmayan birşeyi 2-3 aylık bir köpekten beklerseniz gereksiz gerginliklere sebep olursunuz. Kısaca tuvalet eğitimini temel itaat eğitimi ile karıştırmayın derim. Bunlar birbirinden bağımsız iki şeydir.
×
×
  • Yeni Oluştur...